>"CEPA ALIŞVERİŞ MERKEZİ "ANILARI

>HAH1510_1B

Her gün acele ile bütün işlerin arasında eve geldiğimde ya da atölyede hanımlarla ders yaparken, iki arada bi derede ne yapıyorum dersiniz? Blogdaki, sizden gelen enfes yorumları ve atolyebeyaz@hotmail.com’a gelen öneri, sipariş ve güzel sözlerinizi okuyorum…Daha sonra ağzım kulaklarımda…, yüzümü bir gülümseme kaplıyor ve çok mutlu bir şekilde günüme devam ediyorum….her gün sizlere cevap yazamasam da, inanın her gün kalbim sizlerde…

Önce yarın sabahki KanalB‘yi hatırlatayım…

Arkadaşlar, bu programın tutulmasını çok istiyorum…Ekim başı programı bitireyim diye düşündüm ama sağolsunlar, Bizbize yapımcıları bir türlü beni bırakmadılar… Ekim itibari ile kurslar başladığı için benim bu proram için bayağı fedakarlık etmem gerekiyor…Mesela program yüzünden, pazartesi sabahları ders isteyenlere maalesef sınıf açamadım…Ayrıca, karşılıksız olarak her hafta sadece yarım saat olan program için tüm atölyece oldukça çok zaman ayırmamız gerekiyor…Her program sonrası Mehtap, Yasemin ve bize yardım eden tüm çok sevdiğimiz arkadaşlarımız yarım kalan objeleri bir sonraki programa hazırlıyor, eğer gerekiyorsa yeni obje tasarlayıp onun alt yapısını boyuyor, fotokopiler çekiliyor, programa götürülecek eşyalar için sepetler hazırlanıyor, neredeyse tüm bir gün bunlarla uğraşılıyor…Ben ise her pazartesi sabahı 6.00 kalkıyorum…Canlı yayın olduğu için KanalB erkenden beni atölyeden alıyor…Programda size gösterebileyim diye, yeni objeleri, boyalı eşyaları yani anlayacağınız her seferinde bir sürü eşyayı sabah o saatte atölyeden KanalB stüdyosuna taşıyorum…Belli bir saat evvelinde orada olmamız gerekiyor, kuaför, makyaj derken program başlıyor…Karşılığında herhangi bir para almıyorum… (çok soran oluyor da!!!) Program bitince de en az yarım saat harcayarak, eşyalarımı toplayıp atölyeye dönüyorum.İşte bu yüzden yaptıklarımıza değsin istiyorum ve programı seyredenlerin artmasını çok arzuluyorum… İstiyorum ki, atölyemize ulaşamayan herkese ahşap ve dekoratif boyama konusunda yardımcı olabileyim, bildiklerimi paylaşabileyim…Sizlerden tek isteğim, ilgilenen herkese, programı bizzat anlatmanız…Böylece bir bakarsınız ileride daha güzel, tek başına programlar yapmaya başlayıp daha çok kişiye ulaşabiliriz….

Her zaman tüm söylediğiniz güzel yorumlar için binlerce teşekkürler….

Öncelikle gelen yorumları hep takip ediyorsanız ve ingilizceniz varsa, yabancı ülkelerden gelen yorumları utlve biraz da hayretle okuyorum… Yaptıklarımızı nasıl beğeniyorlar…Aslında gerçekten realistik düşününce de farkediyorum ki, bizim kadar dekoratif, her evde kullanılabilecek, el emeği ile yapılan bir obje hiçbir yerde yok gibi…Zaten öyle bir şeylere rastladığımda da hemen favori sitelerime ekliyorum ki sizler de haberdar olasınız….Mesela “Mosaic Monday” yorumları muhteşem…Gerçekten bunları öğrencileriniz mi yapıyor diye soruyorlar, bir türlü bu gibi işlerin derste yapılabileceğine inanmıyorlar… Hah, birden aklıma başka şey geldi…Dün Cepa’dayken, stand’da, bendeniz 20.00-22.00 nöbetindeyken şık bir hanım yanaştı -zannederim daha evvelden de etkinliği gezmiş ve bizi incelemiş – bana dedi ki: ” Gerçekten bu ürünler Ankara’da mı yapılıyor, canım doğru söyleyin, bazılarını ithal ediyorsunuz değil mi?” Şaşırdım, gülümsedim. “Gerçekten biz yapıyoruz, hatta bazıları öğrencilerimizin” dedim…Hala pek inanmayarak baktı.. “O zaman siz galiba yurtdışından Ankara’ya yeni taşındınız” dedi…”Hayır ama 20 sene evvel 2 sene İngiltere’de eğitimime devam ettim” dedim ama konuşma hoşuma gitmeye başladı…Bizi çok tebrik etti ama hala inanmayan gözlerle, broşürümüz elinde, yanımdan ayrıldı…
Madem laf döndü dolaştı Cepa’dan açıldı..İşte size Cepa’ya hazırlanış ve Cepa fotoğrafları…

Önce atölyede 2 gün içinde hummalı bir çalışma başladı…
Eksikler hemen tamamlandı….

