>One day in Defne’s House…

>Hi Pretties,

I hope you are all fine and having a wonderful summer…

I continuously check my “Live Traffic Feed and I am sooo happy seeing that, people all around the world follow my blog…..So in this beautiful summer day, I want to post some terrific photos from my amazing country…May be next time you may choose to have an unbelievable and a peaceful vacation in Turkey….















If you want more, simply visit www.flickr.com/photos/archer10/sets/72157603783207840/
Thanks Dennis!

It’s been so long since I did a post. Everyday I promise myself to post something when I return home from the shop, but when I come home , I feel a little bit tired and 1 hour later, I decide to postpone everything to the next day….What can I say? It’s been 18 days since I did my last post…I am so sorry, my lovely friends….Sometimes things aren’t going fine!!….

BUT, I know how to apologize from all of you…I will invite you to a very beautiful house…The owner of this house is DEFNE…She is the mother of three gorgeous children and a daughter of a precious mother, DERIN ..
Now, it is time to slip on your walking shoes and let’s go visit Defne! She is a friend which I am ever thankful for that! We have the best of times when we are all hanging around together in their house. Defne wears SO many hats – a mother, daughter, sister, wife, AND she is a wonderful producer, creator. She is always caring for others. She is a generous, loving spirit.
One of the many reasons why Defne’s home is a favorite of mine is because her love for her home is displayed with the same passion that she has for life. She has lovingly layered every corner with her favorite things – and all handmade! She is the most energetic woman I have ever met!I sometimes think that she hides small slaves all over the house and make them stitch, sew, paint, cook, clean the house, look after the children, have a walk to lovely golden retriever, plant, decorate, etc…Wow, she is really amazing! You will understand what I mean when you have a tour in her house.
Let’s step inside, shall we?


Oh and I promise not to be too chatty and I’ll just let you enjoy.




























































Yes, I (and all children)love love love Defne’s house!!I hope you enjoyed visiting Defne too – I can’t thank her enough for opening her home to all of you!
Thank you Defne!!!

Have you ever had a cat loves to eat melon before????…Okay, I have one!

YUMMY!!!!!!!!!!!!

Oh my God, both of them is getting bigger and bigger!!!

Thank you so much for always being such sweet friends…Bye…


>A Workshop Tour- Atölye Beyaz

>029-1
Merhaba sevgili arkadaşlarım,

Yeni “MERHABA” yazımız ve kızımız nasıl? Ben onu o kadar sevdim ki, hala bakmaya doyamıyorum…Ama bizi az uğraştırmadı, yanlışlıkla düştü, kafası koptu, bacakları çıktı, dekupe ettiğimiz resimler kirlendi, bir daha yapıştırdık…Amma, en nihayetinde biz galip geldik ve bitirdik….
Şimdi, derste öğrenciler yapmak isterlerse ne yapacağım, kara kara onu düşünüyorum!

GELELİM BÜYÜK SÜRPRİZE!!
Eminim hepiniz aylık çıkan “evim” dergisini tanıyorsunuz…

Benim de çok sevdiğim ve çıktığından beri atölyece takip ettiğimiz bir ev,dekorasyon ve kendin-yap dergisi…Hem çok ekonomik, hem verdiği bilgiler çok yararlı, resimler güzel, kaliteli, her bütçeye uyabilecek dekorasyon haberleri var….
Arkadaşlar, çok çok mutluyum…Atölyemizin resimleri ve atölyede yapılan objelerden bazı resimler eylül sayısı “Evim” dergisinde yayınlanacak…Havalarda uçuyorum…Düşünsenize en sevdiğiniz favori dergilerinizden birinde sizin atölyenize sayfa ayrılıyor….Evim dergisi ile ilgili güzel haberlerin daha devamı da var amaaa onlar da tam netleşince yine sizlerle burada görüşeceğiz…Sevgili yayın danışmanı Sevda Barandır’a huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum…
Bu arada, yine ne zorluklarla blog yazmaya çalıştığımı sizlere göstermem lazım… Bakar mısınız arkadaşlar, böyle bir şey var mı? Bu nasıl yatmak, allahaşkına…

ve ben de kedi kol ve bacakları arasında sizlere birşeyler yazmaya çalışıyorum… Ne yapayım, artık katlanacağız…
Ahh, az daha unutuyordum…Bir de size, evimizin yeni üyesini tanıtmam lazım…

