>İLK OLMAK!!!!

>
Biliyorum…….., Kanal B‘den beni takip edenler, bugün neden ekrana çıkmadığımı merak etmişlerdir. Maalesef, program süremiz kısıtlı olduğu için, benim, program sonrası hemen toparlanıp çıkmam gerekiyor, benden sonra, bana ait dekorun olduğu yer bazen gelen diğer konuklar tarafından kullanılıyor.. Bugün, normal koşullarda benim toparlanmama yeten 5 dakika aranın yetemeyeceği bir müzik korosu olduğu için, bir haftalık yerimi onlara bıraktım ama merak etmeyin, haftaya kaldığımız yerden sizlerle birlikteyim. Her zaman önerilerinize açığım…Ekranda yeni birşeyler yapmak istiyorum…Belki sizinde aklınıza birkaç fikir geliyordur…Değişik fikirlerinizi bekliyorum.

Bugün beni çok heyecanlandıran ve keyiflendiren bir “mail” aldım…

Belki bilmiyorsunuzdur diye önce uzun bir açıklama yapmam gerekiyor….Hediyelik ambalaj kağıtları boyutundaki dekopaj kağıtları bir ara Türkiye’de çok kullanılıyordu. En popüler olanı “Finmark”markasıydı…Maalesef bir süre sonra, bu kağıtları ithal eden firma, “Finmark’ı” getirmez olunca bizler de başka kaynaklara yöneldik. Aslında hala internetten erişebilirsiniz. http://www.finmark.com.au


Ay, size web sayfasının adresini kopyalayayım derken, kendimde “Finmark’a” bağlandım ve yarım saattir kağıtlara bakıyorum…Ne anılarım aklıma geldi, ne yapsak acaba?….., Finmark kağıtlardan atölyece tekrar mı istesek?

Neyse konumuza dönelim….Tam hatırlamıyorum, 8 sene olmuştur herhalde…O zamanlar yeni arayışlar içindeyim ve ben her zaman ki gibi internetin başından ayrılmıyorum..Bir gece, dekopaj kağıtları ararken bir siteye girdim. Aman Allahım…..Nasıl güzel kağıtlar bunlar…Nasıl getirteceğim bunları diye diye sabah oldu…Bir italyan sitesi idi ve bildiğiniz üzere italyanlarla anlaşmamıza, hele bir de internetten anlaşmamıza imkan yoktu…( İtalya’daki sevgili Pınar, nasılsın, …seni çok seviyorum……)

Uzun süre bir yöntem bulmaya çalıştım, bu güzel kağıtlara erişmek için…..Sonra aklıma o zamanlar, İstanbul’da Plaid ürünlerinin ana Türkiye distribütörü olan Semih Yener bey geldi…Kendisiyle iş dolayısı ile birkaç defa görüşmüştük ve yeniliklere çok açık olduğunu biliyordum…İstanbul ziyaretlerimden birinde, depodan atölye için alışveriş yaparken, Semih beyin yukarıda çalıştığını öğrendim ve hemen “Calambour” diye bir dekopaj kağıdı bulduğumu aşağıdakilere söyledim ve, “acaba Semih bey araştırabilir mi, getirtebilir mi?” diye rica ettim…Semih bey bilgisayardan hemen önümde internet sayfasına baktırdı…”Evet, gerçekten çok güzelmiş” dedi ve kısa zaman sonra, meşhur “Calambour” kağıtları Türkiye’ye Semih Yener tarafından getirtilmeye başlandı…

Yani arkadaşlar, gizli kahraman benim…

Şaka yapıyorum tabi ki, kahramanlıkla ilgisi yok…Benim için, o an, sadece önemli olan o kağıtlara bir an evvel ulaşmak ve öğrencilerimle kağıtları paylaşma mutluluğunu tatmaktı ve böylece “Calambour” kağıtlarını yıllarca kullandık ve hala da kullanıyoruz.

