>IT’S BEEN SUCH A BUSY MONTH!

>Picture_042

Thank you SO much for ALL your sweet comments! I love reading your great words, every one of them is SO precious to me! I really find myself blushing while reading all those great compliments. You are all very very nice and polite!

I am having a very very busy month… My heart is always with you but couldn’t find time to post anything, Tonight I decided to put all the pics together without thinking any similarity or subject.As a fussy and hypercritical person, I am always trying to choose the perfect words, trying to take excellent photos for you. But please forgive me this time. I have just taken the photos and I am gonna write only few words about them. Otherwise you will forget me here in Turkey!!

Have a wonderful and creative weekend!!I hope I could give some bright ideas for your newest projects, or are you just a guest? take a cup of coffee, sit back , relax and be happy… And again, to all of my sweet followers who is entering to my blog, you are so warming my heart, and I am always having cozy and happy days with your great compliments….

Now it is time to sit back and enjoy at our workshop…

Hi Beril, you are such an amazing creative girl…

Look what she has done this week…A gorgeous tray…013


Another gorgeous tray…

Oh my gosh, another one…019

Some clues for you how we draw those amazing checkers!!!



Beautiful plaques from Tülay for her summer house!!!

WOW, Zübeyde, what a nice plaque for your kitchen! 026-1


Dear Münevver and her gorgeous box and plaques…




A new student, Hasret, she is a doctor, look what she has done as a tray…


Oh Işıkcan, you are such a good friend, take care of yourself…

Işıkcan made a very cute kitchen plaque…

Bye to everyone…Thank you again for stopping and enjoying with our workshop..
018-1


>KLOMPEN

>052Klompen Hollandalılara özgü geleneksel bir tahta ayakkabı çeşidi. Günümüzde sadece hediyelik ve turistik amaçlarla kullanılıyor. Çağla seramikten klompenleri toptancıdan atölyeye getirince ve ben de atölyemizde, yukarı kattaki malzeme satış kısmımızda onları görünce bayıldım ve hemen nasıl boyayabilirim diye düşünmeye başladım. Sonunda mutfağımda kullanmaya karar verdim ve hep beğenilen kırmızı ekmekliğime uyan bir model üretmeye karar verdim. Tabi bu işlemleri atölyede sizler için resimleyerek boyadık. Boyamaları yapan, resimlerimi kesen, vernikleyen ve fotoğraf çekiminde bana modellik eden, daha sonra da sürülebilen verniğin kenarlarından akması dolayısıyla alttaki objeye yapışan!!! klompenimi testereyle kesen Mehtap, Işınsu, Çağla, Şebnem, Buket ve Yasemin’e çok teşekkür ediyorum.
Klompenim Nasıl Boyandı?
Seramik objeler boyayı çok çabuk emeceği için önce bir kat su bazlı vernik( Plaid marka) attık.001

İyice kuruduktan sonra kırmızı su bazlı boya( Folkart Lipstick Red) ile seramik kapanana kadar (3-4kat) boyadık.004


Klompenin iç kısmını ise daha neşeli olması açısından,yuvarlak doku fırçası ile birkaç sarı tonlarındaki rengi(Folkart wicker white, school bus yellow, yellow ochre) karıştırarak doku tekniği ile boyadık015

Kuru, sert ve dolgun bir fırça ile beyaz su bazlı boyayı sıçratma tekniği ile objeyi süsledik.016

Kestiğimiz resimleri organize edip Royal Coat dekopaj tutkalı ile yapıştırmaya başladık.018021

Tüm resimler yapıştırıldıktan sonra yine 2 kat Royal Coat dekopaj tutkalı ile tüm objeyi koruduk. 022

Daha sonra 4-5 kat su bazlı vernik attık. Pırıl pırıl parlaması için sır vernik (Cadence Sır Vernik)sürdük. 24 saat kurumaya bıraktık.029

Mutfaktaki klompenim…
054-1


>Sevgili Boradora(Blog takipçisiyken öğrencim oldu!)

