>DERİN HANIMLARA BUYURMAZ MIYDINIZ?

>

Tebrikler İffetin Günlüğü…..

Ne güzel bir duyguymuş, tanımadığım birine hediye vermek…..Eeee, şimdi İffet’in benle haberleşmesini beklemem lazım…Umarım hemen bana adresini yazar da, yılbaşından evvel kendisine hediyemi ulaştırırım….

Hediye işi de bittikten sonra, normal blog hayatıma döneyim ve sizi çok çok güzel bir ev gezmesine davet edeyim dedim.

Sevgili Derin Hanım…
Galiba 5 yıldır tanışıyoruz…Hatırladığım kadarı ile Arcadium Alışveriş Merkezi’nde, yaptığımız bir sergide annemle tanışmışlar…Annemle tanışan bir hanım, hiç kursa yazılmadan ayrılabilir mi sergiden acaba?
Ah, birdakika….Derin Hanım’a döneceğim ama bir dakikalığına annemden, Sevinç Hanım’dan bahsetmem lazım….Şimdi sevgili dostlarım…Hizmet sektöründe verilen bütün kişisel gelişim derslerinde temel kural şudur: (hani bu aralar çok moda ya, “Yaşam Koçluğu Dersleri”……., yaklaşık 20 senedir hizmet sektöründe ve hep çok iyi yerlerde çalıştığım için, o kadar çok “müşteri nasıl iyi hissettirilir” dersi aldım ki….)….nerde kalmıştık, evet, daha iyi bir yaşam, daha iyi hizmet, daha iyi bir insan olmak için temel kural şudur:

Her insana, sanki önlerinde, “Bana kendimi çok iyi hissettir” tabelası asılıymış gibi davranacaksın….

İşte hiç bu gibi kurslara gitmemiş olmasına rağmen, annem bunu hep çok iyi yapan biridir. En karamsar anınızda bile tesadüfen çarşıda, restoranda, markette onun yanına düşerseniz, mutlaka sohbet edecek bir konu bulur ve inanın, karamsarlığı bir kenara atıp gülümseyerek hatta kahkahalar atarak, yolunuza devam edersiniz…O yüzden annemin eline düşmüşseniz, hayatta, kursa yazılmadan sizi bırakmaz…Herşey için çok sağol canım anneciğim….Tabi, aynı evde yaşayınca ve her iki karakter de oldukça baskın olunca bizim evde neler oluyor, varın siz düşünün ama yok, yok….Bu koca dünyada, hep iyiliğimizi isteyen, ne yapsak , onların gözlerinde en iyi, en güzel, en mükemmel, en kahraman olduğumuzu düşünen, bir tek kim var sizce?...Annelerimiz…..

İşte Derin Hanım ve arkadaşları da annemden kurtulamadılar!!! ve kursa yazıldılar….Yazılış o yazılış….. 5 senedir, (yoksa 6 sene mi oldu??)

sevgili Derin hanım,
sevgili Türesin Hanım
sevgili Meltem Hanım sevgili Selda’cık sevgili Defne’cikatölyemizdeki en değerli dostlarımızdan birkaçı….Herşey için çok teşekkürler….

Derin Hanım bizi ” Hoşgeldin 2010″ partisine çağırdı…Nefis yemekler yedik, (ben de “ailenin fotoğrafçısı”), bol bol resim çektim, hep beraber sohbetler ettik……Zaten böyle güzel buluşmalar, böyle özel günler olmasa hayat dümdüz geçip gidiverecek……

Sizi resimlerle ve Derin Hanım’ın güzel evi ile başbaşa bırakıyorum…..

Resimlerdeki ahşap boyamalar, tüm etamin işlemeler, goblenler, porselen boyamalar, Derin Hanım tarafından yapılmıştır.






























































>Sizlere Dekopaj Resmi hediye edebilir miyim?

>

Ama şimdi benim gibi yufkayürekli birine böyle güzel şeyler yazıyorsunuz..Sonra da sizler için bir türlü ne yapacağımı bilemiyorum…

Biliyorum, resimlerimize bayılıyorsunuz…

Bari dedim, bir kaç resim hediye edeyim…

Aşağıdaki resimler atölyede orijinal sayfalarından taranarak buraya aktarıldığı için iyi bir yazıcıdan aynı orijinali kalitesinde çıktı alabilirsiniz. Tabi en iyisi resimleri CD’ye kayıt edip, iyi bir fotokopicinin yolunu tutmak….

Güle güle kullanın…

img-Z16161059-0001

img-Z16161033-0001

img-Z16160648-0001

Gelelim hediye çekilişimize mesaj gönderenlere….

DSC_0109

14 Aralık tarihi itibari ile bloga yorum bırakanlar ya da ece_aymer@hotmail.com’a mesaj bırakanları 20 Aralık akşamına kadar aşağıdaki tabloda yayınlayacağım.

Herkese…. o güzel, yüreklerinden gelerek yazdıkları muhteşem sözlere….
binlerce kez teşekkür ediyorum, yanaklarınızdan öpüyorum…
(Zannederim, en kısa zamanda blogumda “en güzel yorumlar” köşesi açmam gerekecek…
İçim sıkıldıkça,açıp bir çırpıda hepsini okurum ve hemen bomba gibi olurum…)