Ne kadar uzun yazdım, inşallah sıkılmadan hala okumaya devam ediyorsunuzdur…

Gelelim, bugünkü olan güzel olaya!!!!!!!!!

Öğleden sonra, maillerime bakarken, İtalya’dan bir mail aldığımı fark ettim ve meraktan hemen açtım…Ay, hiç tahmin edemezsiniz mailin kimden geldiğini……

“Calambour” kağıtlarının büyük patronundan….

Önce okuduğuma inanamadım, bir daha okudum…İtalyanlar hala aynı İtalyanlar… İngilizce çok feci…Anladığım kadarı ile, maili yardımcısı yazıyor ve diyor ki” Sevgili Ace Hanım (yok, yok yanlış yazmadım, böyle yazmışlar…)Patronumuz, sizin blogunuzu görmüş ve yaptıklarınızı çok beğenmiştir. Calambour kağıtlarının bu kadar güzel örneklerde kullanılmasından gurur duymuştur.Acaba Calambour olarak, bizim yapabileceğimiz birşey var mı?”

İşte budur…Birşey yapmaları gerekmez…Bu mektubu bile almak beni havalara uçurmaya yeterliydi…Cevap olarak, ilk aklıma geleni söyledim, beni çok onore ettiklerini, katalog ve örnek kağıtlar gönderebileceklerini söyledim….Tabi, şimdi akşama doğru aklıma bir sürü fikirler geliyor, hele bir toparlayayım, galiba onlara uzun bir mail daha yazacağım gibi geliyor…..

Calambour’un büyük patronundan olsa gerek, bugün, özellikle bugün, bazı konularda kendimle çok gurur duyuyorum…

Mesela, çöp poşetliği diye kullandığımız uzun duvar kutuları var ya, onu da ilk Türkiye’ye tanıtan benim…Şimdi yazarken bile mutluluk duyuyorum…Neredeyse 10 sene evvel, heyecanla çizdiğim, santimlendirdiğim ve sonradan “çöp poşetliği” diye adlandırdığım bu yeni “şeyi” Münir Usta’ya teslim ettim…Münir Usta yapar yapmaz, aman, atölyede bir tutuldu, bir tutuldu, herkes boyar oldu…İşin kötüsü o zamanlar, tümünü elle boyuyorduk, nasıl zor, nasıl zor….Neyse sonradan “çöp poşetliği”mizi boyamak için daha kolay yöntemler bulduk ta bir nebze rahatladık… Sonradan bütün Türkiye’ye yayıldı, bütün ustalar iz yaptık diye çöp poşetliği üretir oldular…Olsun, ben yine de çok mutluyum…

Yine, böyle güzel bir ürünüm var, “mağaza poşeti”(henüz güzel bir isim bulamadım) şeklindeki yeni çizimim……Yavaştan, yavaştan her yere yayılıyor…

İnanın, çok içten söylüyorum, bunlar bana sadece mutluluk veriyor, kesinlikle “vay, benim çizdiklerimi kopyalamışlar” gibi düşünmüyorum,onları benim yarattığımı, Türkiye’ye benim tanıştırdığımı sadece benim bilmesi bile çok gurur verici…


Aynı gurur verici şeyler, ilk defa benim tarafımdan kullanılan teknikler için de geçerli…Bunların neler olduğunu, dekoratif boyama ile uzun zamandır uğraşanlar eminim biliyorlardır…Bu işe yeni merak salanlar için ise, hangi teknik, kim tarafından yaratılmış, zaten bir önemi yoktur ki..O yüzden tek tek isimlerini yazmayacağım…

Arkadaşlar, sizlerden 100 tane güzel şey duyuyorsam, 2 tane de beni üzen şeyler duyabiliyorum…Her zaman emek harcayan ve verici olan insanları çok takdir eden biri olarak, tabi ki, ben de, harcadığım emeklerin, uykusuz gecelerimin, fiziksel yorgunluğumun karşılığında “aman, biz, o teknikleri zaten daha evvelden de biliyorduk” denmesi yerine, insanca, medeni bir şekilde takdir edilmeyi bekliyorum… Atölyemle, yapılanlarla, sadece manevi kazanç gayesi ile yarattığım bu blog sayfamla gurur duyuyorum ve bazı teknikler çok evvelden bilinse????? bile, ilk defa bu kadar güzel yapıldıklarına eminim…Ne dersiniz?