>Yukarıdaki ekmeklik ve aşağıdaki sevimli kapı gazeteliği Sinem Güven’in atölyedeki ilk eserleridir…

Boradora’yla önce 10 marifet.org’da tanıştık. Pardon, Öğrencim Dr.Aygün sayesinde önce ben, 10 marifet.org ile tanıştım, orada çok güzel arkadaşlar edindim. Bunlardan biri de Boradora’ydı. Bendeniz, aniden bayram tatilinde blog yapmaya karar verince 10 marifetteki dostlarıma da bunu bildirdim ve Boradora’ya, ya da artık şöyle hitap edebilirim, Sevgili Sinem Güven, bu sefer bana blogumdan yazmaya başladı. Sonra bir cumartesi günü, baktım annesiyle bizi ziyarete gelmiş, nasıl hoşuma gitti, yani biriyle birbirinizi görmeden yazışıyorsunuz ve güzel iltifatlarını okuyorsunuz, onun sözlerinden çok gururlanıyorsunuz ve bir gün bu güzel, alçakgönüllü bayanla tanışıyorsunuz, çok çok keyifli….veeee Sinem kursa yazıldı(tabi önce anneanne torunlara bakması için kandırıldı, yani burada anneanne faktörü en önemlisi, o olmazsa Sinem kursa gelemezdi…)
Bir baktım, 18 Aralık yorumlarında Sinem var…
“sinem guven said…
cok cok zevkli seyler yaptiklariniz.bir an once katilmak istiyorum araniza:)
boradora:)
December 18, 2008 3:47 PM

26 Aralık’ta da bize yorum yazmış…
sinem guven said…
Yarını iple cekiyorum ilk dersim icin, bir kez daha dogru bisey yapacagimi anladim:)ne muhtesem seyler bunlar ece ortmenim…buyulendim..
sinem guven
December 26, 2008 11:41 AM

Sonra derslere başladıııı…4 Ocak yazıma da yorum girmiş…
sinem (boradora) said…
atolyede ikinci haftam bitti..zaman inanilmaz geciyor,huzur her koseye islemis..ece hocam ve sevgili cagla yogun is tempom, iki cocuklu kosturmacam arasinda boylesine huzurlu bir ortami yasattiginiz icin cok tesekkurler…
January 4, 2009 7:23 PM

Vee artık Sevgili Sinem Güven’de ahşap boyama denen, bizim atölyemize has, tedavisi mümkün olmayan hastalığa yakalandı…Çok tatlısın Sinemciğim, karşındaki insanı bu kadar içten yüceltebildiğin için ben sana çok teşekkür ediyorum…
sinem guven (boradora) said…
kendimi unutuyorum uc saat boyunca…dinleniyorum, keyif aliyorum huzur buluyorum.hele su fimo ile kabartma isine bayiliyorum, baska neleri kabartabilirim diye gozlerim fildir fildir evde..tesaduflere inanirim.iyi ki buldum sizleri tesadufen ece ablama…tesekkurler..
January 19, 2009 2:04 PM

Ah, az daha Aygün’den bahsetmeyi unutuyordum. Herşeyi başlatan o… Blogger’ı ilk keşfeden o…bütün yoğun iş hayatı arasında sıkı bir kursiyer olup perşembe geceleri derslerini hiç kaçırmayan o…Aygüncüğüm, buradan sana da çok teşekkür ediyorum… Aygün’ün blogunu görmek isteyenler hemen

buraya tıklasın… İşte size Aygün’ün yaptıklarından bir ipucu…


>Famed Rabbit Bench-Sevgili Tavşanlı Bankımız

>114-1482_IMG
When I was reading “Cindy from Romantic Home”, I suddenly remembered our “Famed Rabbit Bench” and wanted to share with Cindy and with all of you.. We painted and sold this lovely bench three times…. I think it is time to paint again, before Easter, I missed her very much…Thank you Donna Dewberry because I saw this bench in one of your book and thank you Cindy as you made me to feel the power of painting it again…( I added “The Bunny Tale” poem at the end of my post cause I always love this poem very much…)

