>İLK SÖZ

>

Tam ekran yakalama 09.01.2011 142828

O zamanlar kirada oturduğumuz Akşar Evleri’ndeydik.
Ah o Akşar Evleri…Benim için o kadar değerli ki…Orada hep hatırlayacağımız önemli olayları yaşadık.
Can orada doğdu…Hayatımın anlamı, ışığı… Daha sonra, Bilkent Üniversitesi, öğretim görevliliğini bırakıp evin arka bahçe katında, ilk boyama derslerini vermeye orada karar verip başladım..Öyle bir evde oturmasaydık, alt bahçe katı boş duruyor olmasaydı, belki de meslek değiştirip, ahşap boyamacı olmayı daha uzun seneler hayal etmeyecektim…Daha da geriye gidersek, Yıldız’da Ziraat Mühendisleri sitesinde otururken bir gün bahçede küçük bir yavru köpek buldum, ona birkaç gün evde baktık ama o zamanlar evde 4 kedi ve bir köpeğimiz var…Hatırlatayım, burası bir apartman dairesi ve beşinci katta oturuyoruz. O küçük köpeğe o kadar bağlandım ki, onu kaybetmemek uğruna, eşime, Hakan’a “ne olur, bahçeli eve taşınalım” diye tutturmaya başladım…

Çayyolu’na ve Akşar Evleri’ne ilk taşınma sebebimiz de (olaya farkındalıkla bakarsak) o minik köpek….Görüyorsunuz, hiç bir olay tesadüfen yaşanmıyor!!!Bugün bulunduğumuz noktayı tek tek kendimiz hazırlıyoruz..Küçük değişikliklerin, büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurmasına “Kelebek etkisi” (Butterfly Effect) deniyor….. Ama bu , o kadar büyülü bir konu ki, isterseniz, bu konuya sonra tekrar dönelim.
Nerede kalmıştık?…. Yıl 2006, bir öğleden sonra, Akşar’daki evde, mutfakta yemek yapıyorum.Hakan işten geldi. “Sana hediye getirdim” … Bir baktım, elinde ambalajlı bir hediye… Ama ambalajından belli ki, bu bir kitap…Ellerimi kuruladım, hediyemi aldım, bir öpücük kondurdum ve paketi açtım. Ahmet Şerif İzgören’in “Avucunuzdaki Kelebek” kitabı…Hem de yazardan imzalı…Meğerse o gün, Ahmet Şerif İzgören, Hakan’ların otelde, Ankara Hilton’da Kişisel Gelişim Semineri vermiş, Hakan’da imza kuyruğuna girmiş, sıra ona gelince Hakan ” Ahmet Bey, ben kitabımı kendi adımla istemiyorum, karım adına imzalamanızı istiyorum, ismi Ece ” demiş.Ahmet Şerif İzgören kafasını kaldırıp gülümsemiş, “Uzun zamandır kitap imzalıyorum, hiç karısına hitaben imza isteyen olmamıştı, sizlere mutluluklar dilerim ” ….

Kitabı tezgaha koydum, hem yemek yapmaya devam ettim, hem sayfalarını karıştırmaya…Sonraki yarım saat, herşeyi bırakıp, ben ayakta, kitap tezgahta sadece kitabı okuduğumu hatırlıyorum…

Hakan’a teşekkür borçluyum, her zaman bana ışık tutacak kitaplar önerdi…O gün kitaba hayran kaldım zaten akşama bitmişti, daha sonraki zamanlarda bütün Ahmet Şerif İzgören kitaplarını okudum…İlk olması sebebi ile, “Avucumdaki Kelebek” kitabı benim için çok değerli…Başlığı beni hep etkiledi..Sebebini tam bilemiyorum, Ahmet Şerif İzgören’in kelebek hikayesi mi beni çok etkiledi, “Kelebek etkisi” deyimine mi çok inandığım içindir, belki de sadece kelebeği hayvan olarak çok sevdiğim içindir….

“Kelebek bir kez kanatlandıktan sonra” diyor Colin Williams “bir daha asla tırtıl haline dönemez.” Ne kadar doğru değil mi? Özgürce uçmayı tadınca, kim sürüne sürüne ilerlemek ister? Demek ki, yüzyüze geldiğimiz her yeni durum bizi daha yetenekli ve becerikli kılar.