1.MARİFETLİ PERİ
2.SERPİL AKSUNGUR
3.KITCHEN WITCH
4.BAHAR
5.GÖKÇE
6.EBRU
7.BEYAZ KELEBEK
8.ÇİĞDEM
9.CEYCEY
10.İFFETİN GÜNLÜĞÜ
11.SEVÇA
12.DSHANDMADE
13.ÖZLEM
14.NERİ
15.NEDUK
16.NUR
17.LAVANTABAHÇESİ
18.NANELİMON
19.ZEYNEP BAYRAM
20.BEYHAN-MUAMMER
21.ÖZNUR NİĞDELİ
22.SONAY KIZILYEL
23.NİHAL ÇAĞLAR
24.SİBELLA
25.YILDIZ111
26.LOLİPU
27.HERŞEYDEN AZICIK
28.MELEKİZCİ
29.NUR
30.HOBİGİLLER
31.HAYRİYE AYŞE DEMİR
32.GÜLNAZ DEMİREL
33.OYA YILDIRIM
34.DAKİKADANONCE
35.PINAR
36.RIMMA
37.ZEYNEP MELTEM
38.ELİF TUNÇ
39.GÖZDE GİZEM UYSAL
40.MÜRVET BAYDEMİR
41.HUZUNLU37
42.RABİA GÖKSALTIK
43.MERAL GARİPOĞLU
44.BEHNUR YAVUZ
45.ŞEYDA BARUTÇUOĞLU
46.DERYA ÖZEN


>SORULARINIZA CEVAPLAR

>herşeyden azıcık: Mailini göremedim ama primer ya da kapatıcı hakkında bilgi hemen vereyim. Kapatıcı aslında masif tahtaya da ya da ham MDF’ye de atılabilen ön boya…Yapışkanlı bir kimyasalı olduğu için ham tahtaya atıldığında senelerce üzerine yapılan işlemlerin zarar görmemesini sağlıyor.Masraflı olacağı için biz ham eşyalarda hiç kullanmıyoruz. Üzerine atılan boyanın daha iyi yapışmasını sağlayan özelliği dolayısı ile biz sadece eski eşyalarımızda (zımpara yapmamak ya da boya sökücü kullanmamak için)ve metallerde kapatıcı kullanıyoruz. Dibe çöken bir malzeme.O yüzden her kullanımdan evvel çok iyi karıştırılması gerekiyor. Su bazlı bir madde.Fırçanızı su ile temizleyebilirsiniz ve çabuk kurur. Beyaz renklidir. Kapatıcı maddeyi ilk olarak ben keşfettiğim için çarşda satıldığını pek zannetmiyorum. Bu ürünü atölyede bir hayli sattığımız için de çok özür dileyerek marka ismi veremiyorum. Biz de bu ürünü, galonlar halinde ithal olarak alıyoruz, 100ml.’lik kaplarda satıyoruz. 100 ml bir fiskos sehpa için yeterli. Fırça veya rulo ile sürebilirsiniz. Eski eşyanızın üzerinde ne kadar çok kalırsa o kadar iyi kemikleşir. Daha sonra ham eşya gibi eski eşyanızı yeniden istediğiniz renge boyayabilirsiniz. Türkiye’nin her yerine yurtiçi kargo ile gönderiyoruz.

Gökçe:
1)Enamels boyaları metale tabi ki kullanabilirsin. Aynı yukarıdaki kapatıcı türündeki boyalar oladuğu için yapışma özellikleri var ve metal, cam, seramik gibi kaygan yüzeyler için tek kullanabileceğin boya çeşidi…
2)Vernikli boyalar hakkında çok bilgim yok…Çok fazla çeşit malzeme ile ilgilenen bir hoca değilim.Benim çok fazla kullandığım bir takım ana malzemeler var, onun dışında herşey yaratıcılık…Sizin de çok dağılmanıza gerek yok bence…Örneğin vernikli boya kuruyunca görünüşte güzel olabilir ama vernikli olduğu için, örneğin, üzeri çatlatma ilacını tutmayan yani her teknikte kullanılamayan bir boyayı niye dolabınızda bulundurasınız ki? Onun yerine her teknikte baz boya olarak kullanabileceğiniz akrilik boyalar varken….
3)Sırlı seramik üzerine de enamels boya kullanabilirsin.
4)Sünger fırçadan anladığım ucunda dikdörtgen şeklinde siyah süngeri olan fırça? Aslında güzel sürülebilen fırçalar…Hangi tip sünger fırça kullanırsan kullan, baloncuk oluşuyorsa, ya boyayı fırçaya çok alıp yedirmiyorsun, ya kullandığın boya fazla sulu, ya da fırçan sulu iken kullanıyorsun. En güzel malzeme Praktiker gibi yapı marketlerde satılan, ucu kadifemsi rulolar…Ya da ucu sentetik kıllı fırçalar…Unutmazsam gelecek Tv programına bunlardan örnekler götüreyim, size oradan da göstereyim.
5)Kapatıcı hakkında bilgiyi biraz evvel yazdım.
6)Haklısın, internet sayfamıza zaman ayırmamız gerekiyor….
7) Sömestr’de İstanbul’da olacağım, umarım bu sefer tanışabiliriz.

Neduk: Güzel sözlerine çok teşekkürler.Kavanozumda pek bir küçük ama bazen küçük bir anı herşeye değiyor değil mi? Hediye kavanozumu geçen program sonrası KanalB’den almayı unuttuğum için resmini yayınlamadan net bir şey yazamadım..Ah ben, öyle unutkanım ki… Gelecek pazartesi kavanoz resmi ile birlikte hediye detaylarını da yazacağım…Tabi ki mesajlarınızı bloga bırakmanızı isteyeceğim. Her nerede olursam olayım, okuduğum tek şey blogum ve sizin mesajlarınız…

Sevça: Dekopaj kağıtları diye sorduğunuz resimlerin kaynakları çok çeşitli…Bazısı takvimden, bazısı özel alınmış bir kitaptan, bazısı bir yabancı yemek kitabının içindeki minicik bir resim, bazıları ben 12 yaşlarımdayken biriktirmeye başladığım kartpostal koleksiyonumun bir parçası….O yüzden onları yayınlayıp satmamıza imkan yok ama sizler resim istemek üzere mail attığınızda, zamanımız yettiğince göndermeye çalışıyoruz. Sen de, eğer, hangi resimleri istiyorsan, bana blogdan kopyalayıp mail atarsan, biz de adresine postalayabiliriz.