Ne kadar “artık başka kedi istemiyorum” desem de, bu sefer de annem, eşim ve oğlum bir olup beni kandırdılar ve sokakta bakmaya çalıştığımız bu sevimli yavruyu yine eve aldılar…Tabiii, ne oldu, şimdi ben de çok bağlandım…Batman aşağı, Batman yukarı….Bu arada ismi Batman oldu çünkü ilk eve geldiğinde gerçekten gözlerinin çevresinde Batman’ninki gibi siyah bir şerit vardı, maske gibi…Gerçi büyüyünce ifadesi çok biraz değişti ama ismi BAtman kaldı!….Ben zaten erkek olmasına rağmen ve oğlumun kızmasına rağmen ona ya “Bat” ya da “Betty” diyorum. Ama ne yapayım hiç erkek gibi durmuyor…Evde yaptıklarını anlatmaya kalksam burada sayfalar yetmez.Yaramaz mı yaramaz, oyuncu mu oyuncu, bir o kadar da akıllı. Sadece şunu söyleyeyim, bir ev buldum diye o kadar sevindirik oldu ki, bu yaz sıcağında evimizin bahçe ve sokak kapısı hep açık olmasına rağmen hayatta dışarı adımını atmıyor. Belki kendi kendine diyor ki “Neme lazım, beni yine atarlar sokağa, en iyisi ben hiç dışarı çıkmayayım”… Öylece, içeride oturup keyifle bahçeyi seyrediyor…
Bir kedi sever olarak, her eve lazım diyorum başka birşey demiyorum….

Söz hayvanlardan açılmışken…Yaklaşık 2 ay evvel öğrencilerimden Dilek Karakuş’un
evindeki Cooker köpeği “Lara” doğurdu ve 5 tane yavrusu oldu.Biz de oğlumla onları sevmeye gittik…Çok mutlu ve eğlenceli bir andı…Düşünebiliyor musunuz, 5 tane yavru köpek, ya sizi yalıyor, ya terliğinizi kapıp kaçıyor, ya pantalon paçanıza yapışıyor, inanın zor ayrıldık…Ertesi gün atölyede herkes, ben o evden nasıl oldu da kucağımda bir köpek yavrusu ile çıkmadım hayret etti…İyi, demekki bende de gelişmelere var.Artık hayvan konusunda biraz daha planlı düşünebiliyorum!..





Biliyorum, hevesle obje resimleri bekliyorsunuz ama asıl güzel resim şimdi geliyor…..Şimdi de size son bomba resimlerimi göstereceğim…Tatlı mı tatlı, şirin mi şirin yeni bir bebek……Blogu takip edenler biliyorlardır…Sevgili öğrencim Işıl

geçen sene bir bebek bekliyordu…Birgün atölyedeki dersten çıktı, ertesi gün de bizi aradı, “ben doğuma gidiyorum” diye…Bir oğlu daha oldu…Nasıl sevimli, nasıl sevecen anlatamam size…Biraz gecikmeli de olsa, sizlere küçük Erdem’i takdim etmek istiyorum

Böyle bir şey var mı ya, arkadaşlar?Nasıl yemeden durulur bu şirin şey?

Şimdi bu tatlişkoyu ne yapmalı bilmem ki..

Neyse, silkelenip, kendimize gelelim ve asıl konumuza dönelim…Yazdan istifade ederek atölyemizde bir takım değişiklikler yaptık…
Haydi bakalım, şimdi buyrun ATÖLYE BEYAZ’a…



















Atölyede yaz dolayısı ile çok bir hareketlilik yok….Biz de hızlı bir şekilde sergi hazırlıklarına başladık. Bu arada web sayfası en nihayetinde, kısa zaman sonra hizmete girecek…Ay ne zor şeymiş web sayfası hazırlamak arkadaşlar….


Sizlere mutlu, huzurlu, boyama dolu güzel bir hafta diliyorum….Kalın sağlıcakla…
042

Dip Not: Dikkatinizi çekerim, tabaktaki “cookie”ler de MDF’den yapılmıştır ve sonra boyanmıştır…


>Would you like to watch me on TV?

