>İTALYA’DAKİ EN TUTKULU HAYRANIM’A , PINAR’A…

>Merhaba Pınarcığım,

Ben hiç dayanabilirmiyim öyle kıskanmalara… Mesajını görünce, “gece işim bitince uykum gelse de, Pınar için birşeyler yazacağım” diye kendi kendime söz vermiştim…Kısa da olsa, seni de düşündüğümü göstermek istedim ve evimde en sevdiğim 2 japon gülü çiçeğimi sana blogumdan yollamaya karar verdim…
046
Her ikisinin de evimizde geçirdikleri ilk yılları. Bu resmi geçen hafta çekmiştim, yani, aslında, bütün kış durmadan pencerenin önünde açtılar. Ben,şimdilik, resim çekmek için onları bu köşeye taşıdım, ama,asıl yerleri, bahçe camının önü…
037
Geçen yaz Bayramoğlu’ndan , ta evimize, Ankara’ya kadar, arabamın içinde, tıkış tıkış taşıdığım çiçeklerden yalnızca ikisi…Bu arada ileriki zamanlarda da (yaz geldikçe) göreceğiniz üzere tam bir bahçe çiçeği tutkunuyum ve çok güzel bahçıvanlık ta yaparım…Bu çiçekleri , beni en baştan beri hiç takipten vazgeçmeyen, İtalya’daki sevgili blog arkadaşım, Pınar için sergiliyorum…Çok teşekkür ederim Pınarcığım…İyi ki varsın…

Bu arada, umarım bahar yavaş yavaş gelir, öbür bahçe çiçeklerim de açarlar…
Ah, az daha unutuyordum, kışın karda bile açan küpe çiçeğimi size göstermezsem, çiçeğim sonra çok üzülür…046-1

Ben, hiç ahşap boyama resmi koymadan blog yazısı yazar mıyım? Sevgili Demet’imizin boyadığı bir çiçek sehpa ile herkesi selamlıyorum… Desen öğretmenimiz Demet’i hatırladınız değil mi?
085

…………………………………….BYE BYE………………………………

117-1780_IMG


>SEVGİLİ TAKİPÇİM KİTCHEN WITCH!

>066-2
Günaydın,

Bu sabah ilk defa evdeyim… bari fırsattan yararlanıp hemen sana cevap yazayım dedim.
1. Cam kavanoz boyarken, önce iyice yıkıyoruz. Sonra Plaid marka Enamel cam boyası ile boyuyoruz. Bu boya fırınlanabilir bir boya…Üzerinde kullanma talimatı yazıyor, ya da fırınlamak istemiyorsak en az 21 gün kullanmıyoruz, yani dekoratif amaçlı sergiliyoruz. Daha sonradan hemen kurulamak koşulu ile objenizi yıkayabilirsiniz bile…Enamel boyalar, objeyi yıkanabilir hale getiriyor… Benim kurabiye kavanozum, Paşabahçe’nin cam bakliyat kavanozu… Önce enamel boya ile boyadım, rsimlerimi yapıştırdım, üzerine en az 5 kat su bazlı vernik sürdükten sonra en son kat olarak sır vernik sürdüm. Piyasada en iyisi Cadence marka sır vernik fakat kullanımı oldukça zor. Eğer alıp ta denemek isterseniz bana mutlaka danışın. Sevgili Kitchen witch, senin için ise orada bulabilirsen Enviro-tex light diye bir 100 kat vernik var, aslında en güzel sürülebilen 100 kat, o marka ama maalesef Türkiye’de satılmıyor…
2. Yıldız hanım’ın laminat dolabına gelince…Tabi ki boyanır, bizim atölyemizde çok özel bir kapatıcı var. İlk kat onu sürdüğümüzde eski olan herşeyi boya tutan hale dönüştürüyoruz ve ham eşyaymış gibi tekrar tasarım yapıyoruz. İnternet sitesi açılınca “kapatıcı” olarak satılacak, o zaman tekrar bu konuya dönerim.
3.Fimo ile yapılan dekopaj kağıtlarına fırında hiçbir şey olmuyor, tabi ki talimatlara uygun pişirirseniz, 100 derecede 30 dakika…Fırından evvel objeye hiçbir şey sürmüyoruz, önce fırınlıyoruz, ondan sonra kağıtları vernikten korumak için 2 kat “Royal Coat Decoupage Finish”, sonra da en az 5 kat su bazlı vernik ya da en az 5 kat sprey vernik uyguluyoruz.
4. Kumaş üzerine çok güzel çalışmalarımız vardı, iyi ki hatırlattın, ben tamamen unutmuştum. Kumaşa peçete yapıştırabilirsiniz, ya da kumaşa resim transfer edebilirsiniz, kumaşa kağıt yapıştırılır belki ama ne derece sağlıklı olur, o yüzden transfer yapmak şart…Ben önce bizim çalışmalarımızı toparlayıp resim çekeyim, nasıl olsa kumaş konusunda bir sürü soru gelir, o zaman tekrar görüşürüz.