>HELLO LADİES 3

>

Tam ekran yakalama 12.10.2009 212801

Yukarıdaki resmin nasıl yapıldığını anlayabildiniz mi?
Tam ekran yakalama 09.12.2009 200831
Ya bu noel babanın nasıl yapıldığını…….?

Ya da bunların?


Bütün bu resimler birer STENCIL şablonu…Ne kadar güzeller değil mi? Ben bir stencil hastasıyım, herşeyi stencil ile süsleyebilirim…Maalesef Türkiye bu konuda çok kısır…Eskiden Delta markası Türkiye’ye getirilirken meğer ne kadar şanslıymışız…Artık Türkiye’ye hemen hemen hiç güzel stencil gelmiyor, zaten en ucuz ve güzel stencilleri üreten Delta markası da çoktan kapandı…Biz atölye olarak arada yurtdışından stencil istiyoruz ama çok pahalıya mal oluyor…

Mesela aşağıdaki stencil yaklaşık 100$’a mal oluyor…

Yukarıdaki stencili yaklaşık 5 sene evvel Amerika’dan internet aracılığı ile satın aldım ve çeşitli yerlerde kullandık…Hatta Angora Evleri’nde Bilim Teknik dergisinin genel yayın yönetmeninin evindeki banyo dolaplarının tüm kapaklarını bu stencil ile süsledim..Maalesef hiç resim çekmemişim. Ama aynı stencili daha sonra Beyhan kullanmıştı.. Neyse ki, Beyhan’ın dolabının bir resmi var…


Yurdışında fırçaları olsun, yapıştırıcıları, boş kağıtları, stencil kesicileri bile her yerlerde satılıyor..Ahhhh, burada ancak elimizdekilerle yetiniyoruz…Laf aramızda ellerinde o kadar bol imkanlar olsa da, yabancılar bile bizim blogda yaptıklarımıza feci şekilde hayranlar…Atölyemle bir kere daha gurur duyuyorum…

İsterseniz şimdi atölyede yapılan stencil örneklerine bir göz atalım…Dikkatle incelerseniz, aslında 8-9 stencilin etrafında dönüp duruyoruz ama yine de güzel şeyler yapabilmişiz…Siz ne dersiniz?













Gelen mesajlara binlerce kez teşekkürler…


Sevgili Ebru
‘nun dediği gibi (aslında yılbaşı hediyesi benim yaptığım küçücük bir hediye) yorum bırakmanız için hediye vermeme gerek yok, her zaman öyle güzel şeyler yazıyorsunuz ki….Hediye sadece biraz ortamı neşelendirmek ve heyecanlandırmak için keyifli bir vesile…”Sevgili Ebru‘cuğum….., nasıl koltuklarımı kabartan, kalbime yumuşacık dokunan bir söz söylemişsin… “Türkiye’nin Donna Dewberry’si olur musunuz?” diyerek…Bu sözünü uzun zaman unutmayacağım…Güzel yanaklarından çok çok öpüyorum…

Sevgili Zeynepmeltem…..Bana hitaben, “Varlığıyla arkadaşlarının ve blog takipçilerinin hayatına renk katan bu özel insan…”diye başlayan o güzel yazı için seni öpüyorum……Ahh, çok mahçup oluyorum, canım Zeynep‘ciğim, senin ağzından böylesine değerli bir sıfatı duyabilmek için ne yaptım acaba? Çok çok teşekkür ediyorum.

Herkesin ama gerçekten taaaa yüreğimin derininden söylüyorum, herkesin yazdıkları benim için çok çok değerli….

Sevgili Sevgi Saygı, geçenlerde bana muhteşem bir mektup yazmış.”Ece hanım, bizi uzun zaman susuz bırakmayın” demiş (Bu mektubu da uzun zaman unutmayacağım, her canım sıkıldığında açıp derin bir nefes alarak tekrar tekrar okuyorum…Sevgili Sevgi Saygı, sizi de o güzel yanaklarınızdan mutlulukla öpüyorum…Mektuptan öyle etkilendim ki, o şevkle 2-3 gündür, sizleri susuz bırakmamaya çalışıyorum…

Bu gece, yatağımda, üşenmeyip bana yolladığınız güzel mesajlarınız sayesinde aşağıdaki kız gibi uyuyacağım.

Tam ekran yakalama 09.12.2009 222147

Tam 3 saattir blog yazısı yazıyorum…

Tüm sorularınıza yarın cevap vereceğim.

İyi geceler…

Tam ekran yakalama 09.12.2009 220913

>HELLO LADIES 2

>DSC_0178

Merhaba arkadaşlar,

Bu geceki yazımda bir objenin yapımından bahsedeyim, hem de bu arada, neredeyse 1 aydır biriken sorularınıza azar azar cevap vermeye başlayayım.

Haydi gelin birlikte bir yılbaşı çelengi yapalım.

Bize gerekli olan malzemeler: Yılbaşı çelengi, çeşitli dekopaj kağıtları, kendinden kuruyan model hamuru(eberhard faber-light), dekopaj tutkalı(royal coat decoupage finish)kretuar, ince çiçek teli, tahta 2010 rakamları, peçete, peçete tutkalı(Art potch), sıcak silikon tabancası, çeşitli kumaş ya da kurdeleler…

Rakamları akrilik beyaz boya ile boyayın. Boya kuruduktan sonra üzerine istediğiniz bir peçeteyi peçete tutkalını peçetenin üzerinden sürerek yapıştırın. Yapıştırıcı kuruyunca artan kenarlarını rakamlara göre kesin ve tekrar rakamların ve peçetelerin üzerine koruyucu amaçlı peçete tutkalından sürün.