Gece yarılarına kadar çalışıldı!!!!!
Ve Çarşamba gecesi 23.00 sularında Cepa’ya gidildi…
Sabaha karşı 2.00’ye kadar beklenildi ve yerleşildi…..
Her zamanki gibi en büyük yardımcımız sevgili Münir Ustamız….


Mehtap tutturdu, beni böyle resmedin diye….En nihayet yerleşildi……






En sevgili arkadaşım yine bizimleydi….oğlum CAN…
Galiba broşür dağıtmaktan azıcık sıkılmış!!!!
Atölyemizde yağlı boya resim dersini veren çok sevgili Şükran İstanbullu‘nun enfes bir tablosu….



Sevgili Kurdele Nakışı öğretmenimiz Nihal.
Nihal’in dersinde yapılan muhteşem bir kurdele nakışı tablosu……

Nihal’i boş bulunca atölyede kağıt kestirdiğimizde oluyor tabi…Herşey için teşekkürler sevgili Nihal….
Aaaaa, bende bir aralar kurdele nakışı yapmıştım ve bir sergimizde sergilemiştim….Nerede bakayım o resim?
İşte burada…..
Ve sergide satılmıştı……
Neyse Cepa’ya geri dönelim…

Emeği geçen herkese çok teşekkürler…

Esas tüm Cepa’nın yükünü çeken sevgili Işınsu’ya binlerce kez teşekkürler…Eeeee, böyle güzel bir kız bizi orada temsil etmeliydi değil mi sevgili arkadaşlar…..


>EVİM EVİM GÜZEL EVİM-MY SWEET SWEET HOME

>156-1
Umarım herkes çok iyidir…
Yeni “Merhaba” kızım….Ne kadar sevimli değil mi?
Sevgili Bukeeeettt!!!Nerelerdesin?

Bu şirin kız, Buket’in eseri…. Elceğizleri ile benim için boyamıştı, bendeniz ancak 2 sene sonra onu depodan bulup, taşınırken kırılan yerlerini yapıştırdım, birazcıcık tamamlamalar yaptım, yağlı boya ile eskittim, kumaşlarını yapıştırdım,tellerini taktım, vernikledim, önce atölyede sergiledim ama sonra, onu o kadar çok seviyorum ki, gözümün önünden ayırmamak için, evime götürüp en nihayet duvarıma astım…
Hemen güzel resimlere geçmeden bir tanıtım yapmak istiyorum.

Eski eşyalarınızı yenilediyseniz bu bloga, -“thediyshowoff.blogspot.com”- mutlaka girip link oluşturun, ben de eski bir yazım olmasına rağmen seramik kasemi yenilediğim resimlerimle katıldım.Biraz hatırlatma yapayım mı?
Geçen Aralık ayı idi ve ben yeni yeni blogumu oluşturduğum için çok heyecanlıydım…Ama ne yalan söyleyeyim, şimdi bile eski yüklediğim resimlere bakınca, kendi kendime ne güzel resimler çekmişim diyorum!!!

Güzel resimlere geçmeden bir hatırlatma daha yapayım. Bu pazartesi Kanal B’de beni seyretmeyi unutmayın….

Programda biraz benim lehime çok güzel gelişmeler var.Artık hep 9.00-9.30 arası sadece ben dekoratif boyama göstereceğim, ondan sonra programın diğer konukları ile sohbet başlayacak. Çok iyi oldu çünkü bölük pörçük anlatınca ben de tam ne boyadığıma konsantre olamıyordum. VE DAHA DA GÜZELİ ARTIK HER PAZARTESİ SABAHI SİZLERLE BİRLİKTEYİM….
Her türlü önerinize açığım…Peki o zaman, 28 Eylül, Pazartesi saat 9.00’da, KanalB’de görüşmek üzere…

Eveeetttt, gelelim esas konumuza….

Evim, evim güzel evim.!!!
Hangi “EVİM” den bahsetsem acaba?
Aslında konumuz benim kendi evim ama Eylül ayını başından beri “Evim” dergisi sayesinde o kadar yoğunuz ki, acaba önce ondan mı biraz bahsetsem?

