>FREE DECOUPAGE PICTURES

>

Tam ekran yakalama 06.02.2010 174405

12 Ocak’ta , Rabia Göksaltık, bana mail atmış…Neredeyse bir ay olacak, insan hiç mi hotmaillerine bakıp cevap yazmaz…Yapamamışım demek ki…Rabia’dan utancımdan sorusunu buraya taşıdım..Hem belki verdiğim cevaplar sizleri de ilgilendirir ..

Tam ekran yakalama 06.02.2010 174448

Çok sevgili dostlarım, hotmailim yerine bana blogdan her istediğinizi yazarsanız çok daha sevineceğim. Güzel sözlerinizi de, başkalarının görmesinden son derece mutluluk duyuyorum, hele tekniklerle ilgili sorularınızı buradan cevaplamam herkes için zannederim daha iyi….Şimdi saydım, sabahtan beri hotmailime gelen 22 mesaja cevap yazmışım…Gerçekten bu güzel mesajları blogda görmek isterim…

Gelelim Rabia’nın sorularına……
“Merhaba Ece hanım,
Her gun sizden yeni birşeyler görmeyi umarak blogunuzu açıyorum. Bugun eklediklerinizi gorunce cok mutlu oldum.Yeni çalışmaların hepsi de çok güzel. Herkesin ellerine sağlık.

Ben yine sizi sorularımla birazcık bunaltacagim. Müsait oldugunuz zaman blogtan cevaplarınızı takip ederim.

1. Ekmeklik yaptım. 3 boyutlu ve dekupaj çalışarak. İnanmayacaksanız ama başardım. sizin blogta ve tvde verdiğiniz bilgiler eşliğinde.
Yalnız ekmekliğin içini henüz boyamadım. Akrilik su bazlı boyayla boyadığımda herhangi bir problem yaratır mı? Koku gibi. Yoksa pvc tarzı kağıtlarla kaplama mı yapmalıyım? Cadence su bazlı akrilik boya kullanıyorum.Ve kullanacağım vernik türü ne olmalı? (içine gıda konacağı için)Yine elimde cadence su bazlı vernik var.

Rabiacığım, ellerine sağlık…Eminim, çok güzel olmuştur…Ekmekliğin içini su bazlı boya ile boyarsan hiç kokmaz…Daha sonra da su bazlı vernik atman gerekir…Zaten bu ürünler elinde varmış…Ben Cadence kullanmıyorum ama herhalde diğerlerinden pek farkı yoktur…Yiyecek ile temas edecek her yerde mutlaka su bazlı boya ve su bazlı vernik kullanmamız gerekiyor…Tüm işlemler bittikten sonra da birkaç gün kapaklarını açık bırakıp verniğin iyice kurumsaını beklersek kokusuda kalmayacaktır.

2.Ekteki resimde gordugum deseni maskeleme bantlarıyla mı yaptınız yoksa kumaştan fotokopi mi çekildi? Ben maskeleme bantlarla yapmaya çalıştım oldu ama çok vakit oluyor kolay yolu vardır diye umuyorum. (122-3)Rabiacığım, burada gördüğün ekose deseni bir peçeteye ait…Piyasada puantiyeli, ekoseli, çizgili bir sürü peçete satılıyor. Sende bizim yaptığımız gibi önce peçeteyi tüm olarak objeye yapıştırıp, daha sonra üzerine dilersen yukarıdaki çalışmamız gibi hamurla dekopaj yapıştırabilirsin.