Beyaz model hamurunun rengini krem rengine çevirmek için, 1 paket hamurun içine 1 çay kaşığı kadar hardal sarısı rengi akrilik boya katın. Homojen bir renk elde edene kadar elinizde yoğurun ve bir merdane yardımı ile 3 mm kalınlığında açın.

Daha evvelden kesip hazırladığınız dekopaj resimlerini arkalarına dekopaj tutkalı sürerek hamura yapıştırın.

İyi bir kretuar( profesyonel kesme aleti) yardımı ile resimlerin tam kenarlarından dönerek hamuru kesin.
Hamurların dönerek düz şekillerinin bozulmaması için üzerine bir gece boyunca hafif bir ağırlık koyun. (Ör. Hamurları masaya dizip üzerine bir tepsi ile bastırabilirsiniz.)Ertesi gün keskin bir delici ile (tığ, ince yıldız tornavida, şiş, vs.)yılbaşı süslerimizin tam üstünden delin ve çiçek teli geçirip düğümleyin.
Tekrar bir gece daha, hamurların kıvrılıp şeklinin bozulmaması için ağırlık altında kurumaya bırakın. Ertesi gün tüm süslere en az 2 kat dekopaj tutkalı sürerek korumaya alın.
Artık yılbaşı çelenginizi süslemeye başlayabilirsiniz…Sıcak silikon ile rakamları yapıştırın, çiçek teli takılmış süslerini rastgele istediğiniz yere asın, sevdiğiniz kumaşlardan kesip kurdeleler hazırlayın ve sıcak silikonla yapıştırın. Tüm çelenge sprey vernik sıkın.


Tabi ki söylememe gerek yok ama yine de hatırlatayım, bu metod ile kocaman çam ağacını bile süsleyebilirsiniz.
Aaaaa, çok iyi fikir, atölyeye bir çam ağacı süsleyecektik, en iyisi yarından itibaren resimleri kesmeye başlayalım.

Sorularınıza gelinceeee….

Sevgili Kitchen Witch: Artık hediye atölyeden, yol parası sizden…Bu arada, şimdi önerdiğin bloga girdim, gerçekten çok güzel, çok teşekkür ederim.
Sevgili Pınar: Gerçekten İtalya’ya Meltem ile gelebilir miyiz? Hemen bir bahar planı yapabiliriz, ona göre….
Sevgili Gökçe: Acaba mailini nereye gönderdin? Benim hotmailimde ya da atolyebeyaz hotmailinde göremedim…Bir daha mı göndersen acaba?

Peki sevgili dostlarım, yarın daha evvelki sorularınıza ve yeni gelecek olanlara cevap vermeye devam edeceğim.


Dünkü sürprizimi umarım beğendiniz…Bugün KanalB’de de söylediğim gibi bana mesaj atanlar arasından çekeceğim kura sonucu çok sevdiğim kırmızı kurdeleli kavanozumu yılbaşı hediyesi olarak göndereceğim. Detaylar daha sonra yavaş yavaş geliyor…..

Yarın görüşmek üzere…


>HELLO LADİES 1

>DSC_0188

Tanrım ne kadar şanslıyım…Dün nereye baksam sizlerden bana gönderilmiş doğum günü mesajlarınızı gördüm. Blogdan, hotmailden, facebooktan, hatta playlist.com’dan bana ulaşıp mesaj bırakan herkese SONSUZ TEŞEKKÜRLER…Dün telefonuma cevap vermekten ders yapamadım..Umarım cumartesi grubu öğrencilerimizi ihmal etmemişimdir çünkü habire telefondaydım…Sevgili DOLUNAY
(sen nasıl dolu dolu bir kadınsın, yakın arkadaşlarını kıskanıyorum!) kocaman bir kakaolu pasta yapmış…Sabah 6′da kalkmış yapmış..Bir de bu yetmemiş, ben erkenden bakarım diye bloga da doğum günü mesajı bırakmış…Tabi ben gözümü ancak sabah atölyede açtığım için, Dolunay beni dürtünce bloga girdim ve herkesin mesajlarını görmeye başladım. Bir hayli bilgisayarın önünde oturdum ve sizleri düşündüm…Belki çoğunuzun yüzlerini bilemesem de gözümün önüne bir sürü ışıldayan gözlerle bana bakan güzel hanımlar geldi…Yok, yok, valla burası, sizlerle olan blog dünyam, bambaşka bir boyut…Bunu yaşamayanın anlayacağını pek zannetmiyorum…Hepinizi yanaklarınızdan kocaman kocaman öpüyorum….



Yukarıdaki yılbaşı evi nasıl güzel ama…. Ellerine sağlık Gamze…Aslında bu önü pencere ve kapı ile set edilmiş “ekmeklik” diye satılan objeyi hiç sevmiyorum…Gamze’de atölyeye gelip “buna ne yapalım Ece” deyince, bir an kalbim sıkıştı…”Hay Allahım, yine mi bu zor obje karşıma geldi ” dedim…Amaaaaa, sonra…lütfen bir daha bakar mısınız? Nasıl dayanılmaz bir şey oldu….Bazı yerlerini peçete olarak yapıştırdık, bazı yerlerine peçeteden fotokopiler çektik, hamurladık, kar efekti yaptık, işte sonuç dayanılmaz….


Eeee bari hazır atölyede bulaşık yıkarken!!! bende size bir sürpriz……… yapayım………. dedim……… ve yılbaşına doğru yaklaşırken?…………………., bana mesaj yazanlardan?………………… birisine?…………………….. güzel bir “Atölye Beyaz yapımı eşya “?……………………hediye edeyim dedim…

Biliyorsunuz yarın KanalB’deyim. Program esnasında yaptığım objeleri genelde orada bırakıyorum..Yarın gidince…………………. bir gözden geçireyim………………, bakayım…………………….., sizlere layık…………………………………., hediye edilebilecek…………………….. neler var?