Herkes o kadar güzel şeyler söylüyor, yazıyor, telefon ediyor,mail yolluyor, sipariş veriyor, atölyeye ziyarete geliyor ki, “Evim” dergisine nasıl teşekkür edeceğimizi bilmiyorum…Hele İstanbul’daki “Evim” okuyucuları…Aslında gizli gizli Ankara’da olmaktan da gurur duymuyorum değil hani…Her zaman İstanbul beni cezbeden şehir olmuştur…İstanbul’daki sevgili yeni dostlarımız beni arayıp hayranlıklarını bildirince, neden İstanbul’da olmadığımızdan yakınınca, “hah, diyorum, neyseki güzel birşeyler Ankara’da oldu da, İstanbul’lular da Ankara’ya gelip gitmeyi düşünebiliyorlar…ha ha ha ha…..İnanın İstanbul’daki sevgili yeni dostlarım, size nasıl ulaşabilirim diye bir haftadır planlar kuruyorum…Bakalım yeni günler neler getirecek?

Gelelim benim evime…Konu nedir derseniz, evimde, daha doğrusu oturma odasında bir iki değişiklik yaptım, günlerdir onları size göstermek için resim çekip blogu hazırlıyorum. Malum yazın herkes tatile gittiği için ve kurslar da durduğu için, atölyede maddi durumlar çok elverişli olmayabiliyor…Zaten zorunlu ihtiyaçlarımızı karşıladıktan sonra, hobimiz, zevklerimiz için yeterli paramızın olmaması artık herkesin en büyük sıkıntısı…Çok büyük hayallerimi gerçekleştiremiyorum ama bütçemin yettiği herşeyi ufak ufak yapmaya çalışıyorum…Yapılanlar, belki sizlere de ilham verir ne dersiniz?

Bu kırmızı üzerine beyaz puantiyeli saksılığı görünce almamama imkan var mıydı sizce? Tam benim mutfağıma göre yapmışlar…Laura Ashley’den 39.00 lira…Hep gözümün önünde olsun diye kaşık-çatallık yaptım…

Bu tavuk ve horoz arkadaşlar, bir haftadır bizim evdeler…Biliyorsunuz, çiftlik hayvanları ile bozduğum için tavuk, horoz, kaz, inek gördüm mü, keseme uygunsa kaçırmıyorum…İşte bu arkadaşlar da , Mudo’da satılıyor ve çifti 9.95 lira…Ama onlar kısa bir zaman sonra benim yaptığım bir ekmekliğin iki kenar süsü olacaklar…

Bunlar da takımın diğer parçaları…Tepsinin içindeki herşey 90.00 liraya mal oldu…Onları da çok seviyorum…

Bu söz tam bizim eve göre…İnternette bu yazıyı görür görmez, eve bir pano hazırlamaya karar verdim…Çünkü hiçbir zaman derli toplu, düzenli, tertemiz olmayı beceremedim…HA ha ha ha….
Biliyorsunuz, kuş evi koleksiyonu yapıyorum…Bu yaz yeni bir tane eklendi….
Kutuları Paşabahçe’den üçünü birden 39.00 liraya aldım.
Eveeettt, gelelim tepsime…Onu da çok seviyorum…Galiba çok düşünüp, beğenip satın aldığım için her eşyamı çok seviyorum…Bu tepsiyi Mudo’da indirime girmesi için çok bekledim…Sonunda indrimde olduğunu görünce en nihayet benim oldu…Zannederim 70.00 liraydı. Metal, eskitme yapılmış…

Abajurlarım yoktu…Eski atölyenin abajurunu antreye taktım…Gövdesi Posta caddesinden alınma…Siyah , kafaları cam bir abajurdu… Galiba 35 liraya almıştım. Tabi en az 5 sene oluyor…Krem rengine boyandı, Ayrancı Gülşen Avize’de Çıkrıkçılar yokuşu’ndan 6 liraya metresini aldığım kumaşlardan tanesi 20 liraya yeni kafalar yaptırdım. Bu güzel abajur ortaya çıkmıştı…
Yemek masasının üzerine aylardır güzel bir abajur arıyordum ve Mustafa Kemal Mahallesinde Nova diye bir abajurcu da bu abajura hayran kaldım…Sonra birgün Aygün’e kahve içmeye gittiğimde aynı abajuru mutfağında görünce iyice beğendiğime karar verip hemen gittim, satın aldım…350.00 lira…
Bari mutfağımdaki çilekli abajurumun da hatrı kalmasın, o benim ilk göz ağrım…Aynı antredeki gibi seneler evvel kendileri baştan yaratılmıştı….
Şimdi bu kediye iyi bakınız….