3.Bir de hatırlatma amaçlı size ceviz renkli fiskos sehpamın rengini değiştirmek istediğimi soylemiştim. istediğim rengin resimlerini de gonderdim. O rengi elde etmek için kullanmam gereken teknik ve malzemeler konusunda yardımınızı bekliyorum.
Elimde kapatıcı var sizden aldığım onu fiskosa uyguladım. O resimleri de terkar maile ekledim.
Eveeett, bu renk nasıl yapılır acabaaaaa?????????Eğer boyayacağımız obje koyu renkse mutlaka kapatıcı sürmemiz gerekir..Çünkü burada görünen renk açık renk üzerine uygulanması gereken bir çalışma…Objemizi kapatıcı ile tüm kapattıktan sonra bir kaç gün kurumaya bırakalım. Şimdi, eğer yukarıdaki gibi kaçaağaç türü bir renk istiyorsak, objemizi bütün beyaza boyamamız gerekir…Obje tam bembeyaz olana kadar boyamaya devam edelim. Üstünü yağlı boya ile eskitmeye gelince….Bu gibi eskitmelerde bazı renkleri birbirine karıştırarak istediğimiz her rengi elde edebiliriz.Ben akçaağaç gibi eskitmeyi, “Raw Umber, Van Dyke Brown, Yello Ochre ve White” yağlı boyayı karıştırarak yapıyorum…Kuru kıl fırça ile beyaz boyanmış yüzeye azıcık bu karışımdan alıp iyice yedirmeniz lazım, ta ki yukarıdaki görüntü çıkana kadar…Aslında yağlı boya eskitme farkındaysanız çok blogdan yapmamaya çalışıyorum…Televizyondan daha çok anlatmaya gayret ediyorum çünkü izlenmeden yapılması zor bir teknik…Yağlı boya eskitmemiz bitince iyice kuruması için 4-5 gün bekliyoruz…Daha sonra da 2 kat sentetik vernik atıyoruz.

ilginiz için şimdiden çok teşekkürler
İyi akşamlar
Rabia”

Tam ekran yakalama 06.02.2010 174601

Bu arada söylemeyi unuttum mu acaba? Bu yazımdaki tüm resimler de benden size hediye…..Aslında siz daha çoğunu hakediyorsunuz…Eeeee, ne yapsak o zaman??? Bari tesadüfen bulduğum resim linkini olduğu gibi size armağan edeyim. En aşağıdaki linke tıklayıncanız…Bayılacaksınız….Yorumlarınızı bekliyorum.

Tam ekran yakalama 06.02.2010 172603

Ben, tabi, blog yapmaya başlayınca fotoğrafçılık sitelerini de download ettim ve resimleri yayınlarken, anlayacağınız üzere azıcık üzerlerinde oynayıp daha güzelleştiriyorum ama aşağıdaki linkteki tüm resimleri yapmama zaten zamanım yetmezdi, onun için tesadüfen bulduğum bu linki size olduğu gibi armağan ediyorum….Resimleri güzelleştirmekte artık size kalmış….İyi boyamalar…

(lütfen aşağıdaki linke tıklayınız.)
Yüksek çözünürlü Dekopaj Resimleri

Tam ekran yakalama 06.02.2010 172403

>HELLO SWEET FRIENDS!!!

>DSC_0011

Eveettt, en sonunda Ankara’ya döndüm ve inanın ilk işim, size yazı yazmak oluyor…En son yazımı 11 Ocak’ta yazmışım ve aradan 20 gün geçmiş ama sanki 3 aydır sizlerle görüşmüyorum gibi geliyor….
Neyse, hemen size eski bir sepeti nasıl yenileyebiliriz, adım adım göstermeye başlayayım…
Önce eski bir sepet buluyoruz. Eminim herkesin evinde bir yerlerde eski… kenara, bir köşeye terk edilmiş!! yalnız bir sepet vardır!!!Mesela yukarıda resimde görülen, atölyemizdeki eski kahverengi sepet gibi…..

Sepetimizin güzelce tozunu aldıktan sonra, istediğimiz renk akrilik boya ile boyamaya başlayalım.Boyayı hafif sulandırmamız gerekir, çünkü sepetin aralıklarına ancak o zaman boya ulaşabilir.

Tam boyanın rengi oluşana kadar her katı kurutmak koşulu ile boyamaya devam edelim.
Daha evvelden uygun gördüğümüz peçetenin desenini bir manikür makası yardımı ile keselim.Daha sonra peçetenin 3 katına kadar birbirinden ayıralım. Ayırdığımız en son katı, boyadığımız sepetin üzerine yerleştirelim.