Meşhur Tavşanlı Bankımız….
Tavşanlı bankı, önce bir boyama dergisinde, Donna Dewberry’in reklamında gördüm. Uzun zaman “nasıl bu bankı yaparız?” hayalini kurdum. Bir sergi hazırlığı sırasında, “işte tam sırası” diye karar vererek, Münir Usta’mıza danıştım. Münir Usta “yaparım, tabi ki” deyince, hemen dergiden, minicik resimden kocaman dev gibi fotokopiler bastırdık. Münir Usta her zamanki gibi çok güzel kesti, biçti ve bize boyamaya getirdi. Tasarım ve renk seçimi bana ait ama boyamalarla ile ilgili herşeyi, ilk seferinde sevgili Dilek yaptı, one-stroke süslemelerini de sevgili Münevver yaptı. Sergiye koyduk, hemen satıldı.. O kadar da zahmetli bir proje ki, hem sattık, hem de çok üzüldük. Onun üzerine sevgili Buket, “ben yine boyarım” dedi ve hemen bir tane daha yaptık, belki hatalarımızı da düzelttiğimiz için bu sefer daha da güzel oldu. ama beğenilince yine sattık. Ah, az daha unutuyordum, bir tane de derste eski öğrencimiz Serpil hanım tavşanlı bankımızdan yapmıştı, tabi en büyük yardımcısı yine sevgili Buket idi. Neyse ki, Ankara’da Çayyolu’nda eski bir öğrencimizin bahçesinde bir tane var, içim rahatladı.Sevgili Dilek, henüz boyuyor, daha tavşana elini sürmemiş…

Tavşan da artık boyanmış, hatta gözleri bile var…

Sevgili Münevver one-stroke çalışmalarını yapıyor…

Oh, biz de Mehtap’la hazıra konmuşuz…Yarı boyalı bankta oturup, makarna yiyoruz…Beni tanıdınız mı? O zaman kızıl saçlıydım!


Ama ben bu tavşanlı bankımızı çok seviyorum. Haydi Buket, o güzeller güzeli kızını biran evvel büyüt de, bir tane daha tavşanlı bank yapalım ve yeni sergimize koyalım. Bu arada elleriniz dert görmesin sevgili Dilek, Münevver ve Buket…Yaptıklarınız asla maddiyatla ölçülemeyecek kadar değerli…


THE BUNNY TALE
I thought it was a kitty cat
But saw it was a rabbit
He was hopping down the trail
And then he stopped to sit.

He looked back at me
And wiggled his nose
Seems he wanted me to follow
So, I quickly arose.

I started down that trail
Amongst the forest’s trees
As that rabbit scurried off
As quickly as you’d please.

He stopped at the next bend
He once more looked at me
And as I moved nearer
He turned once more to flee.

I moved deeper in the forest
It was dark and kinda silent
I looked around the trail’s curve
To see where that rabbit went.

He sat in an open clearing
Of clover covered ground
Amidst a group of creatures
That had gathered around.

They all watched me warily
But, they didn’t turn to run
The rabbit said, “Come join us.
Come join in our fun.”

I asked, “How do you speak?
Am I losing my mind?
If I close my eyes and look again,
I wonder what I’ll find?”

He said, “You’re in our world now,
And if you’ll truly believe,
You will be amazed at things
Your heart and mind perceive.”

You will see life as it should be,
If you’ll take the time to look.
You’ll find all those stories true,
As told in the fairytale book.”

“You’ll see we live in peace,
And nearly perfect harmony.
You’ll learn what it really means
To be happy, safe and free.”

I sat down with legs crossed
And said, “Please tell me more.
This sounds like the very place
That I have been searching for.”

“I’m tired of all the hassle
Of this world in which I live
Where they all think, I want to take,
When I only want to give.”

“It’s a plastic/cardboard place
Where nothing’s really real.
Where so many things are only said,
Without the will to feel.”

“So, if I like it here with you
Will I be able to stay?
Or will you force me to return
To where they play those games they play?”