İyi ki varsın…En güzel, yaratıcı günler senin olsun…
115-1549_IMG


>BEAUTİFUL WALL DECORS

>Tam ekran yakalama 26.02.2009 205822

Merhaba,
Herkes hamurla yaptığımız 3 boyutlu çalışmaları çok merak ediyor. Size güzel bir duvar panosu örneği göstererek nasıl çalıştığımızı anlatayım.
Objenizin kompozisyonunu hazırladıktan sonra gerekli renklerle boyayın.Kabartma yapacağınız dekopaj kağıdını en az 3 adet olmak üzere çoğaltın.Elinizdeki fotokopilerden birisini objenin üzerine dekopaj tutkalı ile güzelce yapıştırın.
Nereleri kabartarak 3 boyutlu bir görüntü vermek istiyorsanız, her fotokopiden ayrı ayrı bu parçaları düzgün bir şekilde kesin. Ben, atölyede hazır hamur kullanıyorum, bazen sertleşmesi için ev fırınında pişirilmesi gereken Fimo hamur, bazen de hava ile temas edince kendi kendine sertleşen Eberhard Faber-Efaplast/light şekil hamuru kullanıyorum.Hamurun renginin mutlaka kestiğiniz resimlerle ve tasarımı yapılan obje ile uyumlu olmalı…İstediğiniz renk yok ise aynı tip hamurları birbirleri ile karıştırarak renk yaratabilirsiniz.Hamuru hafif yoğurup düzgün bir şekilde hamur açar gibi merdane yardımı ile açın…Hamurunuz 2-3 mm kalınlığında olmalı…Bu iş için makarna açma makinelerinden de yararlanabilirsiniz. Hepsiburada.com’da 45-50 tl civarı satılıyor…Hamurunuzu açtıktan sonra kestiğiniz resimleri dekopaj tutkalı ile(ben Plaid-Royal Coat-Decoupage Finish kullanıyorum) hamur üzerine yapıştırın.ve bir kretuar( ince uçlu maket bıçağı)yardımı ile hamuru yapıştırdığınız resme göre kesin…Kestiğiniz hamurlu resime elinizle hafif bombe verin.
Bombe ile şekil verdiğiniz bu küçük hamurlu resimin arkasına da dekopaj tutkalını sürün…ve objenin üzerine yapıştırdığınız esas resmin üzerinde, aynı yere denk gelecek şekilde, hamurunuzu-bombesini de bozmadan-yapıştırın.Bu şekilde perspektif kullanarak, arkadaki figürleri altta kalacak şekilde, öndeki figürleri daha üste gelecek şekilde tüm resimdeki 3 boyutlu yerleri kabartın.Eğer pişirilmesi gereken Fimo hamur kullandıysanız, ev fırınında 100 derecede 30 dakika pişirin, bu işlemi yaparken objeyi fırın soğukken içeri koyun ve pişip,fırını kapattıktan sonra 30 dakika bekleyin, sonra objeyi fırından alın.Obje üzerindeki tüm resimlere dekopaj tutkalı sürerek verniğe karşı korumaya alın.Objenin çok girintisi, çıkıntısı olacağı için en iyi vernikleme yöntemi, sprey verniktir( ben Plaid Folkart kullanıyorum)…En az 5 kat verniklemeniz gerekir, tabi her katı çok iyi kurumak koşulu ile…

Sevgili EDA! sanırım soruna cevap bulmuşsundur. Öbür sorularına gelince,metalik renkler çok kapatıcı değillerdir. Metalik boyadan evvel, kullanacağın renge en uygun akrilik boya ile 2 veya 3 kat astar atarsan, metalik boya daha çabuk kapatır…Yat verniği sentetik bazlı olduğu için selülozik tiner ile temizlemen gerekir. Ancak tineri de daha sonra fırçandan sabun ve su ile temizlemen gerekmektedir. Fırçanın kılları gıcırdayana kadar tineri akıtmalısın… Yat verniği en parlak verniktir, ben kendim parlak vernik çok sevmediğim için yarı mat parke verniği kullanıyorum. Tabi ki tepsi için en uygun vernikler sentetik bazlı yat ve parke vernikleridir çünkü sıcaktan ve sudan etkilenmezler.Sorularını her zaman bekliyorum…

Şimdi sizleri muhteşem kabartmalı objelerimizle başbaşa bırakıyorum…
012

035

023

014

026

025-1

011

002

048

045

040

031-1

115-1547_IMG

068

051-2

Umarım bu güzel resimlerle gecikmelerimi affetmişsinizdir. Sabırla beni bekleyen tüm dostlarıma binlerce kez teşekkürler…GetAttachment8

Daha farklı teknikler ve objelerde buluşmak üzere, bye…021-3


>Sizlere Çok Çok Teşekkür Ediyorum. Thanks to All my Great Readers!