E artık, sürprizin detaylarını hafta içi sizlere bildiriririm…
Yukarıdaki resmime baktım da, nedense hep mutfakta çekilen resimlerimi çok beğeniyorum…Allah Allah, ama bakın bir tane daha yayınlayayım, sizde bana hak vereceksiniz…


Nasıl? Haksız mıyım? Yok, bundan sonra resimleri mutfakta çektiriyorum…..

Bir kaç güzel resimle sizlere veda ediyorum,veeee yarın görüşmek üzere diyorum...

( İnanmayacaksınız ama , bu hafta kendimi sizlere adadım, hergün az da olsa bloguma yazacağım…Sürprizin detayları bu hafta burada….)






>FROM MY HEART TO YOURS!!

>Ah, biliyorum ki, artık benim için endişelenmeye başlamıştınız… İnanın, aklım hep sizde olmasına rağmen iş açısından çok yoğun bir ay geçirdim, duygusal olarakta biraz üzgündüm…. çünkü…bizim hani meşhur Pamuk kedimiz var ya, aniden İstanbul dönüşü kayboldu…Oğlumla ben çok üzüldük…Geceleri sokak sokak aradık, hiçbir haber çıkmayınca pes ettik…İnanın canım, onsuz bilgisayarın önüne oturmak istemedi…Neyse ki sonu mutlu bitti. 15-20 gün sonra kendi kendine bağıra bağıra bize bir şeyler anlatarak geldi, üstü başı pislik içinde…Bütün gün susmadan bize birşeyler anlattı…Anladığımız kadarı ile ya bir yerde kapalı kalmış, ya bir yere düşmüş çıkamamış…-Kendisi, şimdi, yine her zamanki gibi karşımda, monitör ile klavyenin arasında yatıyor-… bir de üstüne oğlumun ilk sınavları başlayınca tümden iptal oldum…Ha bu arada da ufak bir kaza atlatıp araba lastiklerini patlatınca zaten son 3 gün iş çıkışı saatlerim, lastikçide!!! geçti…

En nihayet bu pazar oğlumun tenis ve dersane trafiğini annem üstlendi de, ben de sizlere birşeyler yazabiliyorum…

KİM BU ŞİRİN BEBEK?

ÖNCELİKLE SEVGİLİ ŞEBNEM’İ ÇOK ÇOK KUTLUYORUM…DUYMAYANLARA DUYURULUR, AVUSTRALYA’DAKİ KITCHEN WITCH 29 EKİM’DE ANNE OLDU..

A Baby
MAKES LOVE STONGER
DAYS SHORTER,
NIGHTS LONGER,
BANKROLL SMALLER,
HOME HAPPIER,
CLOTHES SHABBIER,
PAST FORGOTTEN,
AND THE FUTURE,
WORTH LIVING FOR…

Ailece nice nice mutlu günlere….

Gelelim İstanbul seyahatime….Çok fazla resim çekememişiz ama yine de gelecekte bir gün , elimizdeki bu resimlere bile bakıp torunlarıma sizleri tek tek anlatmak çok keyifli olacak…


Herkese sonsuz teşekkürler…
























Tabi bu gezinin başmimarları var…Öncelikle ATOLYEBEYAZ’a çok teşekkür ediyorum. Ben yokken bile dersler devam etti. Sevgili Yasemin ve Mehtap sizler Bİ TANESİNİZ…Tabi gizli bir takım kuvvetler de var atölye çatısı altında, onlara da çok çok teşekkür ediyorum…

Sevgili Kübra Hanım, bana hiç düşünmeden atölyesini açtı…Çok teşekkür ediyorum, en yakın zamanda tekrar görüşmek üzere…

Sevgili AHU, seni unuttum sanma…Asıl kahraman işte burda…



Hani derler ya, sehayatte arkadaşını tanırmışsın diye…Valla arkadaşlar, Ahu’nun ne düşündüğünü bilemeyeceğim ama ben, Ahu arkadaşımdan pek bi memnun kaldım…Çok güzel seyahat ettik…Yolda, Sapanca’da gözlemeleri götürdük.

Çoğunlukla arabayı Ahu kullandı…
Yaşasın İSTANBUL!!!

Sonunda Yeniköy’deyiz…Ahu’ların evinden, sitenin manzarası…
Kapıdan girdiğimiz an…

Üstümüzü değişip soluğu İstinye Park’ta aldık…



Akşam “Masa”da arkadaşlarımızla nefis bir gece geçirdik…

Ertesi sabah kahvaltı için caddebostan “Atölye”ye yakın olsun diye Bağdat caddesi Mado’daydık…Köy kahvaltısı süperdi arkadaşlar…Tabi Ahu olduğu için bir kat daha lezzetliydi kahvaltım…Kurs gününü hatırlamıyorum, o kadar güzeldi ki…o kadar dolu doluydu ki, zamanın nasıl geçtiğini, ne zaman akşam olduğunu inanın hatırlamıyorum…

Kurs çıkışı sevgili Meltem’i de…. yanımıza aldık ve akşam yemeğine gittik…Meltem bizi “Godongo” restorant’a götürdü…Yine nefis bir yemek yedik…Tabi neden yemeğim pek bir nefisti? Çünkü bu sefer de Ahu ve Meltem yanımdaydı…

Ertesi sabah hava yağmurlu ve poyraz esmesine rağmen, Yeniköy’de deniz kenarında Ahu ile yine çok güzel bir yerde kahvaltı ettik.
ve Meltem’le buluşup bir gün içinde İstanbul’da ne yapılabilirse yapmaya çalıştık…Son akşamımızı evde geçirmeye karar verip (kararımız çok iyi oldu çünkü Var mısın, Yok musun’da Bruce Willis vardı, çok beğenirim kendisini…) Ahu ile kendimize nefis bir yemek hazırladık ve kırmızı şarap içerek gezimizi kutladık…