He said, “Humans are so foolish!
They are filled with hate and greed
They rip the life from the Earth
After they’ve planted it’s seed.”

“You say you want to stay with us
But, that can not be allowed,
For if we welcome one of you
Before long, there’ll be a crowd.”

“We will let you stay for awhile
Try to teach you what we know
That this World can live in Peace
And then, you’ll have to go.”

But then I awakened
And realized, I’d dreamed
But I can’t get over how real
That Bunny seemed!

Del “Abe” Jones
117-1797_IMG


>Cynthia’s Cottage Design

>HI CYNTHIA,
Thanks for allllll your gorgeous words. You always make my day with your wonderful comments. First, I was gonna write to your blog,(how to decoupage, so smooth and glossy ) but then I decided to write my “today’s post” just for you. Because I want to introduce you to all my followers. By the way, of course I have already seen your tray, I love your style and the colours you are using..I hope I didn’t do something wrong by posting some of your pictures here…I decided the content of my post just now so I didn’t have time to ask your permission….
Have a rest for a while now and examine some decoupaged projects, I am gonna write some explanations about you in Turkish and then it will your turn, I am gonna explain in english to you how to decoupage correctly …It is towards the end of my post…
Upps, I was gonna forget to tell you that I am so busy preparing a side banner about HOW TO PAINT, you can follow the steps of different techniques from there…

MERHABA ARKADAŞLAR,

Bugün sizlere taaaa Amerika’dan, blogum sayesinde tanıştığım çok cici bir hanımı ve onun blogunu tanıtmak istiyorum. Bana devamlı, o kadar güzel şeyler yazıyor ki, onu sizlerle tanıştırmak istedim…Favori bloglarımdan ona bağlanabilirsiniz…



Kendisi iç mimar, dekoratör ve stilist..Bizim atölyede yapılanlara ve özellikle banyoma hayran…Devamlı çok güzel övgülerde bulunuyor, gururlanmamak elde değil. Ben, aslında Türkiye’de elimizde var olan craft malzemeleriyle birşeyler yapmaya çılışıyorum, Amerika’da onların elinde ne malzemeler var, düşünebiliyor musunuz? Ama onlar benim yaptıklarımı beğeniyorlar…Bugün biraz galiba kendimle övünme günüm… Çünkü birkaç gündür bloga yazılanlar, hotmail’ime mesaj bırakanlar (lütfen bloga yorumlarınızı bekliyorum, hotmail’den ziyade…) o kadar güzel ki, bir de bu arada İstanbul’a workshop yapmaya davet edildim. Bu daveti önce sevgili Meltem Özeker başlattı ve arkasından birkaç hanım devam etti.Bugün atölye’ye İstanbul’da oturan bir hanım geldi, sevgili Ayten ve Aynur’un arkadaşları… O da bunu teklif etti, ne ilginç değil mi? 2 gündür İstanbul’dan workshop teklifi alıyorum. Hiç aklımda olmayan birşey…Böyle bir workshop olursa gelmek isteyenler çıkar mı acaba? Gelmek isteyenler blog aracılığı ile bana yazarlarsa bu konuda bir fikir sahibi olabilirim ve zannederim, ileriki planlarımın içine alabilirim…Tekrar, tekrar bana bütün bu kıyaslanamayacak manevi duyguları yorumlarıyla yaşatanlara çok teşekkür ediyorum.

Gelelim Cynthia’ya…Cynthia, bugünkü yazısında bana nasıl dekopajlarımızın bu kadar güzel olduğunu sormuş, “mahsuru yoksa benimle paylaşır mısın, çünkü benimkiler çok kötü oluyor” demiş.Ona cevap yazarken sizlere de bilgi vermiş olayım…
ATÖLYE BEYAZ’DA NASIL DEKOPAJ YAPILIR?