Peçete tutkalı ve ince bir fırça yardımı ile sepetin üzerine yerleştirdiğimiz peçeteyi, üst kısmından yapıştırmaya başlayalım.Her zaman büyük parça peçete yapıştırırken, peçetenin ortasından dış taraflara doğru tutkalı sürerekyapıştırmanıza devam edin. Sepete peçete yapıştırırken, peçetemizi asla germemeliyiz.Sepetin örgüleri arasında boşluklar olduğu için , peçeteyi gerdiğimiz zaman yırtılacaktır. o yüzden peçeteyi sepet örgülerinin arasına hafif tıkıştırarak yapıştırınız.

Her zaman peçete veya resim yapıştırdıktan sonra mutlaka peçete veya resmimizin üzerine en az 2 kat kullandığımız yapıştırıcıdan koruma amaçlı sürelim. Daha sonra da 6-7 kat sprey vernik atarak kullanmaya hazır hale getirelim.

DSC_0006


Unutmayın, aslında, etrafımız bir sürü güzelliklerle ve alternatiflerle dolu…eğer görmeyi biliyorsak!!!
Kalın sağlıcakla….


>A HAPPY PLACE-OUR WORKSHOP

>
I am not an arrogant person but I must say that I am a really good creator…It doesn’t matter the subject….I can be creative while cooking, painting, sewing, knitting, preparing school projects for my son or gardening…I don’t like working something ordinary….I like putting my style while doing any kind of decoration.

Aslında kendini beğenmiş biri değilimdir ama her işi yaparken (ne olursa olsun, bahçede, evde, yemekte, alışverişte) yaratıcı olmaya bayılıyorum ve galiba iyi yapıyorum…Daha doğrusu kendime has, başkaları görünce, tereddütsüz “aaa, bunu Ece yapmıştır” denecek bir stil katmaya bayılıyorum…
Öhö Öhö…Bu kadar mütavizilikten sonra , stilimi aktardığım sevgili öğrencilerim, 2009′da neler yapmışlar, bir bakalım mı? Yapılanları, mozaikler halinde size sunmak istedim Çünkü , Little Red House’da”Mosaic Monday“‘e katıldım. Ziyaret ederseniz inanılmaz bir hanımla tanışacaksınız.
Benden söylemesi…

And, of course I am soooo lucky that I can teach my (kind of) style to my students at my workshop…So here are some what they had done in 2009….

By the way, did I tell you that I attended to “Mosaic Monday” of Little Red House? She is a great photographer and I like reading all her stories in her posts...Do not hesitate, go and visit her and say hello….




Ne kadar güzel çalışmalar yapılmış, değil mi? Pekiiiii, bu sene??? Bayramlar, yeni yıllar, haftalar geçiyor..Biz hala atölyede karıncalar, arılar gibi çalışıyoruz…Hem de çok mutlu mutlu çalışıyoruz…Eminim, herkesin o kadar ayrı sıkıntıları, sorunları vardır ki….Güzel olan… herkes…atölyeye girince her derdini unutuyor….Buyrun mutlu, gülen yüzlere….

Well, it was nice to show you some of the projects which we had done in 2009…

How about this year?… Well, well, well….we are still working very hard….and very happily…

Do you want to see some happy faces?
































I love you all, sweethearts…………

Well Ladies, it’s time to go and eat some food…It is really cold tonight…After dinner, all I want is to have a cup of coffee and thank God how lucky I am…. seeing the beautiful side of the world by the help of all those beautiful women ( best friends….students at the workshop…sweet blog friends…)in my life… Thanks so much for stopping by ! I hope you enjoy a wonderful week !

Did you really think that I will finish my post without loading some new projects? Come on….Here are some amazing objects from my great students… Bye again…




















Umarım bunu söylememden bıkmamışınızdır ama ne yapayım sizleri, hepinizi, öğrencilerimi, blog arkadaşlarımı çok çok seviyorum….Evet güzel bayanlar…Galiba çok acıktım…Gidip birşeyler atıştırmam lazım…Bu diyet işi beni mahvetti…

İnanın bana, yemekten sonra, bu soğuk ve romantik gecede, kendime güzel bir kahve yapıp, koltuğuma oturup, battaniyeme sarılıp, kedilerimi kucaklayıp, dışarıyı seyrederken hep Tanrı’ya şükredeceğim…

Hayatıma güzellik ve renk katan herkes….