>
Hi everyone,
Omg, workshop is so busy, could it be because of this beautiful blog?Ha ha ha…I can’t even open my computer for some days, but you keep visiting me… Thank you as always for stopping by , your comments and hellos are so appreciated too…aaaand so many pretty new post’s to go see. I’m looking forward to a relaxing weekend and time to go visit you all!I cannot thank you enough!

Herkese merhaba,
Atölyemiz o kadar kalabalık ki, yapılacak o kadar güzel proje var ki, eve biraz daha geç dönmeye başladım, (zannederim, bu güzel blogun da ziyaretçilerimizin ve öğrencilerimizin artmasında büyük katkısı var, ne mutlu bize!)Bazen günlerce bilgisayarımı açıp bakamadım bile. Her zaman sizlere müteşekkirim. Güzel mesajlarınızı yazmaya devam ediyorsunuz…Rahat bir haftasonu geçirmeyi planlıyorum, geciktirdiğim tüm cevapları yazıp, takip ettiğim bloglarda gezineceğim ve internet sitemizi bitirmeye çalışacağım.

Let’s look at some more great projects…

Wouldn’t you want a sewing box like this?

Bu güzel dikiş kutusunu sevgili Dilek yaptı…

Şimdi size sevgili desen hocamız Demet’ten azıcık bahsedeceğim, azıcık diyorum çünkü daha sonra evinde fotoğraflar çekip yaptığı enfes objeleri sizlere daha detaylı olarak tanıtmak istiyorum…İyi ki varsın Demet, keşke herkes seninle tanışmak şansına sahip olsa…

Now, I’m gonna introduce you a very lovely lady, Demet… She is our decorative painting teacher,she is a great painter. Let’s look at some few objects that she has done with the students…

İşte sevgili Demet…


Biliyorum, bahar geliyor ama ben Demet’in boyadığı bu yılbaşı çorabına hayranım, ne yapayım, yine yayınlamak istedim… Hatta yaz ortası yine yayınlayabilirim…

Bu nefis çerçeve Demet’in dersinda Nuriye Hanım tarafından yapıldı…

İşte sevgili Nuriye Hanım,

Benim ne zorluklarla blogu yazdığımı bir bilseniz, sevgili kedilerim, bilgisayarın başına oturduğum an , ekranın önüne yatıyorlar, kucağıma çıkıyorlar, paçamdan çekiştiriyorlar, meraktan ölecekler, Ece ne yapıyor? Her akşam işte böyleyiz…

Do you know in which difficulties I am trying to work for my blog? I have always 2 curious visitors in my study room. aren’t they so cute? They always want to sleep in front of the monitor.Ha ha ha…What am I gonna do with these lovely curious creatures?


Madem kedilerimden bahsettik. Birkaç güzel resime daha ne dersiniz?

Bari evimden de birkaç fotoğraf ekleyeyim dedim, aslında bu resimleri Beyhan için gönderiyorum, “sevgili Beyhan’cığım, bizim evin koltuk takımlarını soruyordun, şimdilik elimdeki fotoğraflardan ekliyorum ama haftasonu, gündüz ışığında tekrar güzel fotoğraflar çekeceğim ve umarım oğluna ve gelinine bir fikir verebilirim…”

More photos from my sweet home…





Mutfağımdan da yeni resimler görmek isterseniz…

And more photos from my kitchen…

Yumurta tasıma bayılıyorum,(bu eski metal bulaşık tasını birgün atölyeye yürürken çöpte gördüm,atılmıştı, gözüme boyanmış hali ile öyle güzel gözüktü ki, etrafıma bakındım, eğildim ve aldım, eski metal bulaşık tasını Demet ne hale getirdi, görüyor musunuz?) sevgili Demet, tekrar tekrar ellerine sağlık…

Sevgili Sıdıka, bu güzel objeler benim için o kadar önemli ki…(biraz Knorr reklamı gibi oldu!)

Sevgili kedili tepsim, bu tepsi benim uğurum, her sergide çok yüksek fiyatlar telkif edildi, yine de satmadım, onu çok seviyorum…
Normal bakliyat kavanozu boyanarak böyle güzel kurabiye kavanozu haline dönüşebiliyor…Haydi sizde cam boyamayı deneyin…

Vazgeçemeyeceğim renk, BEYAZ…

Sizleri seviyorum…


>SİZLERİ ÇOK ÖZLEDİM-MISSED YOU A LOT !