Unutmayın ki, kelebek güzel ve özgür olduğu kadar narindir de…

Mutluluğumuz da narin bir kelebek gibidir…

Zamanın birinde 2 tane kız kardeş varmış, nasıl akıllılarmış anlatamam.Bilgiler onlara yetmez olmuş. Bir gün anneleri, onları dağdaki bilge adama götürmeye karar vermiş.
Kızlar, bilge adamla karşılaşınca ona sorular sormaya başlamışlar.Bilge adam bütün soruları doğru cevaplamış; kızlar çok sevinmiş ve eğitimleri için bir süreliğine izin isteyerek bilge adamın yanında kalmışlar.
Sordukları soruların hepsinin cevabı doğruymuş ama sonra sıkılmaya başlamışlar “Bilgenin bilmeyeceği bir soru bulalım” diye düşünmüşler.
Kızlardan biri bir gün “Buldum!” demiş “İki elimin arasına bir kelebek koyacağım ve bilge adama soracağım “Avucumdaki kelebek canlı mı, ölü mü?” “Ölü” derse kelebeği yavaşça avuçlarımdan bırakacağım, canlı canlı uçup gidecek, bilemeyecek, “canlı” derse kelebeği avucumun içinde sıkacağım, ölecek ve yine bilemeyecek. Bu fikir çok hoşlarına gitmiş. Hemen kelebekle birlikte bilgeye gitmişler.
(Şimdi lütfen sizde yapın. Avuçlarınızı, arasında bir kelebek tutar gibi, birbirlerine bakacak şekilde narince kapatın. Ben açın diyene kadar da açmayın.)
Bilgenin karşına oturmuşlar ve soruyu bulan kız sormuş:
“Avucumun içinde bir kelebek var;canlı mı, ölü mü?”
Bilge adam cevap vermeden önce kızın gözlerine uzun uzun bakmış ve hafif gülümseyerek cevap vermiş:
“Senin elinde güzel kızım, senin elinde….”

Şimdi açın avucunuzu…
Bakın hayatınıza ve mutluluğunuza….

Gördünüz değil mi, mutluluk sadece sizin ellerinizde, tam avucunuzun içinde…
İşte böyle…Unutmayın, mutluluğunuz narin bir kelebek gibidir… (Ahmet Şerif İzgören-Avucunuzdaki Kelebek)

Sizlere bu blog boyunca “şunu yapın, bunu yapın” diye ders vermeyeceğim tabi ki… Ben kuralları da pek uygulatabilen bir insan değilim zaten.Yemin ederim, başarının formülünü de bilmiyorum.Tek bildiğim, sizin hayal gücünüzü büyülemek… Bu öyle bir büyü ki, bu bloga her uğradığınızda, başka bir dünyanın kapısını aralar gibi olmalısınız…
İnşallah bu blog hayatınızı etkiler ve yıllarınıza hayat katar.
Bir Portekiz atasözü der ki: “Yaşlandıkça yaşlanmazsınız, yaşamadıkça yaşlanırsınız.”

Sizlere mutluluklar diliyorum.


60 Yorum on “>İLK SÖZ”

  1. Nedret diyor ki:

    >Sizi okumak zevk olacak Ece Hanım'cığım. Avuçlarınızın içinden kelebek kıpırtısı hiç eksik olmasın. Sevgiler.

  2. meltemcim diyor ki:

    >sevgili ece…. harikasın…. enerjini yansıtma biçimin olağanüstü…. yeni blogun hayırlı olsun…..

  3. Sibella diyor ki:

    >Hayırlı olsun Ece'cim, yeni blogunu gördüm hemen izlemeye aldım ama biraz daha sonra okumaya geleceğim şöyle acele etmeden. Güzel paylaşımların için şimdiden teşekkürler, sevgiler🙂

  4. >Çok teşekkür ederim Nedret, Meltemcim ve sevgili Sibella…İnşallah bu blog aramızdaki yakınlığı daha artıracak…Sizlerle birlikte daha huzurlu paylaşımlara…

  5. Antep Gelini diyor ki:

    >Sizi önce fotoğrafınızdan görüp sevmiştim, sonra da TV de ses tonunuzu işitince daha da çok sevdim. Sözleriniz, anlatımınız karşınızdaki insana o kadar güzel pozitif enerji gönderiyor ki, sanırım siz de farkındasınızdır. Sizi seviyoruz, sevgilerimle…:)

  6. Proje Çantası diyor ki:

    >Ayak seslerinizi de kahkahanızı da duydum. Sanırım avucunuzdaki kelebek iletti. Yaşam sevincinizden bir parça ışıltı ödünç aldım haberiniz ola Ece Hanım. Ben de yüreğim biraz hafiflemiş, geleceğimi daha güzel yaratmaya devam diyorum.Sevgilerimi bir kucak dolusu alın lütfen.Eda

  7. guest from izmir diyor ki:

    >Küçük kız,hüzünlü bir yabancıya gülümsedi.Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu.Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı.Hemen bir not yazdı yolladı.Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendiki,her öğlen yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı.Garson kız ilk defa böyle bir bahşiş alıyordu.Akşam eve giderken,kazandığı paranın bir parçasını her zaman köşe başında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı.Adam öyle minnettar olduki.İki gündür boğazından aşağı lokma geçmemişti.Karnını ilk defa doyurduktan sonra, bir apartman bodrumundaki tek odasının yolunu ıslık çalarak tuttu.Öyle neşeliydiki,bir şaçak altında titreşen köpek yavrusunu görünce,kucağına alıverdi.Küçük köpek gecenin soğuğundan kurtulduğu için mutluydu.Sıcak odada sabaha kadar koşuşturdu.Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar sardı.Bir yangın başlıyordu.Dumanı koklayan köpek öyle bir havlamaya başladıki,önce fakir adam uyandı,sonra bütün apartman halkı.Anneler,babalar dumandan boğulmak üzere olan yavrularını kucaklayıp, ölümden kurtardılar.Bütün bunların hepsi,beş kuruşluk bile maliyaeti olmayan bir TEBESSÜMÜN sonucuydu. Hayatta tesadüf diye birşey yoktur bence.Evrene ne verirseniz,karşılığında onu alırsınız.Yani sahip olduklarımız,evrene verdiğimiz enerjiyle doğrudan ilintili.Kısacası isteklerimizin gerçekleşmesi nasıl istediğimize bağlı.Sizin enerjiniz o kadar güzel,o kadar olumlu ki,evrene sevginizi verirken son derece cömertsiniz.Evren de size aynı cömertlikle karşılık veriyor.Dilerim her zaman vermeyede devam etsin.Yeni blogunuz hayırlı olsun.Öpüyorum kocaman…:)

  8. Balkahve diyor ki:

    >Avucunuzda yaşattığınız kelebek,tüm güzelliğini,görkemini buralara savurmuş,benim avucumdaki kelebeğe hadi diye fısıldamış.Burdayım,keyifle okuyacağım.Ömrü uzun bir paylaşım olması temennisiyle,sevgilerBalkahve

  9. >Sevgili Antep gelini,Güzel sözlerine çok teşekkürler…O pozitif enerjiyi sizden alıyorum…Bu arada baklavalarınız bolca pozitif enerji veriyor, haberiniz ola!!!

  10. >Sevgili Proje Çantası ve Balkahve,Ben biliyordum…Bu blogu aslında benden iyi yazarsınız, işte kanıtı, ne kadar güzel ifade etmişsiniz duygularınızı…Çok teşekkür ederim.

  11. >Sevgili guest from İzmir,Eğer aynı şehirde olsaydık, herhalde çok iyi arkadaş olurduk…Sana her zaman esirgemediğin vefalı desteğin için, karşılıksız bana verdiğin değer için ve bunu her fırsatta yazıya döktüğün için çok çok teşekkür edeyorum…Hikayen tam bana göre…İnan, günlük yaşam felsefelerimden birisi de bu…Uzaklardaki sevgili arkadaşım…Bazen özlem duymak ta güzel, bu özel duyguyu birbirimize hissetttirmekten dolayı ikimizde çok şanslıyız.

  12. fidoş diyor ki:

    >sevgili Ece'cim ,yeni bloğun hayırlı olsundiğer bloğun daha çok gözlerimize hitap ediyorduama bloğun sanki yüreklerimizin derinliğinde taht kuracak:))))))yazının heyecanla bir solukta okudum ve çok beğendimkendi yumuşaklığın kalemine de aynen yansımışbu blogda maalesef paparazilik yapamıcam:))))herkes kendisi okusun değil mi……seni çok öpüyorum avucumdaki iyi yürekli benim ölümsüz kelebeğim:)))))))

  13. >Canım Fidoşum,Senin yazını okuyupta gözlerimin dolmaması ne mümkün…Benim iyi yürekli İstanbul kelebeğim, çok teşekkür ederim…

  14. Glsn diyor ki:

    >NE güzel yazmışsınız büyük bir keyifle okudum ;)Kelebek Delisi biri olarak o kitabı mutlaka alıp okumalıyım ;)guest from izmirinde yazısı çok etkileyici ;)onada paylaşım için tşkler ;)Yeni blogunuzda hayırlı olsun..Sevgiler😉

  15. Çiğdem diyor ki:

    >Gerçekten avucuma baktığımda ne kadar büyük güzelliklere sahip olduğumu gördüm, mutluluk ve mutsuzluk nasıl baktığımızla alakalı galiba.Başarı hikayelerinizle ve hayallerimizi etkileyecek yazılarınızla ne mutluki bize gene yanımızdasınız. Sevgilerimle.

  16. lolipu diyor ki:

    >Ece hanım, yeni bloğunuz hayırlı olsun, bunu da zevkle takip edeceğim. Bu ara da çok şaşırdığım bir şey var, 2001 yıldan beri Ziraat Mühendislerinde oturuyorum desem:))

  17. Ece Aymer diyor ki:

    >Sevgili Glsn,Demek ortak bir noktamız var ve ikimizde kelebekleri seviyoruz. Ben de kelebekli kitap çok… Bu arada bloguna da uğrayıp geliverdim. Başarılarının devamını dilerim.