2 tane güzel hanımı sizlere tanıtarak İstanbul hikayemi bitirmek istiyorum…

Bir tanesi Saadet hanım ve dükkanı “Düğme” …0 212 2335833′den erişebilirsiniz.Bez bebek yapıyor, esas dükkanı teşvikiye’de..İstinyepark’ta ve Hilton’un içinde de cornershop’ları var…Hayran kaldım…Ellerinize sağlık Saadet hanım…Bir tane bebek, bir tane de abajur aldım. Bebek eve gelebildi ve resmini çekebildim ama abajur KanalB’de dekor olduğu için henüz eve gelemedi, eve getirince onun da resmini mutlaka size göstereceğim…


Öbür atölyeyi, yani Şermin hanım’ın boyama atölyesini bir sonraki yazımda tanıtacağım çünkü kendisi ile bir kere daha görüşmek istiyorum ama kendi gibi atölyesi de harikaydı…Ders vermiyor sadece kendi boyayıp dükkanında satıyor…Nasıl huzur duydum anlatamam.

İşte böyle arkadaşlar……..
Peki, bakalım sizler bizim atölyeyi özlemiş misiniz?



































































Bu arada sıkı bir şekilde yılbaşı hazırlıklarına başladık…








Ne kadar can alıcılar değil mi? Sizde hediye çalışmalarına bir an evvel başlarsanız iyi olur…

Sizlere sevgili eski desen hocamız ELA CİN’in bir yılbaşı kutusu ile veda ediyorum…Tümüyle el boyaması, ne kadar dayanılmaz boyamış değil mi?


>DOSTLARIMA PAZAR HEDİYESİ

>

Merhaba benim canımmmmm blog arkadaşlarım,


Dünkü derste Nilüfer bana çok nefis bir CD hazırlamış. İçinde internetten çektiği çözünürlükleri yüksek bir sürü enfes resim vardı…Ondan dün bazı bilgileri öğrenince tabi bendeniz bugün internetin başından ayrılamadım ve daha bir çok resim buldum…Ve tüm bu resimleri sizlere armağan etmek istedim…Sizler için yapabildiğim ancak bu kadar…

(BU YAZIMDA YER ALAN TÜM RESİMLERİN ÇÖZÜNÜRLÜKLERİ ÇOK YÜKSEK OLDUĞU İÇİN FOTOKOPİCİNİZDE BASKI ALIP DEKOPAJ KAĞIDI OLARAK KULLANABİLİRSİNİZ.RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ.)

Çok yoğun günler geçirmekteyim…Aslında hangimiz, ne zaman yoğun değiliz ki???Aman tatlı yoğunluklar olsun da…Atölyede bütün dersler başladı…Atölye cici hanımlar sayesinde bir cıvıltılı, bir neşeli sormayın…Günün nasıl geçtiğini anlamıyoruz…Hem atölyedeki öğrencilerim, hem eski dostlarım, hem ailem, hem de siz blogumdan bana yorumlar yazan sıcacık kalpler sayesinde ne kadar mutluyum, kelimelerle anlatamam… Buradan herkese yine binlerce kez teşekkür etmek istiyorum.Ne güzel şeyler yazıyorsunuz bana öyle…….

İstedim ki onları biraz tanıtayım…Ama bana yazdıkları muhteşem sözlerle tanıtayım…Yaniiii, hem yazdıklarını okuyun hem de lütfen isimlerin üzerlerine gelip tıklayın, bakın bloggerland’de hangi diyarlara gideceksiniz? Neler neler öğreneceksiniz?……

Zeynepmeltem:Sanki sihirli bir değnek değmiş gibi, elinizi değdirdiğiniz herşey farklı bir güzellik kazanıyor.

Nefise:Ece’cim yarın sabah seyredeceğim seni inşallah… çok seviyorum seni ve yaptıklarını…

lolipu:Ece Hanımmmmmm,Benim durumum ne olacak böyle. Gecem gündüzüm siz oldunuz. Bütün gün bloğunuza tekrar tekrar bakıyorum. Yapılanlara bakmaya doyamıyorum.Yaptıklarınıza bakmaya doyamıyorum. Son zamanlarda burada (şu anda iş yerindeyim) ne işim var diye düşünüyorum.

neri:Sizi izlemekten ,takip etmekten çok büyük zevk alıyorum.Müthiş paylaşımcı bir insansınız,atölye çalışmaları,blog yazıları ve resimleri,TV ve hepsine yatişmek kolay mı…sizi tebrik ediyorum ve o güzel yanaklarınızdan öpüyorum.

şehnaz:ECE HANIM ,SİZİN BLOĞUNUZU HER AÇIŞIMDA YAPILAN BU GÜZELLİKLER KARŞISINDA SADECE İÇ GEÇİRMEKLE KALIYORUM…GÜZELDE NE DEMEK HARiKULADE….ACABA ANKARA DIŞINDA MESELE ADANADA BİR ŞUBE AÇAMAZMISINIZ…SİZİ ÇOK SEVİYORUM…YÜZÜNÜZDEKİ İŞIKLA HERYERİ AYDINLATIYORSUNUZ…

İstanbul Özden:Kanal B’de yayınlanan programınızdan beri çok hayranım size.O zamandan beri hep hayranlığımın nedeni düşünürdüm.Bugün bolgunuza girince nedenini daha iyi anladım.İnsanları, hayvanları, bitkileri kısacası dünyadaki herşeyi bu kadar çok seven, bu sevgiyi paylaşan ve onlara bu kadar emek veren bir insansınız. Bu nedenle de bu dünyada sevgiyi ve ilgiyi en çok hakkeden insanlardansınız.

sevça girmen:Ece hanım merhaba, Sanırım sizin elleriniz sihirli.. :) Çok ama çok beğenerek blogunuzu takip ediyorum.