>Hi everyone,
I will be on TV on 27th July, on monday morning…It is in Channel B , it is a live morning show, which starts at 9.00am till 10.30am…
You can watch it from internet as well, so here is the web address to watch the programme, live…
http://www.kanalb.com.tr/canli.phpI am gonna teach how to make antiquing with oil painting…I will show it on some painted wooden plates so you will easily see how the basecoat colour effects the final colour of the object….
Finally, I will have some beautiful and excited news for you as well but I am sorry!!!!!…you have to wait till next week…Bye…see you on monday on TV…..
I hope you all enjoy a wonderfully delicious weekend!

Hugs and loves always,


Merhaba çok sevgili dostlarım,
Unutmayın diye hatırlatma yapıyorum…Hani 15 günde bir kanalb’de “Bizbize” programında olacaktım ya…İşte,yine bir 15 gün geçti ve ben yine, 27 Temmuz pazartesi günü saat 9.00′da KanalB’deyim, mutlaka seyredersiniz değil mi?.. İnternetten seyretmek isteyenler için ise, web adres: www.kanalb.com.tr/canli.php…Gördüğünüz üzere harıl harıl televizyon programı için çalışıyorum, kağıt kesiyorum!!!!
Herkese sağlıklı, güneşli, huzurlu, bol paralı, , yaratıcılık dolu bir haftasonu diliyorum….


>To my dearest "Kitchen Witch" and to all precious mothers…

>
Eğer blogumu takip edenler arasındaysanız, büyük olasılıkla Avustralya’daki sıkı takipçim “Kitchen Witch” Şebnem‘in hamile ve bir erkek bebek beklediğini zaten biliyorsunuz demektir..!!!! Hep istememe rağmen bir türlü Şebnem’e tam anlamı ile tebriklerimi sunamadım. Bari , yeni sayfamı, yeni bebek için ve tüm diğer anne adayları için yapayım, dedim…


Eveeeet!! zannederim en iyisi, oda dizaynları ile başlamak…Eeee, önce erkek bebek odalarına bir bakalım.


Bu karyolayı çok sevdim!!



Ne güzeller değil mi? Bebek mavisi veya bebek pembesi aslında ne kadar özel seçilmiş renkler…Her ikisi de ne kadar huzur veriyor…
Bebek odalarında raflar bence hem çok dekoratif hem de çok kullanışlı…


Biliyorum ki şimdilerde Şebnem harıl harıl bebek odalarını araştırıyordur. Bebeklerin cinsiyetleri öğrenilince çok rahatlıyoruz ve kafamızdaki bir sürü soru kendiliğinden çözülmeye başlıyor…Umarım bu örneklerle biraz Şebnem‘e yardımcı olabilmişimdir. Amaaaaa, sevgili Şebnem, diyorsan ki “ben sadece mavi istemiyorum”, bak şimdi sana ne kadar şirin ve renkli bebek odaları göstereceğim.!!!








Kahverengi mobilya ile dekor pek tarzım değil ama bebek odalarında çok hoşuma gitti, belki de çok alışkın olmadığımız içindir!!!



Duvardaki fotoğraflar bir harika..Bence herkes bebeklerinin fotoğrafları ile böyle bir köşe yapmalı…









Amaaaa, hala diyorsan ki daha çılgın, değişik birşeyler istiyorum, bak şimdi, neler buldum sana….






Gördüğünüz üzere her çeşit bebek odası dekoru yapılabilir. İçinde bebek olunca hepsi eminim çok güzelleşiyorlar.
Şebnem’ciğim sana iyi dinlenmeler diliyorum.


İnan bana, bebek gelince bu günleri çok arayacaksın.ha ha ha ha!!!!!!


………….Seni hepimiz çok seviyoruz………..

PS: Biraz evvel öğrendim ki, sevgili Kitchen Witch’de bizim bloggerland‘e katılmış!! Artık onu akitchenwitch.blogspot.com‘dan takip edebilirsiniz.


>Tablescape Thursday

> Here it is!! Susan from “Between Naps on the Porch” is hosting 45th “Tablescape Thursday” today… Be sure to stop by and visit her..