  18. Ece Aymer diyor ki:

    >Sevgili Çiğdem,Yazdığım yazıyla bile olsa, sahip olduğun güzellikleri sana hatırlatabiliyorsam ne mutlu bana…Teşekkür ederim.

  19. MARİFETLİ PERİ diyor ki:

    >İşte bu…Uzun uzun yaz Ece'cim. Önceki yazılarında bile araya sıkıştırdığın hoşluklar, burada yayıla yayıla arz-ı endam etsinler.Bazı insanlar vardır, onları tanımak tesadüf değildir. Sen de benim için onlardan birisin…Burada seni daha yakından tanıyacağım için çok mutlu oldum. Hayırlı olsun.Sevgiler, Serap.

  20. Ece Aymer diyor ki:

    >Merhaba Lolipu,Gerçekten şaşkın bir vaziyette yorumunu okudum…91 yılından 95 yılına kadar Ziraat Mühendislerinde oturdum…Hergün Bilkent dönüşü arka çimenlerde oturup resim yapardım. Unutamayacağım çok güzel anılarım var…Ana kapıdan girince sağ arkadaki blogda o zaman çok samimi olduğum Nil arkadaşım var…Ahhhh, bana ne anılar hatırlattın bir bilsen…

  21. Ece Aymer diyor ki:

    >Merhaba Serapcığım,İçindeki iyiliği, yüzüne yansıyan, tanıdığım nadir insanlardan birisin…Bunu ilk görüşte anladım…İyi ki varsınız…Dediğine çok güldüm, evet, artık, sizi sıkana kadar yazarım da yazarım….

  22. Beyza'nın annesi diyor ki:

    >yazdığınız bu güzel hikayeyi hiçbir zaman unutacağımı sanmıyorum gerçekten çok güzel, ilk postunuz çok samimi,çok içten olmuş, aslında ben böyle uzun uzun yazıları pek okumayı seven biri değilimdir🙂 malesef kitap okumayıda sevmem bu yüzden, görsel anlatım daha çok çekiyor beni, ama inanın yazınızı hiç sıkılmadan noktasına virgülüne kadar okudum🙂 Ben diğer blogunuzuda sessiz sessiz 2 ay gibi bir süredir takip ediyordum. Sizi ilk trt1'de göznurunda gördüm cam yoğurt kaplarını boyadınız, o gün blogunuzu buldum ama özelikle aramadım tamamen tesadüf oldu,öyle yüzeysel baktım açıkcası çok ilgilenmedim, sonra yine trt1 de gördüm sizi, bu sefer sabunlara peçete yapıştırdınız, orda dank ettim ben bayıldım onlara :)) o gün ne olduysa bana bütün blogunuzu ilk yayınladığınız posta kadar tek tek okudum bir kaç gün uykusuz kaldım🙂 eşim gece gelip ne yapıyor bu kadın bu saate diye kontrol etti :)) derken bu sefer kanalb 'nin arşivlerini izlemeye başladım,bugün 5 program izledim elimdede bir ajanda ne yaptıysanız not aldım,bitirene kadar hepsini izlicem inşallah, yani ben bir ece aymer fan'ı oldum🙂 yaptıklarınızı çok beğeniyorum, hepsi birbirinden güzel, kendi güzelliğinizi yaptığınız tüm işlere katmışsınız,ben başka ne yazabilirim bilmiyorum ben artık hep buralardayım, sevgiler filiz…

  23. Şermin Yarımdağ diyor ki:

    >sen var ya inanılmazsın arkadaşım ya….seni bi an nasıl hayal ettim biliyormusun sandalyenin üzerinde bir elinle camı silip diğer elinde fırça boya tek ayağın havada bilgisayara yazı yazarken kafan arkaya doğru kahkaha atıyor ve Can a doğru dersler bittimi oğlum diyorsun…Tanrım ruhundan yaratıcılığı gönlünden sevgiyi yüzünden gülümsemeyi,bedeninden enerjiyi eksik etmesin sevgili dost….nazarlardan uzak ol…Hep böyle kal hep cana yakın….Evet çok haklılar yolda ilerlerken bazılarına rastlamak tesedüf değilmiş…..iyi ki seninle çarpışmışız o yolda…Yeni sayfan hayırlı olsun dost…Şermin..

  24. Ece Aymer diyor ki:

    >Sevgili Beyza'nın annesi, demek benim sessiz takipçim oldunuz, ah ben sizin için ne yapacağım? Bütün söyledikleriniz için çok teşekkür ederim…Ama en hoşuma giden kitap bile okumadığınızı söyleyip, yazımın tümünü okuduğunuzu ifade etmeniz..Benim de istediğim bu…Yapmadıklarımızı bir şekilde bereber yapıp, tad alabilmek…Mutluluklar dolu bir hafta diliyorum.