Pınar:Ece Hanım 21 Ekim – 2 Kasım tarihleri arasında istanbul’da olacağım.LÜTFEN LÜTFEN LÜTFEN LÜTFENNNNNNN İstanbul’a gelin :)))) ciddi bir hayran kitleniz var sizi bekleyen biliyorsunuz zaten …Şebnem’cim beni de hayaline ortak etsene..mesela beraber gitmişiz etkinliğe Ece hanım ile beraber kahve içiyoruz falan diye :))))
kitchenwitch:Tamamdir Pinarcim.. Hadi Istanbulda bulusuruz sen Italyadan ben Avustralyadan gelmisim. Hooop atlayip Ankara yapiyoruz sonra.. Sirf kahve icmeye gidilmez tabii amac Ece hanimi ziyaret etmek.. ;)
Amma sasirir ama bizi kolkola karsisinda gorse.. hahaha:D


marifetli peri:Şu anda hayranlıkla sizi izliyorum. Harikasınız Ece Hanım.
neduk:Ne mutlu, ne mutlu size…


kaymaklı kadayıf:Kıskandırmak gibi olmasın ama,öğlen uğradım Cepa’ya.Huzuru metrelerce öteden hissedeceğiniz bir stand olmuş,herşey muhteşem

nazardeymesin:Her zaman takipçinizim, sevgiyle kalınız

herşeydenazıcık:Müsadenizle ben biraz daha yaptıklarına baka baka iç geçirmeye gidiyorum.

zeynepbayram:rekler harika görünüyor şimdi arkadaşlarıma gösterdim yaptıklarınızı(gururla) herkes bayıldı ,bence nazar boncuğuda ekleyin oraya korkuyorum valla size nazar deyer diye öpüldünüz.

hepsüslüydüm:Yok yok bu böyle olmayacak, Ankara’ya mı taşınsam acaba? Her şey harika ama gerçekten harika :)


Beyazkelebek:Süper süper süper, ya ne güzel işler ne güzel bir hobi bu… İnanın işten çıkınca direk ahşaplarıma koşuyorum
Muammer Peker:Akıl başta ,bilgi gözlerde,emek ellerde işlenir.Akıl,bilgi ve emeği birleştirerek marifetlerin ellerden fışkırmasına vesile olduğunuz için sizi kutlarım .Ayrıca eşim Beyhan’ın gizli kalmış marifetlerini açığa çıkartmasına yardımcı olduğunuz için teşekkürlerimi sunar başarılar dilerim.

hayatadair:Ece Hanim 2 yil sonra ortak olabilir miyiz ?Angarya isleri yapmakla baslarim,kagit keserim,zimpara yaparim,cay yaparim,corba yaparim..


Ah…, diğer tüm sevgili hiç tanışamadığım ama hep aklımda ve yüreğimde olan tüm değerli blog okuyucularım.. Bana zaman ayırıp, yazdıklarınızla, duygularınızı dile getirdiğiniz için ellerinizden, yanaklarınızdan kocaman kocaman öpüyorum.

İki mesajın üstünde durmam gerekiyor.

Birincisi,
hayatadair‘in mesajı…Okuyunca gülmekten az daha sandalyemden düşüyordum. Çok tatlısınız yaaaa, ne yapayım ben sizi?

İkincisi, Sevgili Beyhan’cığımızın eşi Muammer Peker Bey‘in blogdan bana yazdıkları…. Muammer Bey, hatırlar mısınız, seneler evvel ilk sergimize geldiğinizde de “Atölye Anı Defteri”mize öyle güzel şeyler yazmıştınız ki, beni ağlatmıştınız..Seneler sonra -maalesef daha teknolojik bir araç aracılığı ile- bloguma bıraktığınız mesajı görünce yine gözlerim doldu, bir süre oturup sizleri, seneler içinde öğrencilerle, Beyhan’la paylaştıklarımızı düşündüm,hem gülümsedim, hem gözlerimi sildim.. İşte böyle zamanlarda kendimle çok gurur duyuyorum, iyi ki sizler de varsınız…Hayatımı devam ettirirken, örnek aldığım nadide çiftlerden birisiniz. Hoşgörü üzerine verdiğiniz konuşmayı hiç unutmayacağım. Sizleri çok seviyorum, yanaklarınızdan öperim.


>"CEPA ALIŞVERİŞ MERKEZİ "ANILARI

>HAH1510_1B

Her gün acele ile bütün işlerin arasında eve geldiğimde ya da atölyede hanımlarla ders yaparken, iki arada bi derede ne yapıyorum dersiniz? Blogdaki, sizden gelen enfes yorumları ve atolyebeyaz@hotmail.com’a gelen öneri, sipariş ve güzel sözlerinizi okuyorum…Daha sonra ağzım kulaklarımda…, yüzümü bir gülümseme kaplıyor ve çok mutlu bir şekilde günüme devam ediyorum….her gün sizlere cevap yazamasam da, inanın her gün kalbim sizlerde…