> By the above picture, I think, I actually address to myself “Welcome back to your blogger, Ece!”Thanks Beril, for this gorgeous “Welcome” sign…

Yukarıdaki resim ile galiba ben kendime “Bloguna hoşgeldin Ece” diyorum. Bu arada, bu güzel kapı süsünü Beril yaptı. ellerine sağlık…

My days are so busy, don’t understand what happened? Can’t organize anything…No time for my blog…I apologize from all of you waiting for new images and writings from me…BUT, I have some good news for you…
I will be on TV on a live morning programme tomorrow morning, if you want to watch me it will be at 9 am (Ankara’s time) on a local Turkish channel. You can watch it from internet. Just, go to this web pageand choose media player or flash player to watch it. I used to have a one year programme on the same channel 3 years ago. I was on every thursday morning and taught one technique to the audiences, it was great fun… I am really excited again as it will be a live programme.

AMAAAA size güzel bir haberim var, yarın sabah saat 9′da kanal B televizyonunda konuk konuşmacı olacağım.Eğer burada gördüğünüz güzel objeleri bir kere daha görmek isterseniz ve bir objenin de yapımını görmek isterseniz sizi kanal B’de bekliyorum. Dijitürk 32. kanaldayım. Ya da internet sayfasına girip setradebilirsiniz. Sadece burayı tıklayın . Yaklaşık 3 sene evvel, yine aynı kanalda her perşembe sabahı kısa bir programım vardı. Gerçekten çok güzeldi. Ama bugün biraz heyecanlıyım, belki de canlı yayın olacağı için…Şimdiden
ilginize teşekkür ederim.

Now it is time to show more beautiful objects which we have been created last week in our workshop…Bye bye..ccc-1


>KLOMPEN

>052Klompen Hollandalılara özgü geleneksel bir tahta ayakkabı çeşidi. Günümüzde sadece hediyelik ve turistik amaçlarla kullanılıyor. Çağla seramikten klompenleri toptancıdan atölyeye getirince ve ben de atölyemizde, yukarı kattaki malzeme satış kısmımızda onları görünce bayıldım ve hemen nasıl boyayabilirim diye düşünmeye başladım. Sonunda mutfağımda kullanmaya karar verdim ve hep beğenilen kırmızı ekmekliğime uyan bir model üretmeye karar verdim. Tabi bu işlemleri atölyede sizler için resimleyerek boyadık. Boyamaları yapan, resimlerimi kesen, vernikleyen ve fotoğraf çekiminde bana modellik eden, daha sonra da sürülebilen verniğin kenarlarından akması dolayısıyla alttaki objeye yapışan!!! klompenimi testereyle kesen Mehtap, Işınsu, Çağla, Şebnem, Buket ve Yasemin’e çok teşekkür ediyorum.
Klompenim Nasıl Boyandı?
Seramik objeler boyayı çok çabuk emeceği için önce bir kat su bazlı vernik( Plaid marka) attık.001

İyice kuruduktan sonra kırmızı su bazlı boya( Folkart Lipstick Red) ile seramik kapanana kadar (3-4kat) boyadık.004


Klompenin iç kısmını ise daha neşeli olması açısından,yuvarlak doku fırçası ile birkaç sarı tonlarındaki rengi(Folkart wicker white, school bus yellow, yellow ochre) karıştırarak doku tekniği ile boyadık015

Kuru, sert ve dolgun bir fırça ile beyaz su bazlı boyayı sıçratma tekniği ile objeyi süsledik.016

Kestiğimiz resimleri organize edip Royal Coat dekopaj tutkalı ile yapıştırmaya başladık.018021

Tüm resimler yapıştırıldıktan sonra yine 2 kat Royal Coat dekopaj tutkalı ile tüm objeyi koruduk. 022

Daha sonra 4-5 kat su bazlı vernik attık. Pırıl pırıl parlaması için sır vernik (Cadence Sır Vernik)sürdük. 24 saat kurumaya bıraktık.029

Mutfaktaki klompenim…
054-1


>Sevgili Boradora(Blog takipçisiyken öğrencim oldu!)

>Yukarıdaki ekmeklik ve aşağıdaki sevimli kapı gazeteliği Sinem Güven’in atölyedeki ilk eserleridir…