  25. Ece Aymer diyor ki:

    >Merhaba Şerminciğim,Şu an sabah 8.10…Ben evin enüst katında mesajları kontrol ediyorum, Can aşağıda giyiniyor…Senin mesajını nasıl okuyabilirim dersin? Tabi ki kahkahalarla… ve sabahın köründe aşağıya bağırıyorum: "Can, bir beni dinle, Şermin mesaj göndermiş, bir okumam lazım, beni duyabilecek misin?" Mesajını okuyorum ve o da aşağıdan kahkahayı basıyor…Benim gibi gülmeyi seven biri için beni güldürebilen insanlar o kadar değerli ki…Valla ben de anlamadım nasıl bir tesadüf sonucu ikimiz tanıştık ta bugünlere geliverdik? Hayat işte bu yüzden muhteşem…Haftan harika güzel geçsin.

  26. Beyazkkelebek diyor ki:

    >Epey bir yoğunluğum var iş yerinde ama her sabah blog sayfasina bakmadan yapamıyorum.Bugunde cok hoş ve anlamlı bir gün oldu.Yazınızı okumadım ama hemen yorum bırakmak istedim.Harika bir blog olacağına inanıyorum.Siz süpersiniz.Hayırlı uğurlu olsun.Sevgilerimle Beyazkkelebek ASUDE

  27. lolipu diyor ki:

    >Nil'i tanımaz mıyım:))) Komşum olur:)))Hatta ilk muhabbetlerimiz köpeklerimizi dolaştırırken başlamıştı:)))Hasret gidermek isterseniz her zaman beklerim:)))

  28. Pembe Yastık diyor ki:

    >Merhaba Ece hanım, Ne zaman sizin yazdığınız bir yazıyı okusam buram buram sevgi kokuları geliyor burnuma…şimdi doyasıya okuyacağım satırlarınızın olması beni çok sevindirdi..yazılarınızın merakla beklendiğini bilin sevgili Ece…

  29. tülin diyor ki:

    >Hayılı olsun ECE.Sadece yazdıklarınız değil,yorumlarda ayrı güzel burada.E,Ne denir bilirsiniz.'Gül bahçesinde gezinenler,gül kokusu duyarlar.'Sevgiler.

  30. Anonymous diyor ki:

    >iste buradan hayat koçluğu da başlamış oldu. bunun için gerçekten çok mutluyum. bütün gün seninle paylaşamadığımız şeyleri buradan paylaşacağız. seni tanıdığım için çok mutluyum bana pahalıya mal olacaksın seni okumak için hemen bir dizüstü almam gerekiyor. seni candan öpüyorum. bizimle paylaştığın herşeye çok çok çok teşekkürler. Mehtap Yılmaz

  31. kelebek diyor ki:

    >Güne bu yazıyla başlamak çok iyi oldu.Sizi okumak izlemek büyük zevk.İyiki varsınız….

  32. Anonymous diyor ki:

    >:))Hangi cümleyle hangi kelimeyle başlasam yetersiz kalacak sevgili ece …hepimiz hoşgeldik; mutluluk ,sevgi kokan kelebek ecenin zarif , narin diyarına …sevgilerimle nurcan gökseven(nur)

  33. Kitchen Witch diyor ki:

    >Bu Blog tam da ihtiyacim olan seydi .. Ah Ece hanimcigim.. elleriniz dert gormesin, zaten pozitif enerjiniz ve yaraticiligniz, hayata sevgi ve umutla bakisiniz beni hep heveslendirdi, heyecanlandirdi.. birde bu blog eklenince, herseyden bunalmis, yorgun, ozlemle kivranan ve bu kivranislar icinde tek varligim oglusuma sarilip avununan yuregimi, su gunlerde yazilarinizi okumak cok rahatlaticak ve keyif verecek. Cani yazdiginiz anlattiginiz resimlediginiz her zaman dua ediyorum, oglum DErin ile sizin Can ile oldugu gibi bi iliskim olsun diye.. Mutlulugunuz eksik olmasin.. Sevgiyle kalin.. En uzak takipciniz..

  34. NERİ diyor ki:

    >Hayırlı olsun Ece,merakla diğer yazılarını bekliyor olacağım.Gerçek yaşam hikayeleri beni hep etkilemiştir.Sevgiler.