Sadece kendim için demiyorum….Savunmam, tüm el işi yapan değerli, profesyonel arkadaşlarım için…… Yurtdışında veya sanatsal faaliyetlerini örnek aldığımız Amerika adlı ülkede, yaratıcı ve lider olan insanlar nasıl el üstünde tutuluyorsa ve o insandan sonuna kadar yararlanılıyorsa, gelin, biz de Türkiye’de el işlerine emek veren bunca insanı, yermek yerine, yükseltelim ve onların vericiliklerini artırıp bizde bilgilerinden yararlanalım…

Birbirimizin enerjisini kesmek yerine, farklılaşarak kendimizi ön plana çıkarmaya çalışalım ve kendi alanımızda markalaşmaya çalışalım…

Hazır aklıma gelmişken, geçen haftalardaki İstanbul ziyaretimde beni karşılayan, evinde ağırlayan, her istediğim yere beni götüren, yediren, içiren sevgili Meltem’ciğim’e çok teşekkür ediyorum.Rekabetçi bir dünyada, arkadaşlığımızı uzun zamanlar götüreceğimize inandığım Şermin Hanım’a da çok teşekkür ediyorum… Kendileri, aşağıdaki masal dünyası gibi olan güzel atölyenin sahibi…Yakında el boyaması dersleri ile İstanbul’lularla birlikte olacak….İznini almadığım için telefon veya adres şimdi yazmıyorum ama kendisi ile görüştükten sonra mutlaka buradan tanıtımını yapacağım…

Diğer takdir ettiğim değerli kişi sevgili Filiz Türkocağı.


İstanbul’a ayağımın tozu ile varınca soluğu Filiz Hanım’ın kanaviçe sergisinde aldık…Gerçekten enfesti…Ellerinize sağlık Filiz Hanım…Bu arada hediye gönderdiğiniz “Merhaba Kızı” kanaviçe örneğinize çok çok çok çok teşekkür ediyorum….

Ben, şu an için craft ve boyama konusunda çok emek harcıyorum ve anlayacağınız üzere,
Ece Aymer
ismi meşhur oldukça, maalesef galiba çekememezlikler başlıyor, dedikodular başlıyor, tabi biraz üzülüyorum ama bir süre sonra, bu bana daha da enerji veriyor ve sizler için daha ne yapabilirim diye kafa patlatmaya devam ediyorum…

Müjde vereyim, Türkiye’de yine, yeni bir ilk daha yaratmak üzere çalışmalarıma tam gaz devam ediyorum.Daha detaylı haberler pek yakında…..

Biliyorsunuz, organizasyonların ve şirketlerin yücelttiği ve reklam amaçlı acaip desteklerin verildiği bazı yabancı ünlü craft sanatçıları ülkemize çok büyük paralarla getiriliyorlar…Size birşey itiraf edeyim, yabancıların bana yazıp “Ece Hanım, bu kadar güzel şeyler görmedik, nasıl destek olabiliriz?” gibi güzel tekliflerini, ben, kendim, Türk firmalara bizzat teklif ediyorum…., “Arkadaşlar, beni kullanabilirsiniz, ben Türkiye’deki herkese erişmek istiyorum, buyrun ben ayağınıza geldim” diyorum, kimse kılını kıpırdatmıyor, herkes sadece ticaretini düşünüyor, ne satarım, hangi boyadan daha nasıl kar ederim diye hesaplar yapıyor…Yani,hemen önlerinde, kendi vatandaşlarına daha iyi örnekler sunabilecek biri varken, neredeyse, bizim anaokullarında yapılan craft çalışmalarını, sizin gibi hanımlara öğretmeye çalışan yabancı craft artistleri otel, uçak, yiyecek, gezi vs. masrafları karşılanarak Türkiye’ye getirtiliyor ve ticaret yapılmaya çalışılıyor…

Eeeee, şimdi ben ne yapacağım?, maalesef, yabancı şirketlere yazılar yazıp, destek talebinde bulunacağım…Doğru düşünmüyorum mu arkadaşlar? Bu konuda da önerilerinize, desteklerinize açığım…

Umarım, içinizi karartmamışımdır…

Sizleri çok çok öpüyorum.











