>MERHABA YILDIZ 111

>
Bu yazımda da, söz verdiğim gibi, sıkı takipçim Yıldız’a sesleniyorum…Sevgili Yıldız…Bana her seferinde o kadar güzel yorumlar yazıyorsun ki, inan ne diyeceğimi, bu güzel sözlere nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Yıldızcığım… Diyorum ki, bazen, kendi kendime… bu blog dünyası ne yüce bir yer ki, Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli bölgelerinden, belki de hiç bir zaman karşılaşamayacağım, muhteşem insanlarla, yürekleri dillerinde olan, Türkiye’de maalesef hiç alışkın olmadığımız şekilde karşısındakini yüceltmeyi bilen, bence kim olurlarsa olsunlar herşeye sevgi ile yaklaşan sizin gibi değerli insanlarla beni tanıştırdı ve arasıra da olsa sizlerle haberleşme şansını bana verdi. İşte asıl bunun için çok sevinçliyim. Tabi ki yaptıklarımız çok güzel, ben de bunun farkındayım ve ben bile uzun zaman bloguma bakmayıp ve sonra aniden bilgisayarımı açınca, yapılan herşeye ben de hayran kalıyorum….Ammaaaa yine de blogumu, Yıldız gibi nice muhteşem insanla tanışma fırsatı yarattığı için çok daha fazla seviyorum.
Yıldızcığım, sorularına gelince…Pardon, sorularından evvel, sen ne kadar espritüel ve bıcır bıcır bir kızsın, hep böyle kal lütfen, senin, her mesajını, mutlaka yüzümde bir gülümseme ile okuyorum, bu nasıl güzel bir duygu, bir bilsen? Sıkıntılı da olsam, yorgun da olsam, bloguma bakarken, senden mesaj gelmişse, mutlaka gülümsüyorum, sırf bunun için bile sana minnettarım…Nerede kalmıştık? Hah, sorularını cevaplayacaktım…Öncelikle, İstanbul’da sizlerle mutlaka bir workshop yapacağım, tekrar hatırlatıyorum, daha evvel de söylediğim gibi, İstanbul’da arkadaşımın yağlı boya resim atölyesi var, orada bir günlük workshop yapacağım, ama bu aralar arkadaşımın resim sergisi olduğu için çok yoğun, onu atlatalım, mutlaka gün ayarlayıp size buradan bildireceğim….Bu arada, önce sevgili Gülay arkadaşımın resim sergisinin haberini de sizlere vereyim, İstanbul’daysanız mutlaka gidiniz…

Kendisi, benim en iyi arkadaşlarımdan birisi, sırdaşım, dostum, resimleri gibi kendisi de çok güzel…Ne yapıyorsa, mükemmel yapan birisi, en iyi olmaya önceden karar veren ve bunu uygulayacak disipline sahip birisi…

Sevgili Gülaycığım, görüyorsun, resimlerin dünyanın taaaa öbür köşesinde bile çok beğeniliyor, aslında herşey seninle güzelleşiyor…
Eveeet Yıldızcık….nerede kalmıştık? Zannederim, sizleri çok özlemişim, konudan konuya geçmekten, senin sorularına gelemiyorum, çok affedersin….Şimdi, hiç boya yapmayan birine ne anlatabilirim? Aslında sen biraz daha benim blogumla oyalansan da, İstanbul’da senle görüşünce boyaya başlasan, sanki bana böyle daha uygun olacakmış gibi geliyor…Ne dersin? Bak, ben hemen sana güzel bir resim yayınlayayım… Hatta şöyle içaçıcı, huzurlu bir duvar panosu daha koyayım…Sevgili Beyhan, ellerine sağlık…

Aaaaa, biliyor musunuz arkadaşlar, ben bu hafta Sezin’in evinde, yemek masası boyadım. Sezin atölyede öğrencimiz…Selin, Didem ve Kezban’la birlikte çok şeker bir gruplar… Sezin, önümüzdeki hafta evleniyor… Daha evvel ona dresuar boyamıştık. Çok beğenilince “Ece Abla, yemek masamızı da boyayalım mı? “dedi ve ben de seve seve kabul ettim. Neyse ki yemek masası bu hafta içinde ucu ucuna yetişti ve işte ben de böyle boyadım….