  35. Anonymous diyor ki:

    >Sevgili iyi yürekli kadın; Geçen çarşamba bu projenden bahsettiğinde içeriğin bu kadar yoğun olabileceğini doğrusu tahmin etmemiştim. Beni yine şaşırttın, ama bir o kadar da mutlu oldum. Dünyamızı bu olumlu düşünceler kurtaracak sanıyorum. Sevdiklerimiz için zaten diliyoruz, sevmediklerimiz yada tanımadıklarımız için de iyilikler dileyebildiğimiz zaman ve bunu hep birlikte yapabildiğimizde eminim çok şey değişecek ve senin sözünü ettiğin kelebek etkisini yaşamaya başlayacağız. Olumsuz enerjilerin hiçbirimizin ayağına dolanmayacağı zamanlarda hep birlikte ve paylaşımda olmak dileğiyle, sevgiler. aa…

  36. Ece Aymer diyor ki:

    >Sevgili Beyaz Kelebek,Zaman bulup yazımı okudun mu? Merakla yorumlarını bekliyorum.

  37. Ece Aymer diyor ki:

    >Sevgili Pembe Yastık, Tülin,kelebek ve Neri,İyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim.Tülin'in sözü ne kadar doğru…Blog arkadaşlarımda hep aynı duyguyu tadıyorum, sanki hepimiz aynı duyguları paylaşıyoruz.Hepimiz gül bahçesindeki gülleriz.

  38. Ece Aymer diyor ki:

    >Sevgili nurcan gökseven, sevgili aa,benim gibi düşünen insanların olduğunu görmek çok sevindirici…Her zaman verdiğiniz vefalı destek için çok teşekkürler…

  39. Ece Aymer diyor ki:

    >Sevgili aa,Bu arada kim olduğunu merak ettim!!!

  40. Ece Aymer diyor ki:

    >Sevgili Kitchen Witch, benim en uzak arkadaşım….,Aslında bu bloga sadece pazarları yazmaya karar verdim, hem rutine bindireyim, hem de ancak haftada bir vaktim olur diye..ama şimdi seni okuyunca hemen bir yazı daha yazabilir miyim diye aklımdan geçiverdi…Saat şimdi 20.25, eve biraz evvel girdim…Galiba seni öbür pazara kadar bekleteceğim…Yazdıklarım işe yarar mı diye boşuna hayıflanmışım, sadece seni mutlu etmek bile inan bana yetti.Dediğin gibi Can benim için çok özel…Tabi ki kendiliğinden gelen bir karakteri var ama yetiştirme tarzıma da çok güveniyorum, zaten yazılarımda çocuklarımızla olan ilişkimize de mutlaka değineceğim. Eminim, senle Derin'de pek yakında çok iyi arkadaş olacaksınız. Çok öptüm.

  41. ÖZNUR diyor ki:

    >Sevgili Ece,Yeni yıla finansal sorunlardan bir türlü bitmeyen hala eksikleri çok olan yeni bir evde girme telaşı içinde; hergün baharı bekleyen kumrular gibi baktığım Blog'una ancak bugün bakabildim( Çiçekler açtığında seni en güzel çiçeği bu eve bekleriz). Birde ne göreyim, yeni bir Blog daha. Ama bu kadarı da fazla dedim, kendi kendime. Şimdi de hikaye yazarlarına rakibe LADY ECE. Yazındaki alıntıda ;Bilge adam cevap vermeden önce kızın gözlerine uzun uzun bakmış ve hafif gülümseyerek cevap vermiş:"Senin elinde güzel kızım, senin elinde…."Evet Sevgili Ece, "HERŞEY SENİN ELLERİNDE "."Şimdi açın avucunuzu… Bakın hayatınıza ve mutluluğunuza…." Biz zaten sürekli ellerimizi açıyoruz ve Ey Hay-ı Hak bugün BLOG'a dolu dolu resim bırak diye dua ediyor ve de böyle mutlu olmaya çalışıyoruz. Şimdi de yazı bırak diyeceğiz. Şaka bir tarafa, Allah seni nazardan kem gözlerden saklasın.Kadınların gururu Sevgili Ece kucak dolusu sevgiler.

  42. Ece Aymer diyor ki:

    >Sevgili Öznur,Bende seni merak ediyordum, nerelerde benim sevgili Öznur'um diyordum ki….Meğerse yepyeni hayatlara kucak açmışsın.(bana göre yeni eve geçmek demek, yepyeni bir hayata adım atmak demek).Keşke yakın olsaydık, ev için fikirlerimizi paylaşsaydık…Mesajını okuyunca "İşte bu ya…kadınların gururu lafını çok beğendim "dedim kendi kendime…Ah…size anlatacağım o kadar çok anım var ki…Ellerimle ilgili de çok hikayem var…yakında, pek yakında….Yeni evinde tüm mutluluklar, tüm yeni güzel sürprizler senin olsun, bolluk, sıhhat, huzur, ailece beraberlik hepsi sizin evinizde olur inşallah…