Actually, there’s a hundred things to do at home, but I just want to play outside. So I think I share my happiness with you at Susan’s Tablescape Thursdays.

Come on dear friends… What “sort of” theme do you think I could prepare for Susan? What is my favorite “kitchen accessories” color? You are right!!!Red, red, red…And you all know I am a country girl…I should have cows, cats or chickens………ha ha ha ha…..
So I came up with a country theme with lots of red everywhere.
076
I spent my whole afternoon to prepare this tablescape!! It was fun, but in this hot weather, a little bit tiring…If you wonder why it was tiring, first, around 1 pm, I prepared the table without the cake and the tea… I took some photos, loaded, didn’t like it…Pictures were missing something!! So I changed my dress, drove to the nearest supermarket and bought the recipe items for the strawberry cake, came home and prepared the strawberry cake, took the photos again and loaded again…It was around 7 pm and now everything was gorgeous!!What can I do? I am a perfectionist!!

079
But please look into my tablescape again…Tell me the truth…Isn’t it so delicious? Summer is officially here now, it is really really hot!!!and what says summer more than red, yummy strawberries?So let’s look at how I prepared the cake.My photographer was my adorable son, as usual…Preparation of this gorgeous cake was really really very difficult, lol!! Just in 15 minutes I did it!!! Even 9 year old child could do it…No crazy fondant or decorating – just simple strawberries and lady fingers.

Okay, well, let’s see how to do it:

Simply cover a deep bowl with a stretchfilm in order to take the cake out easily later.

Place the ladyfingers around the sides of the bowl.

Meanwhile in a medium bowl, whisk any kind of cream filling which you like the most. Whisk it till you obtain a very thick texture…
Start layering the ingredients..First, start to distribute the cream to make a cream layer and then layer the pre-sliced strawberries, then lady fingers…repeat the step with a second layer and a third layer if necessary.
Turn the bowl upside down and very carefully take the cake out,and then take out the stretchfilm from on it…

Now decoration:

Working from the outside in, lay remaining strawberries in concentric circles on the top of the cake until you reach the middle.
Cut a piece of ribbon, if desired, and tie a bow to decorate.
It is better to keep it in the refrigerator for an hour before serving…

You see, how simple it is…
085-1
>
While choking down the cake and sipping our tea, let’s give some information about the items on my table…
Remember?…We went to a antique bazaar with my friends which I explained our trip in my last post and we bought some old teapots from there. Now, this is one of them which I decorated it on my TV show on Monday…Ohhh, I loved it…It just suit perfectly to my country theme tablescape… Annnddd, what do you think about my napkins?….

092

My plates and the teacup are from the “Queen’s”…


You know the red funny girl, who looks at the whole table from the behind, is a very nice present from “Sıdıka“…I just changed the letterings and wrote “Afiyet Olsun” or in English “Bon Appetite!

I love all kind of country animals….I don’t remember from where I bought them but they are so valuable for me…The fresh cherries are from my neighbour’s garden…

Okay then I have to introduce you “my cherry tree” a very big ” morello cherry tree ” in my garden…It is so lovely..I must show you before leaving you…
089

074

072-1
Thank you too for all your sweet comments as always! Now I am a little bit tired, it is time to go grab my magazines and a glass of wine and curl up on the bank in the garden…Lots of hugs and kisses…….


>ENJOY your week!!!

>016

Uzun süre sizlerle yazışmayınca bir sürü aktarmak istediğim olay birikiyor ve ben nereden başlayacağımı şaşırıyorum…Hangi güzel olaydan başlasam acaba?

Önce sevgili Meltem Özeker‘den başlayayım…

Sevgili Meltem, beni İstanbul’dan takip eden, benden hep güzel güzel resimler sipariş eden blog takipçim…Taaa İstanbul’lardan bizi ziyarete geldi…Keşke Ankara’da olsaydı, herhalde çok iyi arkadaş olurduk..Eminim, artık İstanbul’da -diğer dostlarım gibi- çok iyi bir dostum daha oldu…