20 Yorum on “>İLK OLMAK!!!!”

  1. Nur diyor ki:

    >İsterdim ki bu ülkede başarılı insanların birazda olsa kıymeti bilinsin, değeri anlaşılsın ve bu kadar yetenekli ve başarılı insanlar elimizden başka ülkelere uçup gitmesin yada sadece dış ülkedeki insanların dikkatlerini çekmesinler bizlerde onlar için birşeyler yapabilelim.Sonuçta yazdığınız her satıra sonuna kadar katılıyorum haklısınız, haklısınız…Sonra bir diğer konunuz; ne olur biraz daha nazik olsak, neolur emeğe saygı göstersek, ne olur içimizdeki kötüyü daha fazla törpülesek taki körelene kadar…Mesela geçenlerde bir blog toplantısına katıldım, orada beni gören bir haddini bilmez blogcunun fısıltıları dikkatimi çekti -yaptığım işlerin ortayaşta birisinin yapacağı işler olacağını söylüyordu ben beklediğinden de daha gençmiş, nasıl yani, bu o mu diye afallıyordu…Bu nasıl bir hadsizliktir bilmiyorum, hemen kulaklarımı tıkadım dikkatimi başka yere verdim o sözlerin devamını duymazdan gelmeye çabaladım…Yaptığımı beğenmeyebilirsin, sevmeyebilirsin, zevkine hitab etmeyedebilir ama bunları birine söylerken hiç mi utanmıyorsun yada yüzün kızarmıyor yada ne gereği var benden zevkle ve keyifle alışveriş yapan birine bunları söylemenin, amacın ne diye sormak isterdim onu utandırmak isterdim…Onun için kim ne derse desin insanın yaptıklarıyla ürettikleriyle gurur duyması en önemli şeylerden biri gerisi inanın tırı-vırı Ece hanım….Gecenin bu saatinde içimi döktüm teşekkür ederim ama en çokda yalnız olmadığımı gördüğüm için çok üzüldüm özellikle siz, size olumsuz şeyler söyleyenleri lütfen duymazdan ve görmezden gelin hatta o yorumları silin ki enerjinizi almasınlar.Sevgiyle selametle…

  2. Çiğdem diyor ki:

    >Blogunuzu inanın büyük bir zevkle takip ediyorum her pc yi açtığımda sizin sitenize bakıp acaba ece hanım bugün post ekledimi diyorum.Sizi bu kadar kırmış olmalarına çok üzüldüm , yazınızı elbetde sıkılmadan okudum , düşüncelerinize sonunna kadar katılıyorum, internetde birçok siteye göz atıyorum inanın sizin yaptıklarınız kadar güzeline pek az rastlıyorum, eminim ülkemizdende birileri fark edecek yaptıklarınızı.Hani demişler ya meyve veren ağaç taşlanır, sizede yapılan bu galiba ama herkes hak ettiği yerde olacaktır eninde sonunda hiç üzülmeyin Allah adildir.Hem Craft dünyası yurt dışında daha gelişmiş durumda ürün yelpazesi çok geniş oralardan fark edilmek ve bulamadıklarımızı sizin sayenizde türkiyede görmek hepimizi çok mutlu edecek.Bilmiyorum size nasıl destek verebilirim ama iyi dileklerim her zaman sizinle birlikte.Sevgiler.