  43. Lavanta Bahçesi diyor ki:

    >Blog dünyasındaki uzun yazıları okumayı pek beceremiyorum, bu okuduğum kitaplar içinde böyledir beni alıp götürmesi lazım, içimde bir yerlere dokunması lazım ancak böyle devamını getirebiliyorum… ve ben bu yazıyı ne keyifli okudum bir bilseniz, anlatımın güzelliği mi yoksa 'tesadüf diye bir şey yoktur!' inancım mı bilemiyorum ama keyif aldım işte, avuçlarımı kapattım, mesajı aldım, etkilendim… sonraki her sözün ilk söz kadar yüreğime ulaşacağına inanıyorum, hayırlı uğurlu olsun, takipteyim .)Ahu

  44. meltemcim diyor ki:

    >sevgili ece….. bize ne yaptığının farkındamısın??..)) durup dururken çıtayı yükseltiyorsun ve senden beklentilerimizin artmasına neden oluyorsun..)) mesela….. ben…… bu yeni blogunu her açtığımda o güzel yazının bir benzerini daha bulabilirmiyim umudunu taşıyorum dünden beri…. bir yandan workshop, bir yandan favorite home to visit ve tv programları, diğer yandan anneliğin ve ev hanımlığın ile oldukça yoğun bir tempo içerisinde hem ruh hem de beden olarak çok yorulduğun halde paylaşımlarına yeni bir pencereden devam etmen, hem benim için, eminim hem de diğer arkadaşların için çok değerli, çok önemli….. az önce söylediklerim şakaydı tabii ki… nicelik değil nitelik önemli…. deneyimlerinden ve birikimlerinden yola çıkarak yaptığın projeksiyon o kadar geniş bir alanı aydınlatıyor ki dilerim yaydığın bu ışık sağlık, huzur, mutluluk, bereket ve dilediğin herşey olarak sana ve sevdiklerine geri döner….. çok çok sevgiler….

  45. ebrulikedi diyor ki:

    >sevgili ece hanım yeni blogunuz hayırlı olsun.zevkle takip edeceğim sizi.haftaya ankaradayım.inşallah bir fırsat yaratıp sizinle tanışmak,güzel atölyenizi görmek istiyorum.yeni yazılarınızı heyecanla ve sabırsızlıkla bekliyorum:)sevgiler…

  46. Anonymous diyor ki:

    >BODRUM' DAN SEVGİLERHer pazartesi blogunu açıp neler var diye Ankara dan Bodrum a taşındığımdan itibaren tam 1.5 senedir takip ediyorum. Bu günde "Avucumda Bir Kelebek" bloğunu görünce çok sevindim. Ne güzel Sevgili Ece' nin hayata bakış açısından bir blog daha dedim. Ürünlerinde sevgiyi çok iyi gözlemliyebiliyordum, o pozitif bakış açını şimdide yazılarında bulacağım ne güzel. Merakla bekliyorum.Hayırlı olsun.Sevgilerimle Gülbün

  47. hepsusluydum diyor ki:

    >Ececiğim merhaba:) Hayırlı olsun yeni blogun, güzel paylaşımlara inşallah..Kelebek hikayene de bayıldım:) Sevgiler Zehr@

  48. ÖZNUR diyor ki:

    >Sevgili Ece,Yorumuma cevap yazına ne kadar teşekkür etsem azdır.Kalbinin güzelliği önce yüzüne sonra da yazılarına şelale gibi akıyor. Ben sanki istemezmiydim senin o yaratıcı fikirlerini paylaşmak.Ama, seni daha fazla yormaya gönlüm razı olmazdı.Zaten bir sürü güzellikleri yeterince bizlerle paylaşıyorsun. Bu arada, 1 senedir yakından izlediğim Blog'undan yeni ev için kocaman bir dosya oluşturdum. İnşallah hepsini hayata geçiririm.Sevgiyle ve sevdiklerinle(bizler de dahilmiyiz).

  49. huriyek diyor ki:

    >benim butterfly efectim sanırım sizsiniz..tesadüfen buldum sizi nette ama yaptığınız herşeye bayılıyorum..ve kafamda sürekli bir ampülle dolaşıyorum :))iş konusunda tam da benim yaşamak istediğim hayatı yaşıyosunuz..şimdilik aramızda kmler var ama birgün sizi ziyarete mutlaka gelicem..