Boradora’yla önce 10 marifet.org’da tanıştık. Pardon, Öğrencim Dr.Aygün sayesinde önce ben, 10 marifet.org ile tanıştım, orada çok güzel arkadaşlar edindim. Bunlardan biri de Boradora’ydı. Bendeniz, aniden bayram tatilinde blog yapmaya karar verince 10 marifetteki dostlarıma da bunu bildirdim ve Boradora’ya, ya da artık şöyle hitap edebilirim, Sevgili Sinem Güven, bu sefer bana blogumdan yazmaya başladı. Sonra bir cumartesi günü, baktım annesiyle bizi ziyarete gelmiş, nasıl hoşuma gitti, yani biriyle birbirinizi görmeden yazışıyorsunuz ve güzel iltifatlarını okuyorsunuz, onun sözlerinden çok gururlanıyorsunuz ve bir gün bu güzel, alçakgönüllü bayanla tanışıyorsunuz, çok çok keyifli….veeee Sinem kursa yazıldı(tabi önce anneanne torunlara bakması için kandırıldı, yani burada anneanne faktörü en önemlisi, o olmazsa Sinem kursa gelemezdi…)
Bir baktım, 18 Aralık yorumlarında Sinem var…
“sinem guven said…
cok cok zevkli seyler yaptiklariniz.bir an once katilmak istiyorum araniza:)
boradora:)
December 18, 2008 3:47 PM

26 Aralık’ta da bize yorum yazmış…
sinem guven said…
Yarını iple cekiyorum ilk dersim icin, bir kez daha dogru bisey yapacagimi anladim:)ne muhtesem seyler bunlar ece ortmenim…buyulendim..
sinem guven
December 26, 2008 11:41 AM

Sonra derslere başladıııı…4 Ocak yazıma da yorum girmiş…
sinem (boradora) said…
atolyede ikinci haftam bitti..zaman inanilmaz geciyor,huzur her koseye islemis..ece hocam ve sevgili cagla yogun is tempom, iki cocuklu kosturmacam arasinda boylesine huzurlu bir ortami yasattiginiz icin cok tesekkurler…
January 4, 2009 7:23 PM

Vee artık Sevgili Sinem Güven’de ahşap boyama denen, bizim atölyemize has, tedavisi mümkün olmayan hastalığa yakalandı…Çok tatlısın Sinemciğim, karşındaki insanı bu kadar içten yüceltebildiğin için ben sana çok teşekkür ediyorum…
sinem guven (boradora) said…
kendimi unutuyorum uc saat boyunca…dinleniyorum, keyif aliyorum huzur buluyorum.hele su fimo ile kabartma isine bayiliyorum, baska neleri kabartabilirim diye gozlerim fildir fildir evde..tesaduflere inanirim.iyi ki buldum sizleri tesadufen ece ablama…tesekkurler..
January 19, 2009 2:04 PM

Ah, az daha Aygün’den bahsetmeyi unutuyordum. Herşeyi başlatan o… Blogger’ı ilk keşfeden o…bütün yoğun iş hayatı arasında sıkı bir kursiyer olup perşembe geceleri derslerini hiç kaçırmayan o…Aygüncüğüm, buradan sana da çok teşekkür ediyorum… Aygün’ün blogunu görmek isteyenler hemen

buraya tıklasın… İşte size Aygün’ün yaptıklarından bir ipucu…


>Famed Rabbit Bench-Sevgili Tavşanlı Bankımız

>114-1482_IMG
When I was reading “Cindy from Romantic Home”, I suddenly remembered our “Famed Rabbit Bench” and wanted to share with Cindy and with all of you.. We painted and sold this lovely bench three times…. I think it is time to paint again, before Easter, I missed her very much…Thank you Donna Dewberry because I saw this bench in one of your book and thank you Cindy as you made me to feel the power of painting it again…( I added “The Bunny Tale” poem at the end of my post cause I always love this poem very much…)

Meşhur Tavşanlı Bankımız….
Tavşanlı bankı, önce bir boyama dergisinde, Donna Dewberry’in reklamında gördüm. Uzun zaman “nasıl bu bankı yaparız?” hayalini kurdum. Bir sergi hazırlığı sırasında, “işte tam sırası” diye karar vererek, Münir Usta’mıza danıştım. Münir Usta “yaparım, tabi ki” deyince, hemen dergiden, minicik resimden kocaman dev gibi fotokopiler bastırdık. Münir Usta her zamanki gibi çok güzel kesti, biçti ve bize boyamaya getirdi. Tasarım ve renk seçimi bana ait ama boyamalarla ile ilgili herşeyi, ilk seferinde sevgili Dilek yaptı, one-stroke süslemelerini de sevgili Münevver yaptı. Sergiye koyduk, hemen satıldı.. O kadar da zahmetli bir proje ki, hem sattık, hem de çok üzüldük. Onun üzerine sevgili Buket, “ben yine boyarım” dedi ve hemen bir tane daha yaptık, belki hatalarımızı da düzelttiğimiz için bu sefer daha da güzel oldu. ama beğenilince yine sattık. Ah, az daha unutuyordum, bir tane de derste eski öğrencimiz Serpil hanım tavşanlı bankımızdan yapmıştı, tabi en büyük yardımcısı yine sevgili Buket idi. Neyse ki, Ankara’da Çayyolu’nda eski bir öğrencimizin bahçesinde bir tane var, içim rahatladı.Sevgili Dilek, henüz boyuyor, daha tavşana elini sürmemiş…

Tavşan da artık boyanmış, hatta gözleri bile var…

Sevgili Münevver one-stroke çalışmalarını yapıyor…

Oh, biz de Mehtap’la hazıra konmuşuz…Yarı boyalı bankta oturup, makarna yiyoruz…Beni tanıdınız mı? O zaman kızıl saçlıydım!