Şükürler olsun ki,çeşitli vesilelerle karşıma çıkıyorsunuz ve iyi ki varsınız.

>DERİN HANIMLARA BUYURMAZ MIYDINIZ?

>

Tebrikler İffetin Günlüğü…..

Ne güzel bir duyguymuş, tanımadığım birine hediye vermek…..Eeee, şimdi İffet’in benle haberleşmesini beklemem lazım…Umarım hemen bana adresini yazar da, yılbaşından evvel kendisine hediyemi ulaştırırım….

Hediye işi de bittikten sonra, normal blog hayatıma döneyim ve sizi çok çok güzel bir ev gezmesine davet edeyim dedim.

Sevgili Derin Hanım…
Galiba 5 yıldır tanışıyoruz…Hatırladığım kadarı ile Arcadium Alışveriş Merkezi’nde, yaptığımız bir sergide annemle tanışmışlar…Annemle tanışan bir hanım, hiç kursa yazılmadan ayrılabilir mi sergiden acaba?
Ah, birdakika….Derin Hanım’a döneceğim ama bir dakikalığına annemden, Sevinç Hanım’dan bahsetmem lazım….Şimdi sevgili dostlarım…Hizmet sektöründe verilen bütün kişisel gelişim derslerinde temel kural şudur: (hani bu aralar çok moda ya, “Yaşam Koçluğu Dersleri”……., yaklaşık 20 senedir hizmet sektöründe ve hep çok iyi yerlerde çalıştığım için, o kadar çok “müşteri nasıl iyi hissettirilir” dersi aldım ki….)….nerde kalmıştık, evet, daha iyi bir yaşam, daha iyi hizmet, daha iyi bir insan olmak için temel kural şudur:

Her insana, sanki önlerinde, “Bana kendimi çok iyi hissettir” tabelası asılıymış gibi davranacaksın….

İşte hiç bu gibi kurslara gitmemiş olmasına rağmen, annem bunu hep çok iyi yapan biridir. En karamsar anınızda bile tesadüfen çarşıda, restoranda, markette onun yanına düşerseniz, mutlaka sohbet edecek bir konu bulur ve inanın, karamsarlığı bir kenara atıp gülümseyerek hatta kahkahalar atarak, yolunuza devam edersiniz…O yüzden annemin eline düşmüşseniz, hayatta, kursa yazılmadan sizi bırakmaz…Herşey için çok sağol canım anneciğim….Tabi, aynı evde yaşayınca ve her iki karakter de oldukça baskın olunca bizim evde neler oluyor, varın siz düşünün ama yok, yok….Bu koca dünyada, hep iyiliğimizi isteyen, ne yapsak , onların gözlerinde en iyi, en güzel, en mükemmel, en kahraman olduğumuzu düşünen, bir tek kim var sizce?...Annelerimiz…..

İşte Derin Hanım ve arkadaşları da annemden kurtulamadılar!!! ve kursa yazıldılar….Yazılış o yazılış….. 5 senedir, (yoksa 6 sene mi oldu??)

sevgili Derin hanım,
sevgili Türesin Hanım
sevgili Meltem Hanım sevgili Selda’cık sevgili Defne’cikatölyemizdeki en değerli dostlarımızdan birkaçı….Herşey için çok teşekkürler….

Derin Hanım bizi ” Hoşgeldin 2010″ partisine çağırdı…Nefis yemekler yedik, (ben de “ailenin fotoğrafçısı”), bol bol resim çektim, hep beraber sohbetler ettik……Zaten böyle güzel buluşmalar, böyle özel günler olmasa hayat dümdüz geçip gidiverecek……

Sizi resimlerle ve Derin Hanım’ın güzel evi ile başbaşa bırakıyorum…..

Resimlerdeki ahşap boyamalar, tüm etamin işlemeler, goblenler, porselen boyamalar, Derin Hanım tarafından yapılmıştır.






























































>Sizlere Dekopaj Resmi hediye edebilir miyim?