Kendisi yaklaşık 19 sene evvel İngiltere’den okul bitince benle birlikte döndü…Onu çok seviyorum…Metal üzerine el boyaması….İngiltere’den dönerken neler taşıdım, neler…O zamanlar annemler Mersin’de oturuyorlardı. Pahalı olacak diye İngiltere’de koli hazırladım ve postaneye verdim.3^ay sonra Türkiye’ye elime ulaştı. Kocaman 5 koli…Mersin’de postaneden kolileri alınca annem düşüp bayılıyordu…Çünkü içlerinden yünler, etaminler, dergiler, yani anlayacağınız elişi ile ilgili ne kadar ıvır zıvır varsa çıktı…Tam 19 sene evvel….Meğerse o zamanlardan meraklıymışım böyle şeylere…

Bu mutfak havluluğunu da Bristol’da nefis bir mağazadan almıştım…Sevgili Güney Afrika’lı arkadaşım Fleur’ü ziyarete gitmiştim.Hala mağaza gözümün önünde, herşey o kadar güzeldi ki, neye bakacağımı şaşırmıştım…

Onu çok seviyorum, iyi ki almışım.

Geldik en sevdiğim 2 parçaya…Bu sene atölyede “Country Boyama” diye bir ders koydum…Nedir bu ders derseniz…., işte aşağıdaki çelenk gibi tamamiyle country şekiller kesip, bir araya getirip yeni bir obje yaratacamız bir ders…Tabi önce örnekler yapmamız gerekiyordu ki, insanlarda ne olduğunu görüp heveslensin…Eeeee, ilk yaptığım örneği de çok sevince kendim kullanayım bari dedim…

Geçen ay, çok ilginç bir şey oldu…İlk bu eve taşınırken, ustamız Münir Usta’ya mutfağa girerken sol duvara bir ayna istediğimii söyledim, hatta aşağıdaki aynaya çok benzer bir ayna şeklini çizdim, eline verdim. Çıkan fiyat karşılayacağım gibi değildi…”Dur bakalım, Münir Usta, sonra yaparız” dedik ve bıraktık. Geçen ay Ahu ve ben özgürlüğümüz tadını çıkarmak için gece gündüz sokaklarda, çarşılarda gezerken, gece saat 10’a 10 kala Mudo’da bu aynayı gördük ve mobilyaların indirimde olduğunu öğrenince fiyatını sorduk…Orada bulduğumuz sallanan koltukta oturup, yaklaşık 20 dakika bekledikten sonra 1.250.00 den 640.00 liraya indiğini öğrendik. Hiç kaçırır mıyım? Bir de 10 ay taksit yaptılar, ayda 64 lira ödeyerek neredeyse 1 sene evvel çizip Münir Usta’nın eline verdiğim hayalimdeki aynaya kavuştum.

İşte yaz boyunca, oturma odamda ancak bunları yapabildim…Diğer herşey aynı….Zaten çok yoğun bir sezona giriyoruz..Hem param kalmadığı için hem de yoğun olacağımız için çarşı faslını bir süreliğine kapatmış bulunuyorum arkadaşlar….


Sevgili kedilerimi özlediniz mi?
Batman’imiz biraz hasta bu aralar ama yine de eşyaların tepesinde gezmeye bayılıyor!

Böyle uzun, kırbaç gibi kuyruk gördünüz mü? Çok komik bir kedi, kuyruğu bile uzun ve komik!
Ya bu arkadaşa ne demeli? Yatmak için evde başka yer kalmıyor, salonda benim çilekli el boyaması kasenin içine kıvrılıyor ve yatıyor. Bunların hepsi çok komikler!!


SİZLERİ ÇOK SEVİYORUM, EN GÜZEL GÜNLERİ DİLİYORUM……
Bir dahaki sefere kadar hoşçakalın, sağlıcakla kalın……..


>"Evim" dergisi ve "www.atolyebeyaz.com"

>

28 Ağustos sabahı uyandım, önce kahvaltı ettim…Bir gece evvel bloga yeni bir sayfa yüklediğim için “hadi bir bakayım” dedim, “siz sevgili dostlardan birşeyler yazan olmuş mu?” Dikkatinizi çekerim, yazdıklarınıza düzenli cevap veremesem de her zaman yorumlarınızı nasıl merakla bekliyorum, bir bilseniz…O yüzden, ne olursunuz, duygularınızı 2 satır bile olsa benle paylaşın, inanın, siz yazdıkça ben daha güzel şeyler yaratmak istiyorum…Neyse, bir baktım, İstanbul’dan sevgili Meltem şöyle yazmış:
“Gerçekten tam bir showroom, ne güzel:-)Ece Hanım, bu arada Evim dergisini aldım; sizi orada görmek çok gurur verici, sanki sevdiğimiz bir arkadaşımızı görmek gibi.Sizi tekrar tebrik etmek istedim.Yeni bir siteden bahsedilmiş atolyebeyaz.com;hemen girdim siteye acaba satış siteniz mi diye.Henüz bitmemiş de olsa format yine çok cici olmuş ve fikir kesinlikle heyecan verici.Geri sayıma kaç gün kaldı? Sevgiler.”