  3. Kitchen Witch diyor ki:

    >Sevgili Ece hanim kendinizle gurur duymakda gec bile kaldiniz.. Zaten hepimiz demiyormuyuz size harikasiniz yaptiklariniz ogrencileriniz yaptiklari ve bize kattiklariniz harika.. Ben ki dunyanin taa obur ucunda sayenizde bir cok sey ogrendim. Bi amacim var, bi hedefim var.. Ustelik sadece ogrendigim teknikler vs icin degil , sizin yasam tarzinizda bana kuvvet veriyor. Daha once yazilarinizda veya tv de de paylastiniz ki sizinde hic de kolay baslamamis bir hayatiniz var. Esinizden uzaktasiniz. Ama tum enerjinizi isinize pozitif olarak aktariyorsunuz hala.. Inanin gurbettte olmak cok zor ve bircok baska sikintimda var burda ,ama sizi ornek aliyorum kendime.. Kuvvvet aliyorum. Meyve veren agaci taslarlar diye bosuna dememisler.. Sizi de mutlaka cekemeyenler olacaktir. Ama kulaklarinizi tikayin, hep guler yuzunuzle bizide isitin lutfen.. Calismalariniz harika, ne yazikki yurt disindan degerinizi anliyorlar simdilik, ama birgun mutlaka Turkiyem de el sanatlariyla ugrasanlarin kiymetini anlayacak.. Biliyorum hep gec kaliniyor ama sonunda olacak inaniyorum. Sevgiyle kalin. En uzaktaki kalben en yakin takipciniz.

  4. lolipu diyor ki:

    >Ayy Ece hanım, yazınızın hepsini okudum. Ne kadar haklısınız. Niye ülkemizde el yapımı, yaratıcı ve emek harcanan işlere ve bu işleri yapanlara değer verilmez? Yaptıklarınız çok özel ve güzel şeyler. Sizi ve yaptıklarınızı çok seviyorum. Keşke fırsatım olsa bütün günümü sizinle geçirmek isterim. Herşey gönlünüzce olsun, Sevgiler:))

  5. evcilik diyor ki:

    >Sevgili Ece hanım,sizi kıskananlara hakvermemek elde değil gerçektende kıskandıracak başarılarınız var,sayfanızı her açtığımda imrenerek iç geçirerek izliyorum ama bu bana hasetlik yerine gurur veriyor..Sizin gibi üretme isteği uyandırıyor.maalesef hayatta herzaman karşınıza,kendilerinde ki eksikliklerin farkına sizinle karşılaşınca varıp affallayan insanlar çıkacak…Bunlar sadece onların acizliği,üretmek yerine tüketmek ve üretenide kendi seviyelerine indirmeye çabalamak…Oysa ki bilmiyorlar, onlarda ki bu hasetlik sizi daha çok kamçılayacak ve herzaman yaptıklarınızla gururlanacak insanlar etrafınızda olacak….sevgiyle kalın…

  6. fidoş diyor ki:

    >muhteşemsiniz,muhteşemsiniz,muhteşemsinizdaha ne diyeyimsiz kendinizle gurur duyuyorsunuz ya,en önemli değer bugerisi vız gelirama yine de yalnız değilsinizben ve bir sürü blogcular da sizinle gurur duyuyoruzdaha da inşallah dünya çapında büyüyün yaptıklarınızla:)))))muhteşemsiniz,bunun gerçekleşmesine çok kalmadıııııııdemedi demeyin:)))))mutlu kalınziyaretime gelmediniz halaaaaa:(((((

  7. NERİ diyor ki:

    >Çok alçak gönlünüz var Ece'ciğim.Sizi biz taktir ediyoruz.Sağ olun,var olun.Bizdeki yabancı hayranlığı her yerde var.Sizin sanatınız yüzde biri ile Avrupa ve Amerika'da müthiş kazançlar sağlıyorlar.Dediğiniz gibi bizdeki Ana okullarında yapılıyorlar.Sizde yapabiliyorsanız ki bu potansiyel fazlasıyla sizde mevcut,siz de Avrupa veya ABD TV lerine çıkabilirsiniz.Birkaç görüntü ve çalışmanızı gönderin bakın neler oluyor.