>

Ama şimdi benim gibi yufkayürekli birine böyle güzel şeyler yazıyorsunuz..Sonra da sizler için bir türlü ne yapacağımı bilemiyorum…

Biliyorum, resimlerimize bayılıyorsunuz…

Bari dedim, bir kaç resim hediye edeyim…

Aşağıdaki resimler atölyede orijinal sayfalarından taranarak buraya aktarıldığı için iyi bir yazıcıdan aynı orijinali kalitesinde çıktı alabilirsiniz. Tabi en iyisi resimleri CD’ye kayıt edip, iyi bir fotokopicinin yolunu tutmak….

Güle güle kullanın…

img-Z16161059-0001

img-Z16161033-0001

img-Z16160648-0001

Gelelim hediye çekilişimize mesaj gönderenlere….

DSC_0109

14 Aralık tarihi itibari ile bloga yorum bırakanlar ya da ece_aymer@hotmail.com’a mesaj bırakanları 20 Aralık akşamına kadar aşağıdaki tabloda yayınlayacağım.

Herkese…. o güzel, yüreklerinden gelerek yazdıkları muhteşem sözlere….
binlerce kez teşekkür ediyorum, yanaklarınızdan öpüyorum…
(Zannederim, en kısa zamanda blogumda “en güzel yorumlar” köşesi açmam gerekecek…
İçim sıkıldıkça,açıp bir çırpıda hepsini okurum ve hemen bomba gibi olurum…)

1.MARİFETLİ PERİ
2.SERPİL AKSUNGUR
3.KITCHEN WITCH
4.BAHAR
5.GÖKÇE
6.EBRU
7.BEYAZ KELEBEK
8.ÇİĞDEM
9.CEYCEY
10.İFFETİN GÜNLÜĞÜ
11.SEVÇA
12.DSHANDMADE
13.ÖZLEM
14.NERİ
15.NEDUK
16.NUR
17.LAVANTABAHÇESİ
18.NANELİMON
19.ZEYNEP BAYRAM
20.BEYHAN-MUAMMER
21.ÖZNUR NİĞDELİ
22.SONAY KIZILYEL
23.NİHAL ÇAĞLAR
24.SİBELLA
25.YILDIZ111
26.LOLİPU
27.HERŞEYDEN AZICIK
28.MELEKİZCİ
29.NUR
30.HOBİGİLLER
31.HAYRİYE AYŞE DEMİR
32.GÜLNAZ DEMİREL
33.OYA YILDIRIM
34.DAKİKADANONCE
35.PINAR
36.RIMMA
37.ZEYNEP MELTEM
38.ELİF TUNÇ
39.GÖZDE GİZEM UYSAL
40.MÜRVET BAYDEMİR
41.HUZUNLU37
42.RABİA GÖKSALTIK
43.MERAL GARİPOĞLU
44.BEHNUR YAVUZ
45.ŞEYDA BARUTÇUOĞLU
46.DERYA ÖZEN


>SORULARINIZA CEVAPLAR

>herşeyden azıcık: Mailini göremedim ama primer ya da kapatıcı hakkında bilgi hemen vereyim. Kapatıcı aslında masif tahtaya da ya da ham MDF’ye de atılabilen ön boya…Yapışkanlı bir kimyasalı olduğu için ham tahtaya atıldığında senelerce üzerine yapılan işlemlerin zarar görmemesini sağlıyor.Masraflı olacağı için biz ham eşyalarda hiç kullanmıyoruz. Üzerine atılan boyanın daha iyi yapışmasını sağlayan özelliği dolayısı ile biz sadece eski eşyalarımızda (zımpara yapmamak ya da boya sökücü kullanmamak için)ve metallerde kapatıcı kullanıyoruz. Dibe çöken bir malzeme.O yüzden her kullanımdan evvel çok iyi karıştırılması gerekiyor. Su bazlı bir madde.Fırçanızı su ile temizleyebilirsiniz ve çabuk kurur. Beyaz renklidir. Kapatıcı maddeyi ilk olarak ben keşfettiğim için çarşda satıldığını pek zannetmiyorum. Bu ürünü atölyede bir hayli sattığımız için de çok özür dileyerek marka ismi veremiyorum. Biz de bu ürünü, galonlar halinde ithal olarak alıyoruz, 100ml.’lik kaplarda satıyoruz. 100 ml bir fiskos sehpa için yeterli. Fırça veya rulo ile sürebilirsiniz. Eski eşyanızın üzerinde ne kadar çok kalırsa o kadar iyi kemikleşir. Daha sonra ham eşya gibi eski eşyanızı yeniden istediğiniz renge boyayabilirsiniz. Türkiye’nin her yerine yurtiçi kargo ile gönderiyoruz.