  50. colette diyor ki:

    >İnsana iyi gelen bir yapınız olduğunu söylerim hep…Ne iyi ettiniz de deneyimlerinizi,yaşantınızdan kesitlerle bizlerle paylaşmaya karar verdiniz.Sizi görmeden seviyorum ve yüreğime çok yakın buluyorum.Sevgiyle sağlıkla kalın…

  51. Anonymous diyor ki:

    >Ece hn ,yaklaşık bir ay önce blogunuzla tanışıp hayranınız olup çıktım ,sizinle arkadaş olabilmeyi bende isterdim kesinlikle ,tv de de izleyince enerjinizi çok daha fazla hissettim ,bu blogda üstüne tuz biber olmuş ,takip ediyorum sizi..durup düşünmemizi sağlıyorsunuz ..hergün atölye beyaz çalışmalarınıza bakıp duruyorum ,ufaktan bende çalışmalara başladım bu arada:) ege çağdaş 30,istanbul

  52. belgin urgen diyor ki:

    >merhaba eceöncelikle senin, canın,annenin ve atolyedeki herkesin yeni yılını kutlar sağlıklı mutlu günler dilerim.Yeniyıl yeni blog…..şimdi yazını okudum.Herzaman olduğu gibi yine senin pozitif enerjin bana yansıdı.Şu an atolyede olmak istedim.En kısa sürede görüşmek üzere öpüyorummmm.

  53. Anonymous diyor ki:

    >sizi tanıma fırsatı bulduğum için kendimi şanslı hissediyorum.blogunuz hayırlı olsun .avucumdaki kelebek çok etkileyici aynı zamanda duygularımızı tetikleyen bir yazı olmuş.yüreğinize sağlık :)))) ESRA ÜYETÜRK

  54. Beyazkkelebek diyor ki:

    >Okumazmıyım Ece hnm, Ertesi sabah hemen okudum.Harika bir yazı ve yazılar olacak.Hatta o gun kitabı araştırıp Kabalcidan satın aldım.Henuz okumadım😦 bu hafta okuyacam. Bende suna inaniyorum insan yasaminda hic bir sey tesaduf degildir.Mutlaka bir nedeni olur.Ya simdi yada daha sonra. Sevgilerimle Beyazkkelebek Asude

  55. özlem diyor ki:

    >merhaba Ece Hanım,ben de sizi tv programı aracılığı ile keşfettim.yüz yüze olmasa da pozitif enerjinizi sizi seyretmem vesilesi ile uzaktan da olsa aldım.henüz blogunuzu keşfettim.siz,çalışmalarınız çok güzelsiniz.Yazınız da harika.Başarılar diliyorum.Sevgi ve saygılarımla,Özlem Dinçel,İzmir

  56. beyhanpeker diyor ki:

    >sevgili ECE HOCAM,HZ ALİ nin cok begendiğim bir sözü var. derkibir şeyin sonu önüne bağlıdır.tam da senin yazdıkların 1300 yıl önce söylenmiş sözü güncelliyor samimi cesurca itirafta bulunan seven sayan yetenekleri ortaya cıkartmaya calışan hırslı çalıkan ECE NİN yaratılışı o günlerdeki yaşadıklarınladır .beyhan-muammer

  57. Damak Tadı diyor ki:

    >Blog dünyasının böyle güzel bir bloga çok ihtiyacı vardı..Kelebek gibi uçup gönlümüze girdin adeta çok sevgili Ece..Seni tanıdığım için çokkkk mutluyum inan..İyi ki bana blogunu tanıttın..Eminim bu blog çok kişilere hayat ve anlam katacaktır..Dilerim hayal gücün,o şahane enerjin,parıldayan gözlerin,o güzel yüzünden gülücüklerin hiç eksilmesin..her günün bir öncekinden çok daha dolu ve anlamlı geçsin..İyi ki varsın,iyi ki aramızdasın..Seni çokkkkk seviyorum benn..)

  58. munevver diyor ki:

    >sevgili ece ,yazını okuyunca duygulanmamak elde değil.yüzündeki gülücüklerle böyle yaşantın olacağı aklıma gelmezdiii. İyiki seni tanıma fırsatım oldu . Herzaman sabırlı,sevgi dolu,neşeli sevecen yüzünle ortalıklarda ol,ve bizim sevgi kelebeğimiz olmaya gizlice devam et .seni seviyoruz. müniş

  59. JOANNAD.ARTE diyor ki:

    >ola amiga ecer,tudo bem,aqui no brasil quando uma borboleta pousa na sua mao,e porque voce tera uma grande e prospera sorte.espero que seje ai pra voceis.bobboletas tambem trazem ,mudanças e tranformaçoes para nossas vidas.quero saber se voce pode me dar informaçoes de como fazer sua decoupagem com massa .achei ela muito legal,aqui no brasil temos a massa de biscuit,ceramica fria.fique na paz e beijao no coraçao.

  60. JOANNAD.ARTE diyor ki:

    >ola de novo,voce pode me enviar pelo email que e:valeriatotal123@hotmail.com.espero que possa me ajudar co suas informaçoes,e se precisar de mim estarei aqui para lhe dar qualquer informaçao,sobre nossos artesanatos ok. beijao.tchal.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s