Sevgili Sezin, dresuarı ve masası ile birlikte…Eminim, her eşya yerli yerine yerleşince bu 2 mobilya çok daha muhteşem gözükecekler…Güle güle oturun, şimdiden tebrikler…
Sevgili Sezin, dresuarının resmini çekerken…Yalnız, dikkatinizi 2 şeye çekerim, arkadaki aynayı, Sezin kendisi yaptı veee dresuarın kulpları yoook, lütfen, Sezin, hemen kulplarla ilgileniniz…

Neyse Yıldızcığım, gezmeye devam…Diyorum ya, beni, İstanbul’da görmeden, sana boya yaptırtmayacağım…
Ben bu aralar çok hamarattım, pazar günü de, bahçede kendim için birşeyler boyamaya başladım…İşte kanıtı…Neye dönüştüklerini, daha sonra tabi ki sizlerle paylaşacağım…Bakın, şimdi, gözümün önüne yaklaşık 6 sene evvel, Buket ile atölyenin bahçesinde, “Country Homes” dergisi için yaptırdığımız çekim geldi…Bari onları da sizlere göstereyim…. Aşağıdaki resimlerdeki, herşeyi biz yaptık, masa örtüsü dahil…Diyeceksiniz ki, yok artık…Gerçekten, öğrencilere masa örtüsü bile yaptırıyorum, hem de soğuk suda ,makinede yıkanabilir masa örtüleri…Yani, boyadığınız tepsiye, ekmekliğe, amerikan servislerine uygun, masa örtüsü de yapabilirsiniz, isterseniz…Buyrun, bakın bakalım…






Neyse, eski anılar…Biraz daha güzel objeler arasında gezinelim mi?




Biraz daha ister misiniz? Bazen ben bile şaşırıyorum, ne kadar üretken bir atölyeyiz ve hepsi ne kadar güzel oluyor?



Ben hiç kedilerimden bahsetmeden sizden ayrılır mıyım? Pazar günü bahçede boya yaparken, yine, teftişteydim, her zamanki gibi…

Yıldızcığım, kendine çok çok iyi bak..Hayatın hep senin gibi neşeli olsun…Bana derin bir huzur veren aşağıdaki resimle, seni uğurluyorum.

Reklamlar

>After Two Weeks…İki Hafta Aradan Sonra…..

>038
Hello to my all readers! The above beautiful, amazing rounded tray decor is painted by our decorative painting teacher, Demet…Thanks for those beauties, darling…

Would you like to pull a blue wicker chair and relax, in order to see what we have done in two weeks’ time?
Actually I need that blue wicker chair and to relax. Sometimes, I am so fed up with the busyness of life. Although I am trying to meet every single one’s needs, still I am not enough… It is 11 pm now and after 2 weeks, I was able to find have some time to post some new pics for you, you great followers!

We have done so many things in two weeks time …..and I want to show aaaall of them to you…Let’s show the hard working girls first…ha ha ha….






Now it is time for gorgeous things…










You see I am still working in very difficult conditions! Everytime, when I decide to work, my cats still prefer to sleep in front of my monitor, I really don’t understand them…They always want to be with me… I have to suppress “Pamuk’s”
fluffy feathers in order to see the screen!
Even doing painting, no comfort to me! I have always at least one inspector, checking if I am painting correctly!

How about our third cat? I haven’t posted any pics of him yet! I was waiting to have a good exposure.Finally, I think I got it!What do you think? Isn’t he so handsome with his green eyes?



Come on, let’s continue with more amazing objects…











Now I am gonna show you 2 beautiful and hard working objects…One of them Aylin’s…

The other one is Derin’s…
053





By the way, I was in Antalya last weekend…I have been running a well-profitable home business for two years as well. There was a big seminar and I was there…
Antalya is one of the big cities in Turkey, near the mediterranean sea coast.

If you don’t mind, can I introduce you this beautiful city?

This is Antalya….

And this is the hotel that we have stayed overnight…It is Wow Hotels, Kremlin Palace…It is amazing…





Some pictures give me ease, peace, serenity, quietness and comfort…Like the ones below…I just want to say bye-bye with those three great photographs, they are my favorites…



I appreciate it when you take the time to leave a comment for me.