  8. Lavanta Bahçesi diyor ki:

    >O kadar güzel yürekli, sevgi dolu, yetenekli bir insansınız ki sizi sevmemek örnek almamak elde değil. Her şeyden önce insanları seviyorsunuz, paylaşmayı seviyorsunuz bu ne kadar güzel… Ve kişi kendini bilir ve etrafındakileri de öyle zanneder ya bizler herkesi iyi huylu, güzel gönüllü zannediyoruz ama hayır etrafımızda içi kapkara insanlar var, hazımsız insanlar var ve onlar şunu bilmiyorlar 'gönül kırmak kolay ama tamiri neredeyse imkansız'!Kim neyi idda ederse etsin, biz sizi tanıyoruz, seviyoruz ve keyifle izliyoruz, lütfen yolumuza ışık tutmaya devam edin, bu aydınlık ruhumuzu okşuyor bizleri üretkenlik adına daha da yüreklendiriyor.Ülkemizde göremediğiniz destekten yakınmışsınız, ne üzücü ne acı. Ne olurdu size destek olunsa ya da ne olurdu bu memlekette sadece kar amacı güdülmeden bir sürü hobi ürünü satılsa, ahhh bir imkanım olsa inanın bayrağı önde taşıyacağım… İçiniz rahat olsun Ece Hanım, burada destek göremiyorsanız yurt dışına açılın, oradan destek alın…Sizi seviyoruz, hep sağlıklı, hep neşeli, hep üretken kalın ;)Ahu

  9. MARİFETLİ PERİ diyor ki:

    >Sevgili Ece, blogunuzu izleyen, televizonda seyreden ve okuyan herkes eminim sizinle gurur duyuyordur. Arada bir pürüzler çıkabilir ama önemli değil, siz onları da zımparalarsınız:) Yaptıklarınızın yurt dışında bile fark edilmesi ve destek taleplerinin gelmesi, muhteşem bir olay. Türk firmalarından gelseydi tercihinizi bu yönde kullanacağınızdan eminim. Fakat siz önünüze çıkan fırsatları değerlendirmeye bakın. Patent almak için başvurdunuz mu acaba? Benim için siz bir markasınız. Yaptığınız işleri ve sizden örnek alarak yapanları, başka yerlerde görünce, hemen tanıyorum. Geçen sene çok güzel şeyler olmuştu, Kanal B, Evim Dergisi… Başarılarınızın artarak süreceğini biliyorum ve yeni çalışmalarınızı merakla bekliyorum. Siz de fazla bekletmeyin ama:)Sevgiler.

  10. fidoş diyor ki:

    >ziyaretime gelmişsiniz ve güzel şeyler yazmışsınız:)))))çok mutlu oldum,havalarda uçuyorum,çok teşekkürlerhep beklerim mutlu kalın

  11. NEFİSE diyor ki:

    >Ece…söylediklerine katılıyorum…yabancı blog siteleri gezerken bizim Türk hanımların nasıl yaratıcı olduğunu görüyorum .Bu işlerde malzeme çok önemli onlar en ufak iş için çok kaliteli yapım aşamaları kolay malzemeler kullanıyorlar..Oysa biz evdeki en ufak çöpü bile değerlendiriyoruz….Tabii bir de işin emek yanı var el var…el var .şimdi kakını vermek lazım..son derece kaliteli zenkli şeyler yapıyorsun.. Canım benim yolun açık olsun.Ben hep burda aparttayım.. yaptıklarını görmek için. Sevgiler…

  12. çınar diyor ki:

    >bence siz yaptıklarınızla kendinizi yeterince kanıtlıyorsunuz. sizi takdir eden bir çok insan var. ve tabiki bende bunlardan biriyim. yaptıklarınızın güzelliğine kendimi kaptırıp saatlerce bakıyorum. bende yapmak istiyorum. tvden izleyemiyorum çalıştığım için nettede tekrarı yok izleyeyim. ama yaptıklarınız çok güzel fikir veriyor. bence bu ülkede meyve veren ağaç taşlandığı için bu şekilde oluyor. siz bu şekilde devam edin. takipdeyiz. yapabileceğimiz bir şey varsa hazırız.