Bizi ziyarete gelirken Beymen’den nefis bir çikolata getirmiş..Portakal kurusu dilimleri çikolataya batırılmış ve çok şık bir şekilde paketlenmiş!!…Meltem’ciğim hala tadı damağımda, çok çok teşekkür ediyorum, tabi ki, her gelişinde, artık bu çikolata ile gelmeni sabırsızlıkla bekliyorum!!.. Meltem yaklaşık 300 adet!!! dekopaj resmini fotokopi çektirdikten sonra en nihayet birşeyler boyamaya başladı veeee… bu güzel 3 boyutlu panoyu, eşi onu almaya gelmeden yaklaşık 2 saat içinde bitirmeyi başardı..Eli çok yatkın, çok becerikli, çok güzel boyuyor, işin püf noktalarını çok güzel biliyor…Meltem’e çok rahatlıkla internet üzerinden ders verebilirim….

İşte Meltem’in nefis duvar panosu….En iyi günlerde, huzurla kullanman dileği ile…Seni çok çok öpüyorum sevgili Meltem…

Arkadaşlar, biliyor musunuz, her ayın ilk Pazar günü, Ankara Ayrancı Pazarı’nda, “Antika Pazarı” kuruluyor…Bu güzel haberi bana, bazılarınızın zaten tanıdığı, eski “My Badem” blogunun sahibi, öğrencim Aygün verdi. Aygün’den biraz sonra uzun uzun bahsedeceğim…Dönelim pazara… Çağla, Mehtap ve ben bir heves pazar günü erkenden buluştuk ve soluğu Ayrancı’da aldık. arabadan inince gördüğümüz manzara süperdi.Yaşasın dedim, sonunda nefis bir pazar bulduk, eski eşyaları alıp değerlendirebiliriz…Kocaman gözlerle pazara daldık. Hiçbir objeyi atlamayalım diye pazarın nasıl gezileceğine dair çeşitli versiyonlar ürettik.Sonunda koridor, koridor sağdan sola doğru gidilmesi gereken bir plan üzerinde anlaşmaya vardık ve Mehtap, Çağla ve ben profesyonelce her santimetre kareye düşen objeyi gözden kaçırmamaya çalışarak gezmeye başladık… Herşey güzel gidiyordu,birşeyler beğenmeye başladık ve tabi ki fiyatları sormaya başladık…Fiyatlar sebebini anlayamadığım şekilde yüksekti…Bu görüşümü her fırsatta pazarda satış yapanlara da dile getirdim…Etrafımı bir süre gözlemledim, gerçekten herkes herşeye bakıyordu ama alışveriş eden yoktu…Nasıl alsınlar, o kadar uçuk fiyatlar istiyorlardı ki…Sonunda 2 eski çaydanlık, bir gümüş şekerlik ve (belki de yaptığımız en güzel alışveriş) Mehtap’ın aldığı tahta baskılarla Antika Pazarı gezmemizi kapattık…


Bu arada organik pazardaki çilekler muhteşemdi…

Görüşmeyeli başka neler yaptık? Ah, az daha unutuyordum…
349-2
Sevgili Duru‘muzun sene sonu bale gösterisi vardı, aynı bir peri kızı gibiydi…Ben de ona aşağıdaki “slide gösterisi”ni hediye ediyorum….

http://flash.picturetrail.com/pflicks/3/spflick.swf

Gelelim Kanal B’ye…Blogdan bildiğiniz üzere 2 seferdir Kanal B’ye çeğırılıyorum ve ve canlı yayında beni hiç yalnız bırakmıyorsunuz, telefonla taaa İtalya’lardan bile bağlanıp benle sohbet ediyorsunuz…Öncelikle İtalya’daki Pınar’a ve herkese nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum, inanın duygularımı ifade etmeye kelimeler yetmiyor….Buradan ancak sizler için yapabileceğim şey, programı yayınlamak…Bu arada Kanal B’nin tüm eski programlarını http://www.kanalb.com.tr adresinden girip arşivden takip edebilirsiniz… Size daha da güzel haberlerim var!! Bundan sonra yaz döneminde her 15 günde bir Pazartesi sabahı Kanal B’de Bizbize programındayım. ..Program yapımcımız Mesude Hanım,
bana çok güzel bir jest yaparak, boyamalar hakkında yaptığım açıklamalar bölünmesin diye programın ilk yarım saatini tümüyle bana ayırdı… Böylece kesintisiz ben boyamamı yapacağım, daha sonra program diğer ilginç konuklar ve konular ile devam edecek…
Oğlum Can, son çekimde benimle birlikteydi, kameramanlar gibi resim çektirmek istedi!!
Her zaman olduğu gibi çekim sırasında, reklam aralarında, en büyük yardımcım yine Can’dı…
15′te bir KanalB’de buluşmak üzere…29 Haziran Pazartesi sabahı saat 9.00′da yine sizleri KanalB’de “Bizbize” programına bekliyorum… http://www.kanalb.com.tr/canli.php