Ama ben bu tavşanlı bankımızı çok seviyorum. Haydi Buket, o güzeller güzeli kızını biran evvel büyüt de, bir tane daha tavşanlı bank yapalım ve yeni sergimize koyalım. Bu arada elleriniz dert görmesin sevgili Dilek, Münevver ve Buket…Yaptıklarınız asla maddiyatla ölçülemeyecek kadar değerli…


THE BUNNY TALE
I thought it was a kitty cat
But saw it was a rabbit
He was hopping down the trail
And then he stopped to sit.

He looked back at me
And wiggled his nose
Seems he wanted me to follow
So, I quickly arose.

I started down that trail
Amongst the forest’s trees
As that rabbit scurried off
As quickly as you’d please.

He stopped at the next bend
He once more looked at me
And as I moved nearer
He turned once more to flee.

I moved deeper in the forest
It was dark and kinda silent
I looked around the trail’s curve
To see where that rabbit went.

He sat in an open clearing
Of clover covered ground
Amidst a group of creatures
That had gathered around.

They all watched me warily
But, they didn’t turn to run
The rabbit said, “Come join us.
Come join in our fun.”

I asked, “How do you speak?
Am I losing my mind?
If I close my eyes and look again,
I wonder what I’ll find?”

He said, “You’re in our world now,
And if you’ll truly believe,
You will be amazed at things
Your heart and mind perceive.”

You will see life as it should be,
If you’ll take the time to look.
You’ll find all those stories true,
As told in the fairytale book.”

“You’ll see we live in peace,
And nearly perfect harmony.
You’ll learn what it really means
To be happy, safe and free.”

I sat down with legs crossed
And said, “Please tell me more.
This sounds like the very place
That I have been searching for.”

“I’m tired of all the hassle
Of this world in which I live
Where they all think, I want to take,
When I only want to give.”

“It’s a plastic/cardboard place
Where nothing’s really real.
Where so many things are only said,
Without the will to feel.”

“So, if I like it here with you
Will I be able to stay?
Or will you force me to return
To where they play those games they play?”

He said, “Humans are so foolish!
They are filled with hate and greed
They rip the life from the Earth
After they’ve planted it’s seed.”

“You say you want to stay with us
But, that can not be allowed,
For if we welcome one of you
Before long, there’ll be a crowd.”

“We will let you stay for awhile
Try to teach you what we know
That this World can live in Peace
And then, you’ll have to go.”

But then I awakened
And realized, I’d dreamed
But I can’t get over how real
That Bunny seemed!

Del “Abe” Jones
117-1797_IMG


>Cynthia’s Cottage Design

>HI CYNTHIA,
Thanks for allllll your gorgeous words. You always make my day with your wonderful comments. First, I was gonna write to your blog,(how to decoupage, so smooth and glossy ) but then I decided to write my “today’s post” just for you. Because I want to introduce you to all my followers. By the way, of course I have already seen your tray, I love your style and the colours you are using..I hope I didn’t do something wrong by posting some of your pictures here…I decided the content of my post just now so I didn’t have time to ask your permission….
Have a rest for a while now and examine some decoupaged projects, I am gonna write some explanations about you in Turkish and then it will your turn, I am gonna explain in english to you how to decoupage correctly …It is towards the end of my post…
Upps, I was gonna forget to tell you that I am so busy preparing a side banner about HOW TO PAINT, you can follow the steps of different techniques from there…

MERHABA ARKADAŞLAR,

Bugün sizlere taaaa Amerika’dan, blogum sayesinde tanıştığım çok cici bir hanımı ve onun blogunu tanıtmak istiyorum. Bana devamlı, o kadar güzel şeyler yazıyor ki, onu sizlerle tanıştırmak istedim…Favori bloglarımdan ona bağlanabilirsiniz…