  13. Şehnaz diyor ki:

    >ece hanım kendinizle ne kadar gurur duysanız azdır…müthiş bir yeteneksiniz…..sizi çok büyük bir zevkle takip ediyorum..hatta birgün fırsatını inşallah bulup ankaraya atolyenize gelip sizinle tanışmak istiyorum…sizi ve yaptıklarınızı çok seviyorum…sevgiler….

  14. minik diyor ki:

    >Sevgili Ece Aymer,Yaş olarak da tecrübe olarak da benden büyüksünüz.Dolayısıyla Size tavsiyede bulanmak bana düşmez.Daha öncede yazmıştım……Yeteneğini sizinki gibi ince bir zevkle birleştirerek olağanüstü yaratıcılığa çevirebilecek insan sayısı sanırım bir elin parmaklarını geçmiyor…Üstelik sadece üretmiyor;farkındalık yaratıyor,tüm ürettiklerinizi sevgiyle koşulsuz bizimle paylaşıyorsunuz…Bırakınız bazı insanlar enerjilerini sizi kıskanmaya harcasınlar.Onların bu halleri sizin yelkeninizin rüzgarı olabilir ancak.Sevgiyle kalın…..

  15. PINAR diyor ki:

    >Ece Hanımmmm sizin için ne yapabilirim buralardan lütfen söyleyin..dediğiniz gibi bu italyanların ingilizceleri çok kötüdür italyanca konusunda yardımcı olabilirim isterseniz..Calambour bizim burada her yerde var ve çok populer..Hatta geçenlerde sevgili Şebnem'e ( Kitchen Witch ) birkaç dekopaj kağıdı gönderdim içlerinde calambur marka olanlarda var. Kendisi beğendiğini beyan etti :))) Size bir sayfa daha önermek istiyorum.. Burada daha çok peçete kadar ince dekopaj kağıtları satılıyor..aynı peçete gibi dekope ediyorsunuz..( Carta Riso deniyor ) http://www.to-do.ithatta dün bu aşağıda linkini verdiğim dekopaj kağıdını buldum ve aşık oldum..şimdi kara kara ay ece hanım olsa acaba nasıl birşey yapardı bununla acaba diye düşünüp duruyorum..http://www.to-do.it/sezione1.aspx?macro=010.002&usercontrol=prodottiBir öneriniz varsa bekliyorum..ve yanaklarınızdan kocaman kocaman öpüyorum..Pınar

  16. neduk diyor ki:

    >Negatifliklere tıkayın kulaklarınızı. Portfolyonuzu gönderin o patrona. Blogunuzda dekorasyon işlerinizi nereden görsünler.Ya da alın koltuğunuzun altına kendiniz götürün. Kim bilir ne imkanlar sunacaklar, yoklamakta fayda var. Ay ben bile heyecanlandım. Sponsor olsunlar, birşey olsunlar, ne bileyim kuru övgü ile bırakmasınlar.İnşallah çok güzel sonuçlara yol açar.Tebrik ediyorum,çok sevindim sizin adınıza.