Biraz da boyamalarımıza bakalım mı?



















Biraz da bizim resimlerimizden ister misiniz?



















Sıra geldi sevgili Aygün’e….
Eminim eski “My Badem” Aygün’ü hepiniz tanıyorsunuzdur… Bir de ben size onu anlatayım istedim. Yıllar evvel atölyeden içeri çıtıpıtı bir hanım girdi. Hiç tahmin etmezdim…Ufak tefek, romantik mi romantik, konuşkan mı konuşkan,akıllı mı akıllı, tam benim tarzıma göre giyinen, yüzünden gülücük hiç eksik olmayan bu cici kız, meğerse doktormuş…Atölyeye giriş o giriş…Herkes gibi o da bir daha bizden ayrılamadı…Bana zorla blog yaptıran, bu özellikleri ile de hayatım da önemli yerleri olan 2 kişiden birisi Aygün…Çok teşekkür ediyorum Aygün’cüğüm…Sayende kendimi hiç tahmin etmediğim, o kadar güzel bir dünyanın içinde buldum ki…Bu arada sevgili Ahu, Özlem, Aygün ve ben (Cumartesi grubunun bazı öğrencileri), kızlar grubu olarak, arada bir kaçamak yapıp, atölye dışında da buluşup, felekten bir gece çalmaya çalışıyoruz…Bu sefer hamam sefası yapmaya karar verdik…Sabırsızlıkla hamam sefamızı bekliyorum kızlar…
Şimdiiiii,
sevgili Aygün, kendine yeni bir blog yaptı…

http://mycitycottage.blogspot.com/

Herkesi, sevgili Aygün’ü ziyaret etmeye davet ediyorum…Yaşasın artık benim de Çayyolu’nda oturan bir blog arkadaşım var…Bloglarını takip ettiğimiz, Amerika’da oturan 5-6 komşunun sokak arkadaşı olup, beraber çarşı pazar gezip, sonra da bloglarında birbirlerini yüceltmelerine hep imreniyordum…Şimdi ben de Aygün’le bu beraberliği Ankara Çayyolu’nda gerçekleştirebileceğim….Hatta başka arkadaşları da blog yapmaya her zaman davet ediyorum.İsteyen bu konuda da bana danışabilir.! Temmuz itibari ile atölye 2 ay tatilde olacağı için her konuda bana rahatlıkla danışabilirsiniz…

Sevgili Aygün’cüğüm, seni, güzel yanaklarından öpüyorum…Her işi çok güzel ve mükemmel başardığın gibi, blogda da çok başarılı olacağını biliyorum….

Sizlere geçen pazar Mesa Koru’daki panayırda, benim baş asistan Can’ın çektiği fotoğraflarım ile veda ediyorum.En kısa zamanda görüşmek üzere…

My creation


>CAM BOYAMA

>
Bugün sizlere bizim!! cam boyamayı nasıl yaptığımızı anlatmak istiyorum… Bizim diyorum çünkü biliyorsunuz aslında “Cam Boyama” ayrıca bir sanat dalı…Ama biz atölyede öğrendiğimiz teknikleri sert zeminlerin tümünde uygulayabildiğimiz için, aynı şekilde boyamayı camda da, kumaşta da, duvarda da uygulayabiliyoruz…Peki camları nasıl mı boyuyoruz?…

Burada obje olarak kullandıklarımız her yerden satın alabildiğimiz boş camlar… Bu ara herkes kavanozlara sarmış vaziyette. Paşabahçe’nin kavanozları… Metro’da daha ucuz satılıyor. Üçlü set 13 TL…