Dekupe edeceğiniz kağıt çok ince olmamalı, en az 80 gr’lık kağıt kullanmanız lazım…Düzgün ve temiz bir yerde yine çok temiz bir fırça yardımı ile dekopaj tutkalını( ben 10 senedir sadece “Plaid-Royal Coat Decoupage Finish” kullanıyorum)kağıdın her tarafına iyice gelecek şekilde yayıyorum. Bu işlemi çok hızlı yapmamız gerekiyor, sürdüğümüz tutkal kağıdın hiç bir yerinde kurumadan yapıştırma işlemine başlamamız lazım… Sürer sürmez önceden kararlaştırdığım yere kağıdı bir taraftan bir tarafa sırasıyla bırakıyorum. Mesela soldan yapıştırmaya başlayıp sağa doğru yapıştırmaya devam ediyorum, aynı zamanda da gittiğim tarafa doğru bir bez yardımı ile bastırarak kağıdın havasının çıkmasını sağlıyorum…Yani kağıdı hiçbir zaman olduğu gibi objenin üzerine bırakmıyorum. Düzgün bir şekilde yapıştırdıktan sonra, ortadan dışa doğru tampon şeklinde kıvırdığım bez ile devamlı bastırarak kalan havanın ve fazla tutkalın kenarlardan çıkmasını sağlıyorum. Bu bastırma işlemine en az 2 dakika devam ediyorum. Yaklaşık 10 dakika sonra resmin tüm üzerine Royal Coat’tan sürüyorum. Bu tutkal iz yapmadığı ve silikonlu olduğu için her sürüşünüzde resmi cam gibi kaplamaya başlıyor, ben genelde kurutup bir kat daha sürüyorum ve koruma işlemini bitiriyorum ama siz isterseniz 5-6 kat atarak artık resmin hiç elinize gelmemesini de sağlayabilirsiniz….
Şimdi bunları bir de Cynhtia’ya ingilizce anlatmam lazım… Görüşmek üzere…

HI CNYTHIA, İT İS ME AGAİN…
Now… HOW TO DECOUPAGE A PICTURE?

You know decoupage is actually quite simple! If you can cut and paste, you already know most of the techniques involved. Basically, you cut out pictures; you glue the pictures onto an object; and then cover the object and pictures with a few coats of decoupage medium to protect it.I only use Plaid- Royal Coat decoupage finish. I love it, you can glue the picture and then protect it perfectly with this magical item.. Use a big, big brush to glue your picture because gluing the picture must have been done very quickly, I prefer to dilute my glue with a bit of water as well.

Completely coat the back of the picture with the decoupage medium. You should also put a thin layer of glue in the area where you are sticking the picture.Stick the picture on the glue. Never stick the whole picture in one step.Use your finger to gently push down the picture starting from one side and continue layering the picture towards the other side slowly, at the same time push out any wrinkles and excess glue towards the way out by the help of a rubber squeegee.
Now another tool that I can’t give up…It is “Royal Coat Decoupage Tool Set”from Plaid. There is a a rubber squeegee in it, it is perfect to smooth out air bubbles and delivers a perfect finish.
Unfortunately, there isn’t any in Plaid’s official site, I found it only from here: http://www.papermojo.com . By a cotton swab, continue pushing the picture baginning from the center towards the way out for at least 2 minutes. Wait for 10 minutes and then coat your item completely with the decoupage medium. Let this dry completely. Continue with the last 2 steps until all your pictures are sealed with the decoupage medium. The decoupage medium should cover your picture like a strech-film on it.I mean, keep adding coats until the edges of the pictures are so smooth.
Oh my god, I hope my english was efficient to explain every step clearly.
Hope to see you SOON.
Bye bye Cnythia, kisses and big hugs from Turkey…


>A WEEK İN YEAR 2009- 2009’UN İLK GÜNLERİNDE ATÖLYEMİZ

>Wow! It’s 2009! I am so looking forward to spending lots of time with you in the days, months, and year ahead. Let’s look at what we have been doing in year 2009…

İnanamıyorum! 2009’dayız… sizlerle birlikte geçireceğim günleri, ayları hatta koca bir yılı sabırsızlıkla bekliyorum. Eminim sizler de yeni yılda daha çok çalışacaksınız, aynı atölyemiz gibi….Herşey için herkese müteşekkirim…İşte yeni yılın ilk günlerinde yapılanlar…
006-1

I think we started missing the spring, sun and sunflowers….