  17. NUR diyor ki:

    >ÇOK SEVGİLİ ECE…GÜZEL YÜREKLİ İNSAN AĞIZDAN ÇIKAN HER SÖZ KİŞİNİN KENDİSİNİ YANSITIR…SEVGİ HOŞGÖRÜ MÜTEVAZILIK …V.B BÜYÜK YÜREKLERİN İŞİDİR..TIPKI SİZİN YÜREĞİNİZ GİBİ …SİZ HERŞEYİNİZLE SAMİMİYETİNİZİ İÇTENLİĞİNİZİ BAKIN HİÇ TANIŞMASAKTA BUNU TA BURALARA YANSITIYORSUNUZ…EMEĞE SAYGI GÖZ NURUNA SAYGI BUNU KENDİNE SAYGISI OLANLAR ANLAYABİLİR VE GÖSTERE BİLİR…YALNIZCA LAFKALABALIĞI YAPARAK İNSANLARIN CANINI SIKMAK BOŞ İNSANLARIN TEK GAYESİDİR…YAZIK ONLARA…İYİKİ VARSINIZ VE SİZİ TANIDIĞIM İÇİN ÇOK ŞANSLIYIM TIPKI SİZİ TANIYAN VE İÇİNİZDE Kİ GÜZELLİKLERİ GÖREN GÖREBİLEN HER YÜREK GİBİ …SONSUZ SEVGİLERİMLE NUR

  18. guest from izmir diyor ki:

    >Ah benim kalbi kocaman güzel öğretmenim,TV den ya da blogdan bizlere ulaşıp,güzel dünyanızla bizleri tanıştırdınız,o da yetmedi bildiklerinizi yıllardır üretip,araştırıp ortaya çıkardıklarınızı hiç düşünmeden,hiç esirgemeden bizlerle paylaştınız,hatta bir de üstüne dostluğunuzu ekleyip sundunuz bizlere…Yaptığınız işlerin özelliği ve güzelliği tartışmasız emsalsiz.Bu kadar güzelliği bir arada hayatına sığdırmayı başarabilen bir insanı da kıskananların olması son derece normal.Hele ki belli başlı birkaç objeyi boyayıp,piyasada hazır sunulan birkaç dekupaj malzemesiyle süslemekten yada varaklamaktan başka birşey bilmeyen yaratıcılıktan uzak,araştırmaktan uzak insanların kıskanması ve sizden rahatsızlık duyması kaçınılmaz.Bütün bunların sizi asla yıpratamayacağından çok eminim.Bizlere her geçen gün yepyeni,buram buram Ece Kokan güzelliklerle gelmeye devam edeceksiniz.Bizler uzaklardaki öğrencileriniz ve dostlarınız sizinle gurur duyuyoruz.Siz de kendinizle ne kadar gurur duysanız azdır…Sizi olumsuz eleştirenlerde ne kadar kıskansa azdır ,çünkü bu kadar çok takip edilip,bu kadar sevilmek herkese kısmet olmaz:)

  19. fidoş diyor ki:

    >bloğumda bebek parkı şenliği bölümünde öğrenciniz aslı güven'letanıştımsizinle yaptığı eserlerini satışa sunmuştuşahaneydikendisinden izin alıp bloğuma ekledimgörmenizi çok isterimmutlu kalın

  20. Anonymous diyor ki:

    >ece hanım merhaba, birazdan buraya yazacaklarım inanın mecazi cümleler değil, tam tersine çok içten ve gerçek olacak. Ben sayfanıza her baktığımda içten içe ağlayan bir insanım. herkesin söylediği gibi çok güzel şeyler yapıyorsunuz,ama biz neden bunlara sahip değiliz. ben burda istediğim en basit dolap şeklini bile mobilyacılara anlatamazken siz nasıl bu kadar hoş şeyleri yaptırabiliyorsunuz? ben en son ne zamanbaktım sayfanıza inanın hatırlamıyorum. çünkü baktıkça kendimi artık kötü hissediyorum. Önceden terapi gibi gelen sayfanız bana şimdi haset duygusu veriyor valla. ama bugün bir kumbara yaptım ve ilk paramı da az önce attım. belki o kumbara dolduğumda sizle tanışma fırsatım olur ve belki benim evime de sizin güzel elleriniz değer. burda yemin ediyorum sizinle tanışma fırsatımız olmadığı sürece o biriken paraların tek kuruşu bile harcanmayacak. sizi hem çok seviyorum, hem de deli oluyorum.sevgilerlebahar


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s