Kendisi iç mimar, dekoratör ve stilist..Bizim atölyede yapılanlara ve özellikle banyoma hayran…Devamlı çok güzel övgülerde bulunuyor, gururlanmamak elde değil. Ben, aslında Türkiye’de elimizde var olan craft malzemeleriyle birşeyler yapmaya çılışıyorum, Amerika’da onların elinde ne malzemeler var, düşünebiliyor musunuz? Ama onlar benim yaptıklarımı beğeniyorlar…Bugün biraz galiba kendimle övünme günüm… Çünkü birkaç gündür bloga yazılanlar, hotmail’ime mesaj bırakanlar (lütfen bloga yorumlarınızı bekliyorum, hotmail’den ziyade…) o kadar güzel ki, bir de bu arada İstanbul’a workshop yapmaya davet edildim. Bu daveti önce sevgili Meltem Özeker başlattı ve arkasından birkaç hanım devam etti.Bugün atölye’ye İstanbul’da oturan bir hanım geldi, sevgili Ayten ve Aynur’un arkadaşları… O da bunu teklif etti, ne ilginç değil mi? 2 gündür İstanbul’dan workshop teklifi alıyorum. Hiç aklımda olmayan birşey…Böyle bir workshop olursa gelmek isteyenler çıkar mı acaba? Gelmek isteyenler blog aracılığı ile bana yazarlarsa bu konuda bir fikir sahibi olabilirim ve zannederim, ileriki planlarımın içine alabilirim…Tekrar, tekrar bana bütün bu kıyaslanamayacak manevi duyguları yorumlarıyla yaşatanlara çok teşekkür ediyorum.

Gelelim Cynthia’ya…Cynthia, bugünkü yazısında bana nasıl dekopajlarımızın bu kadar güzel olduğunu sormuş, “mahsuru yoksa benimle paylaşır mısın, çünkü benimkiler çok kötü oluyor” demiş.Ona cevap yazarken sizlere de bilgi vermiş olayım…
ATÖLYE BEYAZ’DA NASIL DEKOPAJ YAPILIR?

Dekupe edeceğiniz kağıt çok ince olmamalı, en az 80 gr’lık kağıt kullanmanız lazım…Düzgün ve temiz bir yerde yine çok temiz bir fırça yardımı ile dekopaj tutkalını( ben 10 senedir sadece “Plaid-Royal Coat Decoupage Finish” kullanıyorum)kağıdın her tarafına iyice gelecek şekilde yayıyorum. Bu işlemi çok hızlı yapmamız gerekiyor, sürdüğümüz tutkal kağıdın hiç bir yerinde kurumadan yapıştırma işlemine başlamamız lazım… Sürer sürmez önceden kararlaştırdığım yere kağıdı bir taraftan bir tarafa sırasıyla bırakıyorum. Mesela soldan yapıştırmaya başlayıp sağa doğru yapıştırmaya devam ediyorum, aynı zamanda da gittiğim tarafa doğru bir bez yardımı ile bastırarak kağıdın havasının çıkmasını sağlıyorum…Yani kağıdı hiçbir zaman olduğu gibi objenin üzerine bırakmıyorum. Düzgün bir şekilde yapıştırdıktan sonra, ortadan dışa doğru tampon şeklinde kıvırdığım bez ile devamlı bastırarak kalan havanın ve fazla tutkalın kenarlardan çıkmasını sağlıyorum. Bu bastırma işlemine en az 2 dakika devam ediyorum. Yaklaşık 10 dakika sonra resmin tüm üzerine Royal Coat’tan sürüyorum. Bu tutkal iz yapmadığı ve silikonlu olduğu için her sürüşünüzde resmi cam gibi kaplamaya başlıyor, ben genelde kurutup bir kat daha sürüyorum ve koruma işlemini bitiriyorum ama siz isterseniz 5-6 kat atarak artık resmin hiç elinize gelmemesini de sağlayabilirsiniz….
Şimdi bunları bir de Cynhtia’ya ingilizce anlatmam lazım… Görüşmek üzere…

HI CNYTHIA, İT İS ME AGAİN…
Now… HOW TO DECOUPAGE A PICTURE?

You know decoupage is actually quite simple! If you can cut and paste, you already know most of the techniques involved. Basically, you cut out pictures; you glue the pictures onto an object; and then cover the object and pictures with a few coats of decoupage medium to protect it.I only use Plaid- Royal Coat decoupage finish. I love it, you can glue the picture and then protect it perfectly with this magical item.. Use a big, big brush to glue your picture because gluing the picture must have been done very quickly, I prefer to dilute my glue with a bit of water as well.