Zannederim baharı özledim, çünkü artık canım çiçeklerle çalışmak istiyor. Herkes benden ürünlerin nasıl yapıldığını anlatmamı bekliyor…Blog yazısı hazırlamak, resimlerini düzenlemek oldukça zor bir işmiş…Zaten nasıl boyanır diye bir köşe açacağım ama bayağı zaman ayırmam gerekiyor, uygun zamanı bekliyorum, biraz daha bekleyin arkadaşlar…
Atölye’ye gelemeyenler için çok yararlı olacağını biliyorum amaaaa aslında benim tüm yaptığım yaratmak…Teknikleri anlatırım ama parçaları biraraya getirmek ancak bir kurs sırasında karşılıklı olabiliyor.
Mesela bu çerçeve…Burada da çerçevenin içinde arı peteklerinin olduğu bir resim var, o resmi hep çok seviyordum, aklıma birden çerçevenin dışında kullandığım peçete deseni geliverdi (boya yapanlar bu deseni çok iyi tanırlar), ikisinin çok yakışacağını düşündüm ve bir de hamurla kabartınca çok neşeli bir çerçeve ortaya çıktı. Burada zor olan hiçbir şey yok, sadece yapıştırma yaptım ama uyum herşeyi güzel gösteriyor….Sizce nasıl olmuş?

Atölyeden hummalı çalışmalar…

Bugün Dilek atölyede çok güzel bir sandık bitirdi.Mumla eskitme yapıldı, üzerinde yağlı boya eskitme var, tüm üstünü resim kapladık, yanlarına uygun şerit şeklinde resim yapıştırdık, ön kısmına da pano üzerinde resim yapıştırdık…

Ya bu güzel kurabiye tabağına ne dersiniz? Çağla’nın yeni evi için….Sadece beyaz boyandı ve bir sürü resim yapıştırıldı…014

Bu arada kendi aramızda Salı grubuyla küçük bir yılbaşı partisi de yaptık

my pictues

Sevgili Işılcığımız, 31 Aralık günü doğum yaptı( 2009’u bekleyemedi..), bir oğlu daha oldu ama son güne kadar boya yaptı hem de ne güzel şeyler yaptı, kaç gündür gözlerim seni arıyor Işıl…
İşte Işıl’ın maharetlerinden 2 tanesi…031

Türesin Hanım’ın yılbaşı ağaçları nasıl ama? Bu nefis tatlıyı bir türlü yemeğe kıyamadık, seyretmekten bıkmadık…Tarif isteyenler olursa ne yapayım Türesin hanım?

Bu güzel cam tabağı Meltem Hanım evde yapmış, bayıldım, ellerinize sağlık…

Duvar panolarımız bir harika oldu, hepsi hamurla kabartıldı….

Sevgili Hatice hanım, Nazan hanım ve Zehra hanım’la birlikte bir ders daha geçti…

Ülkü Hanım’ın güzeller güzeli kızı Gökçe’ye yaptığı kutu…

Sevgili Selin, çöp torbalığını amma süslemişiz, ne kadar da güzel olmuş, ellerine sağlık…

Sevgili Nuriye Hanım

Sevgili Aylin Hanım

Aman, bu güzel öğrenciler de kim? Reyhan ve Sema’mı yoksa?