Neeee???, dedim, Evim dergisi çıkmış mı? Uçarak giyindim ve soluğu Konut 1’deki Kosmos gazete bayiinde aldım…Yıllardır alışveriş ettiğimiz yer…..Senelerce sabah 5 civarı buluşup, gazete içlerine az mı beraber broşür koyduk…Hemen bir kaç tane “Evim“dergisi aldım ve hiç açmadan bu sefer soluğu atölyede aldım….Atölyede hem ağladık, hem hakkımızda yazılanları okuduk…Türkiye’nin en çok satan dekorasyon dergisinde bize tam 3 sayfa verilmesi müthiş……
Ehhh, ne yapalım, artık, o zamandan beri tebrikleri kabul ediyoruz, atölyeyi gezmek, tanımak isteyenleri misafir edip bol bol bilgi veriyoruz…. Şaka bir yana, herkese herşey için binlerce kez teşekkür ediyorum….Eğer bizim hakkımızdaki yazıları ve eski bir fiskos masasına yaptığımız yenileme çalışmasını merak edip, görmek isterseniz buyrun Eylül “Evim” dergisine…Tükenmeden alın….

En nihayet, yarım yamalak da olsa web sitesini bir hale yola galiba yavaş yavaş sokabiliyorum!!!Ne zor işmiş meğerse!!!!

Eveeeeeet!!!! Arkadaşlar, bundan sonra ne yapıyoruz? Hep beraber www.atolyebeyaz.com ‘u sık sık ziyaret ediyoruz, beğenilerinizi, eleştiri veya güzel yorumlarınızı bekliyorum.

Her zaman ilk olmak önemlidir, değil mi, dostlar? Web sayfamızın ilk yorum bırakan ziyaretçisi de, işte bu yüzden, bence çok önemli…Ceyda, sana çok teşekkür ediyorum ...Ne kadar sıcak bir e-mail yollamışsın…Bunu herkesle paylaşmam gerekir diye düşündüm…İşte Ceyda’nın cıvıl cıvıl mektubu: “

İYİ SABAHLAR…..

DÜN HER AY MÜDAVİMİ OLDUĞUM EVİM DERGİSİNİ EYLÜL SAYISI ÇIKAR ÇIKMAZ ALDIM.SİZİN SAYFANIZI GÖRÜNCE O İKİ SAYFAYA TAKILI KALDIM.DERKEN DAYANAMAYIP WEB SİTENİZİ ZİYARET ETTİM.EVET HERZAMAN HAYALİNİ KURDUĞUM OBJELER TARASAN ARASAN BULAMAZSIN SÜSLER MİNCİK GİNCİK (kendi tabirimle olan ifadeleri kullanıyorum :D) HARİKALAR DİYARINDAKİ GİBİ HERBİRİNE AYRI AYRI BAKIP İNCELEDİĞİM BU GÜZEL ŞEYLERE AŞIK OLDUM.BUNUN ÇOKTA ÖTESİNDE DERGİ SAYFASINI AÇTIMDA FARKLILINI ENERJİSİNİ ALDIĞIM SICACIK BİR POZİTİF ENERJİ…WEB SİTENİZİ AÇARKEN NEYLE KARŞILAŞACAĞIMI HİSSETMİŞTİM ASLINDA.BU SABAH HARİKAYIM DOĞRUSU ÇİCEKLİ BİCİBİCİ SEVGİ DOLU POZİTİF BİR WEB SİTESİ…BU TASARIMLAR GERÇEKTEN İNSANA BİR TERAPİ.DHA BİR SÜRÜ BİR SÜRÜ ŞEYLER YAZASIM VAR.ÇOK SEVİNÇLİYİM BEN BU BEYAZ ATÖLYEYİ BULDUĞUM İÇİNNN ÇOK NEŞELİYİM….AMA…Bİ KÜÇÜK SORUN VAR.BEN İSTANBULDAYIM.ZATEN ANKARA OLMUŞ OLSAYDIM GECEDEN KAFAMA KOYDUĞUM GİBİ ŞİMDİ KAPINIZIN ÖNÜNDEYDİM :D
SORUM ŞUKİ;WEB SİTENİZ TAMAMLANDIKTAN SONRA İNTERNET ÜZERİNDEN ÜRÜNLERİNİZİ SİPARİŞ EDEBİLİRMİYİM?
BU KONUYLA İLGİLİ BİLGİLENDİRİRSENİZ ÇOK SEVİNİRİM.HAZİRANDA EVLENİP İZMİRE GİDİCEM EVİM İÇİN BİR SÜRÜ ŞEYLER BEĞENDİM KOLEKSİYONUNUZDAN…ONLARDAN BENDEDE OLMASINI ÇOK İSTİYORUM.SİZDEN SABIRSIZLIKLA CEVAP BEKLİYORUM…
MÜTHİŞSİNİZ GERÇEKTEN HAYRAN KALDIM,
İNSAN BÖYLE BİR UĞRAŞ KARŞISINDADA NE YAŞLANIR NEDE STRES BARINDIRIR.
MUTLU NEŞELİ GÜNLERRRRR………….”