Gökçe:
1)Enamels boyaları metale tabi ki kullanabilirsin. Aynı yukarıdaki kapatıcı türündeki boyalar oladuğu için yapışma özellikleri var ve metal, cam, seramik gibi kaygan yüzeyler için tek kullanabileceğin boya çeşidi…
2)Vernikli boyalar hakkında çok bilgim yok…Çok fazla çeşit malzeme ile ilgilenen bir hoca değilim.Benim çok fazla kullandığım bir takım ana malzemeler var, onun dışında herşey yaratıcılık…Sizin de çok dağılmanıza gerek yok bence…Örneğin vernikli boya kuruyunca görünüşte güzel olabilir ama vernikli olduğu için, örneğin, üzeri çatlatma ilacını tutmayan yani her teknikte kullanılamayan bir boyayı niye dolabınızda bulundurasınız ki? Onun yerine her teknikte baz boya olarak kullanabileceğiniz akrilik boyalar varken….
3)Sırlı seramik üzerine de enamels boya kullanabilirsin.
4)Sünger fırçadan anladığım ucunda dikdörtgen şeklinde siyah süngeri olan fırça? Aslında güzel sürülebilen fırçalar…Hangi tip sünger fırça kullanırsan kullan, baloncuk oluşuyorsa, ya boyayı fırçaya çok alıp yedirmiyorsun, ya kullandığın boya fazla sulu, ya da fırçan sulu iken kullanıyorsun. En güzel malzeme Praktiker gibi yapı marketlerde satılan, ucu kadifemsi rulolar…Ya da ucu sentetik kıllı fırçalar…Unutmazsam gelecek Tv programına bunlardan örnekler götüreyim, size oradan da göstereyim.
5)Kapatıcı hakkında bilgiyi biraz evvel yazdım.
6)Haklısın, internet sayfamıza zaman ayırmamız gerekiyor….
7) Sömestr’de İstanbul’da olacağım, umarım bu sefer tanışabiliriz.

Neduk: Güzel sözlerine çok teşekkürler.Kavanozumda pek bir küçük ama bazen küçük bir anı herşeye değiyor değil mi? Hediye kavanozumu geçen program sonrası KanalB’den almayı unuttuğum için resmini yayınlamadan net bir şey yazamadım..Ah ben, öyle unutkanım ki… Gelecek pazartesi kavanoz resmi ile birlikte hediye detaylarını da yazacağım…Tabi ki mesajlarınızı bloga bırakmanızı isteyeceğim. Her nerede olursam olayım, okuduğum tek şey blogum ve sizin mesajlarınız…

Sevça: Dekopaj kağıtları diye sorduğunuz resimlerin kaynakları çok çeşitli…Bazısı takvimden, bazısı özel alınmış bir kitaptan, bazısı bir yabancı yemek kitabının içindeki minicik bir resim, bazıları ben 12 yaşlarımdayken biriktirmeye başladığım kartpostal koleksiyonumun bir parçası….O yüzden onları yayınlayıp satmamıza imkan yok ama sizler resim istemek üzere mail attığınızda, zamanımız yettiğince göndermeye çalışıyoruz. Sen de, eğer, hangi resimleri istiyorsan, bana blogdan kopyalayıp mail atarsan, biz de adresine postalayabiliriz.


>HELLO LADİES 3

>

Tam ekran yakalama 12.10.2009 212801

Yukarıdaki resmin nasıl yapıldığını anlayabildiniz mi?
Tam ekran yakalama 09.12.2009 200831
Ya bu noel babanın nasıl yapıldığını…….?

Ya da bunların?