>İTALYA’DAKİ EN TUTKULU HAYRANIM’A , PINAR’A…

>Merhaba Pınarcığım,

Ben hiç dayanabilirmiyim öyle kıskanmalara… Mesajını görünce, “gece işim bitince uykum gelse de, Pınar için birşeyler yazacağım” diye kendi kendime söz vermiştim…Kısa da olsa, seni de düşündüğümü göstermek istedim ve evimde en sevdiğim 2 japon gülü çiçeğimi sana blogumdan yollamaya karar verdim…
046
Her ikisinin de evimizde geçirdikleri ilk yılları. Bu resmi geçen hafta çekmiştim, yani, aslında, bütün kış durmadan pencerenin önünde açtılar. Ben,şimdilik, resim çekmek için onları bu köşeye taşıdım, ama,asıl yerleri, bahçe camının önü…
037
Geçen yaz Bayramoğlu’ndan , ta evimize, Ankara’ya kadar, arabamın içinde, tıkış tıkış taşıdığım çiçeklerden yalnızca ikisi…Bu arada ileriki zamanlarda da (yaz geldikçe) göreceğiniz üzere tam bir bahçe çiçeği tutkunuyum ve çok güzel bahçıvanlık ta yaparım…Bu çiçekleri , beni en baştan beri hiç takipten vazgeçmeyen, İtalya’daki sevgili blog arkadaşım, Pınar için sergiliyorum…Çok teşekkür ederim Pınarcığım…İyi ki varsın…

Bu arada, umarım bahar yavaş yavaş gelir, öbür bahçe çiçeklerim de açarlar…
Ah, az daha unutuyordum, kışın karda bile açan küpe çiçeğimi size göstermezsem, çiçeğim sonra çok üzülür…046-1

Ben, hiç ahşap boyama resmi koymadan blog yazısı yazar mıyım? Sevgili Demet’imizin boyadığı bir çiçek sehpa ile herkesi selamlıyorum… Desen öğretmenimiz Demet’i hatırladınız değil mi?
085

…………………………………….BYE BYE………………………………

117-1780_IMG


>SEVGİLİ TAKİPÇİM KİTCHEN WITCH!

>066-2
Günaydın,

Bu sabah ilk defa evdeyim… bari fırsattan yararlanıp hemen sana cevap yazayım dedim.
1. Cam kavanoz boyarken, önce iyice yıkıyoruz. Sonra Plaid marka Enamel cam boyası ile boyuyoruz. Bu boya fırınlanabilir bir boya…Üzerinde kullanma talimatı yazıyor, ya da fırınlamak istemiyorsak en az 21 gün kullanmıyoruz, yani dekoratif amaçlı sergiliyoruz. Daha sonradan hemen kurulamak koşulu ile objenizi yıkayabilirsiniz bile…Enamel boyalar, objeyi yıkanabilir hale getiriyor… Benim kurabiye kavanozum, Paşabahçe’nin cam bakliyat kavanozu… Önce enamel boya ile boyadım, rsimlerimi yapıştırdım, üzerine en az 5 kat su bazlı vernik sürdükten sonra en son kat olarak sır vernik sürdüm. Piyasada en iyisi Cadence marka sır vernik fakat kullanımı oldukça zor. Eğer alıp ta denemek isterseniz bana mutlaka danışın. Sevgili Kitchen witch, senin için ise orada bulabilirsen Enviro-tex light diye bir 100 kat vernik var, aslında en güzel sürülebilen 100 kat, o marka ama maalesef Türkiye’de satılmıyor…
2. Yıldız hanım’ın laminat dolabına gelince…Tabi ki boyanır, bizim atölyemizde çok özel bir kapatıcı var. İlk kat onu sürdüğümüzde eski olan herşeyi boya tutan hale dönüştürüyoruz ve ham eşyaymış gibi tekrar tasarım yapıyoruz. İnternet sitesi açılınca “kapatıcı” olarak satılacak, o zaman tekrar bu konuya dönerim.
3.Fimo ile yapılan dekopaj kağıtlarına fırında hiçbir şey olmuyor, tabi ki talimatlara uygun pişirirseniz, 100 derecede 30 dakika…Fırından evvel objeye hiçbir şey sürmüyoruz, önce fırınlıyoruz, ondan sonra kağıtları vernikten korumak için 2 kat “Royal Coat Decoupage Finish”, sonra da en az 5 kat su bazlı vernik ya da en az 5 kat sprey vernik uyguluyoruz.
4. Kumaş üzerine çok güzel çalışmalarımız vardı, iyi ki hatırlattın, ben tamamen unutmuştum. Kumaşa peçete yapıştırabilirsiniz, ya da kumaşa resim transfer edebilirsiniz, kumaşa kağıt yapıştırılır belki ama ne derece sağlıklı olur, o yüzden transfer yapmak şart…Ben önce bizim çalışmalarımızı toparlayıp resim çekeyim, nasıl olsa kumaş konusunda bir sürü soru gelir, o zaman tekrar görüşürüz.

İyi ki varsın…En güzel, yaratıcı günler senin olsun…
115-1549_IMG