Mutluluklar diliyorum,Ceyda…En yakın zamanda tanışmak ümidi ile….

Bugün çok konuştum değil mi, zannederim biraz susma zamanı geldi,
Hepinize kucak dolusu sevgiler….










>One day in Defne’s House…

>Hi Pretties,

I hope you are all fine and having a wonderful summer…

I continuously check my “Live Traffic Feed and I am sooo happy seeing that, people all around the world follow my blog…..So in this beautiful summer day, I want to post some terrific photos from my amazing country…May be next time you may choose to have an unbelievable and a peaceful vacation in Turkey….















If you want more, simply visit www.flickr.com/photos/archer10/sets/72157603783207840/
Thanks Dennis!

It’s been so long since I did a post. Everyday I promise myself to post something when I return home from the shop, but when I come home , I feel a little bit tired and 1 hour later, I decide to postpone everything to the next day….What can I say? It’s been 18 days since I did my last post…I am so sorry, my lovely friends….Sometimes things aren’t going fine!!….

BUT, I know how to apologize from all of you…I will invite you to a very beautiful house…The owner of this house is DEFNE…She is the mother of three gorgeous children and a daughter of a precious mother, DERIN ..
Now, it is time to slip on your walking shoes and let’s go visit Defne! She is a friend which I am ever thankful for that! We have the best of times when we are all hanging around together in their house. Defne wears SO many hats – a mother, daughter, sister, wife, AND she is a wonderful producer, creator. She is always caring for others. She is a generous, loving spirit.
One of the many reasons why Defne’s home is a favorite of mine is because her love for her home is displayed with the same passion that she has for life. She has lovingly layered every corner with her favorite things – and all handmade! She is the most energetic woman I have ever met!I sometimes think that she hides small slaves all over the house and make them stitch, sew, paint, cook, clean the house, look after the children, have a walk to lovely golden retriever, plant, decorate, etc…Wow, she is really amazing! You will understand what I mean when you have a tour in her house.
Let’s step inside, shall we?


Oh and I promise not to be too chatty and I’ll just let you enjoy.




























































Yes, I (and all children)love love love Defne’s house!!I hope you enjoyed visiting Defne too – I can’t thank her enough for opening her home to all of you!
Thank you Defne!!!

Have you ever had a cat loves to eat melon before????…Okay, I have one!

YUMMY!!!!!!!!!!!!

Oh my God, both of them is getting bigger and bigger!!!

Thank you so much for always being such sweet friends…Bye…


>A Workshop Tour- Atölye Beyaz

>029-1
Merhaba sevgili arkadaşlarım,

Yeni “MERHABA” yazımız ve kızımız nasıl? Ben onu o kadar sevdim ki, hala bakmaya doyamıyorum…Ama bizi az uğraştırmadı, yanlışlıkla düştü, kafası koptu, bacakları çıktı, dekupe ettiğimiz resimler kirlendi, bir daha yapıştırdık…Amma, en nihayetinde biz galip geldik ve bitirdik….
Şimdi, derste öğrenciler yapmak isterlerse ne yapacağım, kara kara onu düşünüyorum!