Bütün bu resimler birer STENCIL şablonu…Ne kadar güzeller değil mi? Ben bir stencil hastasıyım, herşeyi stencil ile süsleyebilirim…Maalesef Türkiye bu konuda çok kısır…Eskiden Delta markası Türkiye’ye getirilirken meğer ne kadar şanslıymışız…Artık Türkiye’ye hemen hemen hiç güzel stencil gelmiyor, zaten en ucuz ve güzel stencilleri üreten Delta markası da çoktan kapandı…Biz atölye olarak arada yurtdışından stencil istiyoruz ama çok pahalıya mal oluyor…

Mesela aşağıdaki stencil yaklaşık 100$’a mal oluyor…

Yukarıdaki stencili yaklaşık 5 sene evvel Amerika’dan internet aracılığı ile satın aldım ve çeşitli yerlerde kullandık…Hatta Angora Evleri’nde Bilim Teknik dergisinin genel yayın yönetmeninin evindeki banyo dolaplarının tüm kapaklarını bu stencil ile süsledim..Maalesef hiç resim çekmemişim. Ama aynı stencili daha sonra Beyhan kullanmıştı.. Neyse ki, Beyhan’ın dolabının bir resmi var…


Yurdışında fırçaları olsun, yapıştırıcıları, boş kağıtları, stencil kesicileri bile her yerlerde satılıyor..Ahhhh, burada ancak elimizdekilerle yetiniyoruz…Laf aramızda ellerinde o kadar bol imkanlar olsa da, yabancılar bile bizim blogda yaptıklarımıza feci şekilde hayranlar…Atölyemle bir kere daha gurur duyuyorum…

İsterseniz şimdi atölyede yapılan stencil örneklerine bir göz atalım…Dikkatle incelerseniz, aslında 8-9 stencilin etrafında dönüp duruyoruz ama yine de güzel şeyler yapabilmişiz…Siz ne dersiniz?













Gelen mesajlara binlerce kez teşekkürler…


Sevgili Ebru
‘nun dediği gibi (aslında yılbaşı hediyesi benim yaptığım küçücük bir hediye) yorum bırakmanız için hediye vermeme gerek yok, her zaman öyle güzel şeyler yazıyorsunuz ki….Hediye sadece biraz ortamı neşelendirmek ve heyecanlandırmak için keyifli bir vesile…”Sevgili Ebru‘cuğum….., nasıl koltuklarımı kabartan, kalbime yumuşacık dokunan bir söz söylemişsin… “Türkiye’nin Donna Dewberry’si olur musunuz?” diyerek…Bu sözünü uzun zaman unutmayacağım…Güzel yanaklarından çok çok öpüyorum…

Sevgili Zeynepmeltem…..Bana hitaben, “Varlığıyla arkadaşlarının ve blog takipçilerinin hayatına renk katan bu özel insan…”diye başlayan o güzel yazı için seni öpüyorum……Ahh, çok mahçup oluyorum, canım Zeynep‘ciğim, senin ağzından böylesine değerli bir sıfatı duyabilmek için ne yaptım acaba? Çok çok teşekkür ediyorum.

Herkesin ama gerçekten taaaa yüreğimin derininden söylüyorum, herkesin yazdıkları benim için çok çok değerli….

Sevgili Sevgi Saygı, geçenlerde bana muhteşem bir mektup yazmış.”Ece hanım, bizi uzun zaman susuz bırakmayın” demiş (Bu mektubu da uzun zaman unutmayacağım, her canım sıkıldığında açıp derin bir nefes alarak tekrar tekrar okuyorum…Sevgili Sevgi Saygı, sizi de o güzel yanaklarınızdan mutlulukla öpüyorum…Mektuptan öyle etkilendim ki, o şevkle 2-3 gündür, sizleri susuz bırakmamaya çalışıyorum…

Bu gece, yatağımda, üşenmeyip bana yolladığınız güzel mesajlarınız sayesinde aşağıdaki kız gibi uyuyacağım.

Tam ekran yakalama 09.12.2009 222147

Tam 3 saattir blog yazısı yazıyorum…

Tüm sorularınıza yarın cevap vereceğim.

İyi geceler…

Tam ekran yakalama 09.12.2009 220913

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 51 takipçiye katılın