Completely coat the back of the picture with the decoupage medium. You should also put a thin layer of glue in the area where you are sticking the picture.Stick the picture on the glue. Never stick the whole picture in one step.Use your finger to gently push down the picture starting from one side and continue layering the picture towards the other side slowly, at the same time push out any wrinkles and excess glue towards the way out by the help of a rubber squeegee.
Now another tool that I can’t give up…It is “Royal Coat Decoupage Tool Set”from Plaid. There is a a rubber squeegee in it, it is perfect to smooth out air bubbles and delivers a perfect finish.
Unfortunately, there isn’t any in Plaid’s official site, I found it only from here: http://www.papermojo.com . By a cotton swab, continue pushing the picture baginning from the center towards the way out for at least 2 minutes. Wait for 10 minutes and then coat your item completely with the decoupage medium. Let this dry completely. Continue with the last 2 steps until all your pictures are sealed with the decoupage medium. The decoupage medium should cover your picture like a strech-film on it.I mean, keep adding coats until the edges of the pictures are so smooth.
Oh my god, I hope my english was efficient to explain every step clearly.
Hope to see you SOON.
Bye bye Cnythia, kisses and big hugs from Turkey…


>A WEEK İN YEAR 2009- 2009′UN İLK GÜNLERİNDE ATÖLYEMİZ

>Wow! It’s 2009! I am so looking forward to spending lots of time with you in the days, months, and year ahead. Let’s look at what we have been doing in year 2009…

İnanamıyorum! 2009′dayız… sizlerle birlikte geçireceğim günleri, ayları hatta koca bir yılı sabırsızlıkla bekliyorum. Eminim sizler de yeni yılda daha çok çalışacaksınız, aynı atölyemiz gibi….Herşey için herkese müteşekkirim…İşte yeni yılın ilk günlerinde yapılanlar…
006-1

I think we started missing the spring, sun and sunflowers….

Zannederim baharı özledim, çünkü artık canım çiçeklerle çalışmak istiyor. Herkes benden ürünlerin nasıl yapıldığını anlatmamı bekliyor…Blog yazısı hazırlamak, resimlerini düzenlemek oldukça zor bir işmiş…Zaten nasıl boyanır diye bir köşe açacağım ama bayağı zaman ayırmam gerekiyor, uygun zamanı bekliyorum, biraz daha bekleyin arkadaşlar…
Atölye’ye gelemeyenler için çok yararlı olacağını biliyorum amaaaa aslında benim tüm yaptığım yaratmak…Teknikleri anlatırım ama parçaları biraraya getirmek ancak bir kurs sırasında karşılıklı olabiliyor.
Mesela bu çerçeve…Burada da çerçevenin içinde arı peteklerinin olduğu bir resim var, o resmi hep çok seviyordum, aklıma birden çerçevenin dışında kullandığım peçete deseni geliverdi (boya yapanlar bu deseni çok iyi tanırlar), ikisinin çok yakışacağını düşündüm ve bir de hamurla kabartınca çok neşeli bir çerçeve ortaya çıktı. Burada zor olan hiçbir şey yok, sadece yapıştırma yaptım ama uyum herşeyi güzel gösteriyor….Sizce nasıl olmuş?

Atölyeden hummalı çalışmalar…

Bugün Dilek atölyede çok güzel bir sandık bitirdi.Mumla eskitme yapıldı, üzerinde yağlı boya eskitme var, tüm üstünü resim kapladık, yanlarına uygun şerit şeklinde resim yapıştırdık, ön kısmına da pano üzerinde resim yapıştırdık…

Ya bu güzel kurabiye tabağına ne dersiniz? Çağla’nın yeni evi için….Sadece beyaz boyandı ve bir sürü resim yapıştırıldı…014

Bu arada kendi aramızda Salı grubuyla küçük bir yılbaşı partisi de yaptık

my pictues

Sevgili Işılcığımız, 31 Aralık günü doğum yaptı( 2009′u bekleyemedi..), bir oğlu daha oldu ama son güne kadar boya yaptı hem de ne güzel şeyler yaptı, kaç gündür gözlerim seni arıyor Işıl…
İşte Işıl’ın maharetlerinden 2 tanesi…031

Türesin Hanım’ın yılbaşı ağaçları nasıl ama? Bu nefis tatlıyı bir türlü yemeğe kıyamadık, seyretmekten bıkmadık…Tarif isteyenler olursa ne yapayım Türesin hanım?

Bu güzel cam tabağı Meltem Hanım evde yapmış, bayıldım, ellerinize sağlık…

Duvar panolarımız bir harika oldu, hepsi hamurla kabartıldı….

Sevgili Hatice hanım, Nazan hanım ve Zehra hanım’la birlikte bir ders daha geçti…

Ülkü Hanım’ın güzeller güzeli kızı Gökçe’ye yaptığı kutu…

Sevgili Selin, çöp torbalığını amma süslemişiz, ne kadar da güzel olmuş, ellerine sağlık…

Sevgili Nuriye Hanım

Sevgili Aylin Hanım

Aman, bu güzel öğrenciler de kim? Reyhan ve Sema’mı yoksa?

Güzeller devam ediyor…Sevgili Seda,

Sevgili Sonay,

Sevgili canım arkadaşım Sema,

Ama hocalar olarak Yasemin’le ikimiz de güzel poz vermişiz….
002-2


Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 49 takipçiye katılın