GELELİM BÜYÜK SÜRPRİZE!!
Eminim hepiniz aylık çıkan “evim” dergisini tanıyorsunuz…

Benim de çok sevdiğim ve çıktığından beri atölyece takip ettiğimiz bir ev,dekorasyon ve kendin-yap dergisi…Hem çok ekonomik, hem verdiği bilgiler çok yararlı, resimler güzel, kaliteli, her bütçeye uyabilecek dekorasyon haberleri var….
Arkadaşlar, çok çok mutluyum…Atölyemizin resimleri ve atölyede yapılan objelerden bazı resimler eylül sayısı “Evim” dergisinde yayınlanacak…Havalarda uçuyorum…Düşünsenize en sevdiğiniz favori dergilerinizden birinde sizin atölyenize sayfa ayrılıyor….Evim dergisi ile ilgili güzel haberlerin daha devamı da var amaaa onlar da tam netleşince yine sizlerle burada görüşeceğiz…Sevgili yayın danışmanı Sevda Barandır’a huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum…
Bu arada, yine ne zorluklarla blog yazmaya çalıştığımı sizlere göstermem lazım… Bakar mısınız arkadaşlar, böyle bir şey var mı? Bu nasıl yatmak, allahaşkına…

ve ben de kedi kol ve bacakları arasında sizlere birşeyler yazmaya çalışıyorum… Ne yapayım, artık katlanacağız…
Ahh, az daha unutuyordum…Bir de size, evimizin yeni üyesini tanıtmam lazım…

Ne kadar “artık başka kedi istemiyorum” desem de, bu sefer de annem, eşim ve oğlum bir olup beni kandırdılar ve sokakta bakmaya çalıştığımız bu sevimli yavruyu yine eve aldılar…Tabiii, ne oldu, şimdi ben de çok bağlandım…Batman aşağı, Batman yukarı….Bu arada ismi Batman oldu çünkü ilk eve geldiğinde gerçekten gözlerinin çevresinde Batman’ninki gibi siyah bir şerit vardı, maske gibi…Gerçi büyüyünce ifadesi çok biraz değişti ama ismi BAtman kaldı!….Ben zaten erkek olmasına rağmen ve oğlumun kızmasına rağmen ona ya “Bat” ya da “Betty” diyorum. Ama ne yapayım hiç erkek gibi durmuyor…Evde yaptıklarını anlatmaya kalksam burada sayfalar yetmez.Yaramaz mı yaramaz, oyuncu mu oyuncu, bir o kadar da akıllı. Sadece şunu söyleyeyim, bir ev buldum diye o kadar sevindirik oldu ki, bu yaz sıcağında evimizin bahçe ve sokak kapısı hep açık olmasına rağmen hayatta dışarı adımını atmıyor. Belki kendi kendine diyor ki “Neme lazım, beni yine atarlar sokağa, en iyisi ben hiç dışarı çıkmayayım”… Öylece, içeride oturup keyifle bahçeyi seyrediyor…
Bir kedi sever olarak, her eve lazım diyorum başka birşey demiyorum….

Söz hayvanlardan açılmışken…Yaklaşık 2 ay evvel öğrencilerimden Dilek Karakuş’un
evindeki Cooker köpeği “Lara” doğurdu ve 5 tane yavrusu oldu.Biz de oğlumla onları sevmeye gittik…Çok mutlu ve eğlenceli bir andı…Düşünebiliyor musunuz, 5 tane yavru köpek, ya sizi yalıyor, ya terliğinizi kapıp kaçıyor, ya pantalon paçanıza yapışıyor, inanın zor ayrıldık…Ertesi gün atölyede herkes, ben o evden nasıl oldu da kucağımda bir köpek yavrusu ile çıkmadım hayret etti…İyi, demekki bende de gelişmelere var.Artık hayvan konusunda biraz daha planlı düşünebiliyorum!..





Biliyorum, hevesle obje resimleri bekliyorsunuz ama asıl güzel resim şimdi geliyor…..Şimdi de size son bomba resimlerimi göstereceğim…Tatlı mı tatlı, şirin mi şirin yeni bir bebek……Blogu takip edenler biliyorlardır…Sevgili öğrencim Işıl

geçen sene bir bebek bekliyordu…Birgün atölyedeki dersten çıktı, ertesi gün de bizi aradı, “ben doğuma gidiyorum” diye…Bir oğlu daha oldu…Nasıl sevimli, nasıl sevecen anlatamam size…Biraz gecikmeli de olsa, sizlere küçük Erdem’i takdim etmek istiyorum

Böyle bir şey var mı ya, arkadaşlar?Nasıl yemeden durulur bu şirin şey?

Şimdi bu tatlişkoyu ne yapmalı bilmem ki..