Önce yarın sabahki KanalB‘yi hatırlatayım…

Arkadaşlar, bu programın tutulmasını çok istiyorum…Ekim başı programı bitireyim diye düşündüm ama sağolsunlar, Bizbize yapımcıları bir türlü beni bırakmadılar… Ekim itibari ile kurslar başladığı için benim bu proram için bayağı fedakarlık etmem gerekiyor…Mesela program yüzünden, pazartesi sabahları ders isteyenlere maalesef sınıf açamadım…Ayrıca, karşılıksız olarak her hafta sadece yarım saat olan program için tüm atölyece oldukça çok zaman ayırmamız gerekiyor…Her program sonrası Mehtap, Yasemin ve bize yardım eden tüm çok sevdiğimiz arkadaşlarımız yarım kalan objeleri bir sonraki programa hazırlıyor, eğer gerekiyorsa yeni obje tasarlayıp onun alt yapısını boyuyor, fotokopiler çekiliyor, programa götürülecek eşyalar için sepetler hazırlanıyor, neredeyse tüm bir gün bunlarla uğraşılıyor…Ben ise her pazartesi sabahı 6.00 kalkıyorum…Canlı yayın olduğu için KanalB erkenden beni atölyeden alıyor…Programda size gösterebileyim diye, yeni objeleri, boyalı eşyaları yani anlayacağınız her seferinde bir sürü eşyayı sabah o saatte atölyeden KanalB stüdyosuna taşıyorum…Belli bir saat evvelinde orada olmamız gerekiyor, kuaför, makyaj derken program başlıyor…Karşılığında herhangi bir para almıyorum… (çok soran oluyor da!!!) Program bitince de en az yarım saat harcayarak, eşyalarımı toplayıp atölyeye dönüyorum.İşte bu yüzden yaptıklarımıza değsin istiyorum ve programı seyredenlerin artmasını çok arzuluyorum… İstiyorum ki, atölyemize ulaşamayan herkese ahşap ve dekoratif boyama konusunda yardımcı olabileyim, bildiklerimi paylaşabileyim…Sizlerden tek isteğim, ilgilenen herkese, programı bizzat anlatmanız…Böylece bir bakarsınız ileride daha güzel, tek başına programlar yapmaya başlayıp daha çok kişiye ulaşabiliriz….

Her zaman tüm söylediğiniz güzel yorumlar için binlerce teşekkürler….

Öncelikle gelen yorumları hep takip ediyorsanız ve ingilizceniz varsa, yabancı ülkelerden gelen yorumları utlve biraz da hayretle okuyorum… Yaptıklarımızı nasıl beğeniyorlar…Aslında gerçekten realistik düşününce de farkediyorum ki, bizim kadar dekoratif, her evde kullanılabilecek, el emeği ile yapılan bir obje hiçbir yerde yok gibi…Zaten öyle bir şeylere rastladığımda da hemen favori sitelerime ekliyorum ki sizler de haberdar olasınız….Mesela “Mosaic Monday” yorumları muhteşem…Gerçekten bunları öğrencileriniz mi yapıyor diye soruyorlar, bir türlü bu gibi işlerin derste yapılabileceğine inanmıyorlar… Hah, birden aklıma başka şey geldi…Dün Cepa’dayken, stand’da, bendeniz 20.00-22.00 nöbetindeyken şık bir hanım yanaştı -zannederim daha evvelden de etkinliği gezmiş ve bizi incelemiş – bana dedi ki: ” Gerçekten bu ürünler Ankara’da mı yapılıyor, canım doğru söyleyin, bazılarını ithal ediyorsunuz değil mi?” Şaşırdım, gülümsedim. “Gerçekten biz yapıyoruz, hatta bazıları öğrencilerimizin” dedim…Hala pek inanmayarak baktı.. “O zaman siz galiba yurtdışından Ankara’ya yeni taşındınız” dedi…”Hayır ama 20 sene evvel 2 sene İngiltere’de eğitimime devam ettim” dedim ama konuşma hoşuma gitmeye başladı…Bizi çok tebrik etti ama hala inanmayan gözlerle, broşürümüz elinde, yanımdan ayrıldı…
Madem laf döndü dolaştı Cepa’dan açıldı..İşte size Cepa’ya hazırlanış ve Cepa fotoğrafları…

Önce atölyede 2 gün içinde hummalı bir çalışma başladı…
Eksikler hemen tamamlandı….

Gece yarılarına kadar çalışıldı!!!!!
Ve Çarşamba gecesi 23.00 sularında Cepa’ya gidildi…
Sabaha karşı 2.00′ye kadar beklenildi ve yerleşildi…..
Her zamanki gibi en büyük yardımcımız sevgili Münir Ustamız….


Mehtap tutturdu, beni böyle resmedin diye….En nihayet yerleşildi……






En sevgili arkadaşım yine bizimleydi….oğlum CAN…
Galiba broşür dağıtmaktan azıcık sıkılmış!!!!
Atölyemizde yağlı boya resim dersini veren çok sevgili Şükran İstanbullu‘nun enfes bir tablosu….



Sevgili Kurdele Nakışı öğretmenimiz Nihal.
Nihal’in dersinde yapılan muhteşem bir kurdele nakışı tablosu……

Nihal’i boş bulunca atölyede kağıt kestirdiğimizde oluyor tabi…Herşey için teşekkürler sevgili Nihal….
Aaaaa, bende bir aralar kurdele nakışı yapmıştım ve bir sergimizde sergilemiştim….Nerede bakayım o resim?
İşte burada…..
Ve sergide satılmıştı……
Neyse Cepa’ya geri dönelim…

Emeği geçen herkese çok teşekkürler…

Esas tüm Cepa’nın yükünü çeken sevgili Işınsu’ya binlerce kez teşekkürler…Eeeee, böyle güzel bir kız bizi orada temsil etmeliydi değil mi sevgili arkadaşlar…..


>Yarın sabah KanalB’deyim…

>Belki unutmuşsunuzdur diye hatırlatma yapmak istedim…Artık her Pazartesi 9.00-9.35 arası KanalB’de “Bizbize” programındayım…Canlı yayında size boyama öğretiyorum. Geçen hafta yeni sezona başladık ve ben en başından, en basit haliyle “cam, metal, kumaş veya ahşap nasıl boyanır” anlatmaya başladım. Her hafta kaldığım yerden devam ederek başladığım objeleri diğer hafta bitirmeye çalışacağım…Seyretmek istediklerinizi, sorularınızı bekliyorum. İnternet canlı yayın adresi www.kanalb.com.tr/canli.php


Arılı kapı asacağımızı sevdiniz mi? Ne kadar şirin değil mi? Peki kim yaptı dersiniz bu güzel çilekli, arılı kapı süsünü?Sevgili Mehtap‘ımızın biricik kızı Işınsu…..Ellerine sağlık Işınsu….


Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 46 takipçiye katılın