Kavanozları çok iyi yıkadıktan sonra seçtiğiniz resime uygun bir renk “Enamel” boya ile boyayın. Ben Plaid marka kullanıyorum…Boyarken sünger stencil fırça kullanın. Ne kadar çok boyamanız gerektiğine, objeyi ışığa tutarak karar verin, öyle güzel kapanmış olmalı ki ışığa tuttuğunuzda hiç ışığı yansıtmamalı… Bu arada katlar arasında boyanın çok iyi kurumuş olmasına dikkat edin, yoksa stencil fırçası ile boyayı her sürdüğünüzde alttaki boya kalkar…

Boyama işleminden sonra eğer cam üzerine herhangi başka bir işlem yapacaksak, şimdi o tekniği uygulama sırası…. Burada Şebnem arkadaşım cam kavanozlarına Stencil şablon yardımı ile puantiye yapmak istedi…

Kavanozların hepsine puantiye stencil uygulandı…

Biliyorsunuz, biz atölyede artık neredeyse herşeyi 3 boyutlu çalışır olduk. Aynı şeyi camlara da uygulayabilirsiniz. Bu çalışma için önce Fimo hamurumuzu(işlem bittikten sonra ev tipi turbolu fırında 100 derecede 40 dakika objeyi pişirmeniz gerekir.) ya da Efaplast/light hamurumuzu(pişirmenize gerek yoktur, yaklaşık 3 saat içinde kendi kendine sertleşir.)düzgün bir şekilde merdane yardımı ile yaklaşık2-3mm kalınlığında açıyoruz.

Kestiğimiz resimlere dekopaj tutkalını iyice sürüyoruz ve…

açtığımız hamura yapıştırıyoruz.


Bir kretuar ya da ince maket bıçağı yardımı ile yapıştırdığımız resmin tam kenarından hamurla birlikte kesiyoruz…

Şu şekilde objeye yapıştıracağımız hamurlu resim parçalarımızın tümünü hazırlıyoruz…

Aynı dekopaj tutkalı ile bu sefer hamurlu resim parçalarını tasarladığımız şekilde cam objemizin üzerine yapıştırıyoruz.Hamur biraz kuruduktan sonra eğer pişirmemiz gerekiyorsa pişirme işlemini yapıyoruz… Daha sonra resim olan her kısıma her katı çok iyi kurumak koşulu ile 2 kat dekopaj tutkalı sürüyoruz….Camların üzerine yapıştırdıklarımız dolayıs ile camlara sprey vernik atmayı yeğliyorum. Böylece fırçanın giremediği her yeri verniklemiş oluyoruz…Eğer istenirse vernik aşamasından sonra “sır vernik” ya da “cam vernik” diye adlandırılan son derece koruyuculu başka bir vernik ile vernikleyip işlemi bitiriyoruz…Cam objelerinizi kullanmak istediğiniz taktirde yıkanabilir olmaları gerekir…Sır vernik mükemmel bir koruyucudur…Ama eğer sır vernik sürmeyecekseniz, sprey bir vernik yardımı ile objenizi çok iyi korumanız gerekmektedir.En az 6-7 defa spreylemelisiniz…

Cam Kavanoz örnekleri…







Peki size daha ne anlatayım? İsterseniz biraz öğrenciler arasında gezinelim…







Kendi resimlerimi de koymazsam olmaz…




Bu arada kullandığımız hamurun bazı renkleri Türkiye genelinde tükendi, beyaz gibi…Neden dersiniz acaba? Ankara’da hamur canavarı bir atölye ver galiba? İstediğimiz renge çevirmek için hamurlara renk katmaya başladık ama bu arada ellerimizin hallerini görüyor musunuz? Yasemin’le pek bir eğlendik…



Haydi biraz daha objelere bakalım…




Biraz daha…






















Ben hiç kedisiz ve çiçeksiz blogumu bitirir miyim?…
Atölyenin olduğu sitede çok sevimli bir kedi var, sahipli mi, sahipsiz mi, hiç bilmiyoruz…Bu güzel kedi doğurdu ve kendi gibi çok sevimli yavruları oldu…Yavrulardan birini anneyle yakalayabildim…

Veeee atölyemizin sardunya çiçekleri…Bye bye…


Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 49 takipçiye katılın