Güzeller devam ediyor…Sevgili Seda,

Sevgili Sonay,

Sevgili canım arkadaşım Sema,

Ama hocalar olarak Yasemin’le ikimiz de güzel poz vermişiz….
002-2


>My Beautiful Bathroom-Güzel banyom

>Güzel mutfağımdan sonra, şimdi sıra banyomda… Belki sade bir banyo ama ben çok seviyorum, her bir karesinde emeğim var…022
Farkettiğiniz gibi hiç fayans kullanmadım çünkü sevmiyorum, o yüzden evin hiçbir yerinde de fayans kullanmadık. Duvarlar Polisan mavi boya, çok tatlı bir mavi, umarım resimden sizde görebiliyorsunuzdur… Lambrileri, sevgili Münir Ustamız yaptı, eskiden beri en istediğim şeydi, duvarları yarım lambri yaptırmak…Sonunda banyoda bunu gerçekleştirdim.. Suya dayanıklı beyaz boya ile boyandı.Yerdeki taşım da çok güzel, Çanakkale Seramik, içinde çok hafif dore ışıltılar var, ışıkta o kadar güzel parlıyorlar ki…Lavabo tezgahı Orka marka…Önce lavabo alıp, altına kendimiz dolap yapalım diye çok gezindim ama maalesef Türkiye’de istediğiniz gibi, hem de ucuz bir lavabo bulmanız çok zor…Sonunda Bauhaus’tan gittim,bu ayaklı takımı aldım. Amaaaaa, zannediyor musunuz ki alındığında yukarıdaki gibiydi. Hemen size ilk satış halini göstereyim! Bauhaus’tan binbir rica ile bu takımı, kulpsuz, ayaksız, cam kapaksız,üst dolapsız ve beyaz olarak firmadan istettim. Eve gelince Münir Usta hemen lükens ayaklar yaptı, Panora Zara Home’dan tanesi 2 liraya kulp aldım, ön cam yerine, oğlumun ilk bebek odasının perdeleri olan mavi beyaz ekose kumaştan( 12 yıllık) minik perde yaptım ve gördüğünüz lavabolu dolap ortaya çıktı. Ama daha güzel olmamış mı? Bu resmi Orka firması da görmeli…
Duş tarafını da göstereyim…Başka detaylar ister misiniz?
Bu güzel çerçeveyi Mudo’dan indirimde almıştım…


Lavanta torbası atölyedeki nakış hocamızın, sevgili Nigar Hanım’ın el emeği, diğerlerini yine çok eski zamanlarda Mudo’dan almıştım…


Ya bu güzel tuvalet kağıtlığıma ne dersiniz? Onu çok seviyorum. Sevgili Aslı’nın Belçika’dan gelirken bir tatilde getirdiği hediye… Belki 2 sene çekmecemde durdu, sonra bu banyo yapılınca yerini buldu. Üzerindeki lavantalar hep işleme. Belçika’da bile işlemeli böyle güzel şeyler var, ya da bizim Aslı bulur böyle güzellikleri diyeyim…


Deniz kabuklarımı da çok seviyorum, her biri başka güzel.. Tüm sepetler de sevgili Çağlacığımın doğum günü hediyeleri…Yine çeşitli yerlerde gezindikten sonra banyoda esas yerlerini buldular…


Ferforje havluluğum ve tuvalet kağıtlığım da Tepe Home’dan, yine indirimde alınıp, bir köşede bekleyen, sonra yerini bulan eşyalardan…

Başka bir yazıda buluşmak üzere…

Yazılarımı arada ingilizce, arada türkçe yazıyorum, biliyorum, hep söylüyorsunuz, ingilizce olduğu için bana kızanlar var ama sizinde “live traffic”ten takip edeceğiniz üzere yurtdışından da bloguma girenler çok oluyor ve biliyor musunuz asıl onlar hep yorum bırakıyor….Türk arkadaşlarım, tabi ki gönlüm sizlerle… Asıl sizlerin yorumlarınızı bekliyorum çünkü bu blogun düzenli takip edildiğini ancak yorumlarla anlayabiliyorum. Nasıl yorum yazacağız diye soran çok oluyor, hemen anlatayım. Her yazının altında, hemen sağ tarafta tarih ve “comment” var, “comment”e tıklarsanız sizi yorumunuz yazacağınız başka bir pencereye yönlendirecektir.Sorularınızı da e-mail yerine buradan bana sorabilirsiniz ki herkes görüp faydalansın…