Neyse, silkelenip, kendimize gelelim ve asıl konumuza dönelim…Yazdan istifade ederek atölyemizde bir takım değişiklikler yaptık…
Haydi bakalım, şimdi buyrun ATÖLYE BEYAZ’a…



















Atölyede yaz dolayısı ile çok bir hareketlilik yok….Biz de hızlı bir şekilde sergi hazırlıklarına başladık. Bu arada web sayfası en nihayetinde, kısa zaman sonra hizmete girecek…Ay ne zor şeymiş web sayfası hazırlamak arkadaşlar….


Sizlere mutlu, huzurlu, boyama dolu güzel bir hafta diliyorum….Kalın sağlıcakla…
042

Dip Not: Dikkatinizi çekerim, tabaktaki “cookie”ler de MDF’den yapılmıştır ve sonra boyanmıştır…


>Would you like to watch me on TV?

>Hi everyone,
I will be on TV on 27th July, on monday morning…It is in Channel B , it is a live morning show, which starts at 9.00am till 10.30am…
You can watch it from internet as well, so here is the web address to watch the programme, live…
http://www.kanalb.com.tr/canli.phpI am gonna teach how to make antiquing with oil painting…I will show it on some painted wooden plates so you will easily see how the basecoat colour effects the final colour of the object….
Finally, I will have some beautiful and excited news for you as well but I am sorry!!!!!…you have to wait till next week…Bye…see you on monday on TV…..
I hope you all enjoy a wonderfully delicious weekend!

Hugs and loves always,


Merhaba çok sevgili dostlarım,
Unutmayın diye hatırlatma yapıyorum…Hani 15 günde bir kanalb’de “Bizbize” programında olacaktım ya…İşte,yine bir 15 gün geçti ve ben yine, 27 Temmuz pazartesi günü saat 9.00’da KanalB’deyim, mutlaka seyredersiniz değil mi?.. İnternetten seyretmek isteyenler için ise, web adres: www.kanalb.com.tr/canli.php…Gördüğünüz üzere harıl harıl televizyon programı için çalışıyorum, kağıt kesiyorum!!!!
Herkese sağlıklı, güneşli, huzurlu, bol paralı, , yaratıcılık dolu bir haftasonu diliyorum….


>To my dearest "Kitchen Witch" and to all precious mothers…

>
Eğer blogumu takip edenler arasındaysanız, büyük olasılıkla Avustralya’daki sıkı takipçim “Kitchen Witch” Şebnem‘in hamile ve bir erkek bebek beklediğini zaten biliyorsunuz demektir..!!!! Hep istememe rağmen bir türlü Şebnem’e tam anlamı ile tebriklerimi sunamadım. Bari , yeni sayfamı, yeni bebek için ve tüm diğer anne adayları için yapayım, dedim…


Eveeeet!! zannederim en iyisi, oda dizaynları ile başlamak…Eeee, önce erkek bebek odalarına bir bakalım.


Bu karyolayı çok sevdim!!



Ne güzeller değil mi? Bebek mavisi veya bebek pembesi aslında ne kadar özel seçilmiş renkler…Her ikisi de ne kadar huzur veriyor…
Bebek odalarında raflar bence hem çok dekoratif hem de çok kullanışlı…


Biliyorum ki şimdilerde Şebnem harıl harıl bebek odalarını araştırıyordur. Bebeklerin cinsiyetleri öğrenilince çok rahatlıyoruz ve kafamızdaki bir sürü soru kendiliğinden çözülmeye başlıyor…Umarım bu örneklerle biraz Şebnem‘e yardımcı olabilmişimdir. Amaaaaa, sevgili Şebnem, diyorsan ki “ben sadece mavi istemiyorum”, bak şimdi sana ne kadar şirin ve renkli bebek odaları göstereceğim.!!!








Kahverengi mobilya ile dekor pek tarzım değil ama bebek odalarında çok hoşuma gitti, belki de çok alışkın olmadığımız içindir!!!



Duvardaki fotoğraflar bir harika..Bence herkes bebeklerinin fotoğrafları ile böyle bir köşe yapmalı…









Amaaaa, hala diyorsan ki daha çılgın, değişik birşeyler istiyorum, bak şimdi, neler buldum sana….






Gördüğünüz üzere her çeşit bebek odası dekoru yapılabilir. İçinde bebek olunca hepsi eminim çok güzelleşiyorlar.
Şebnem’ciğim sana iyi dinlenmeler diliyorum.


İnan bana, bebek gelince bu günleri çok arayacaksın.ha ha ha ha!!!!!!


………….Seni hepimiz çok seviyoruz………..

PS: Biraz evvel öğrendim ki, sevgili Kitchen Witch’de bizim bloggerland‘e katılmış!! Artık onu akitchenwitch.blogspot.com‘dan takip edebilirsiniz.


Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 50 takipçiye katılın