>HELLO LADIES 2

>DSC_0178

Merhaba arkadaşlar,

Bu geceki yazımda bir objenin yapımından bahsedeyim, hem de bu arada, neredeyse 1 aydır biriken sorularınıza azar azar cevap vermeye başlayayım.

Haydi gelin birlikte bir yılbaşı çelengi yapalım.

Bize gerekli olan malzemeler: Yılbaşı çelengi, çeşitli dekopaj kağıtları, kendinden kuruyan model hamuru(eberhard faber-light), dekopaj tutkalı(royal coat decoupage finish)kretuar, ince çiçek teli, tahta 2010 rakamları, peçete, peçete tutkalı(Art potch), sıcak silikon tabancası, çeşitli kumaş ya da kurdeleler…

Rakamları akrilik beyaz boya ile boyayın. Boya kuruduktan sonra üzerine istediğiniz bir peçeteyi peçete tutkalını peçetenin üzerinden sürerek yapıştırın. Yapıştırıcı kuruyunca artan kenarlarını rakamlara göre kesin ve tekrar rakamların ve peçetelerin üzerine koruyucu amaçlı peçete tutkalından sürün.

Beyaz model hamurunun rengini krem rengine çevirmek için, 1 paket hamurun içine 1 çay kaşığı kadar hardal sarısı rengi akrilik boya katın. Homojen bir renk elde edene kadar elinizde yoğurun ve bir merdane yardımı ile 3 mm kalınlığında açın.

Daha evvelden kesip hazırladığınız dekopaj resimlerini arkalarına dekopaj tutkalı sürerek hamura yapıştırın.

İyi bir kretuar( profesyonel kesme aleti) yardımı ile resimlerin tam kenarlarından dönerek hamuru kesin.
Hamurların dönerek düz şekillerinin bozulmaması için üzerine bir gece boyunca hafif bir ağırlık koyun. (Ör. Hamurları masaya dizip üzerine bir tepsi ile bastırabilirsiniz.)Ertesi gün keskin bir delici ile (tığ, ince yıldız tornavida, şiş, vs.)yılbaşı süslerimizin tam üstünden delin ve çiçek teli geçirip düğümleyin.
Tekrar bir gece daha, hamurların kıvrılıp şeklinin bozulmaması için ağırlık altında kurumaya bırakın. Ertesi gün tüm süslere en az 2 kat dekopaj tutkalı sürerek korumaya alın.
Artık yılbaşı çelenginizi süslemeye başlayabilirsiniz…Sıcak silikon ile rakamları yapıştırın, çiçek teli takılmış süslerini rastgele istediğiniz yere asın, sevdiğiniz kumaşlardan kesip kurdeleler hazırlayın ve sıcak silikonla yapıştırın. Tüm çelenge sprey vernik sıkın.


Tabi ki söylememe gerek yok ama yine de hatırlatayım, bu metod ile kocaman çam ağacını bile süsleyebilirsiniz.
Aaaaa, çok iyi fikir, atölyeye bir çam ağacı süsleyecektik, en iyisi yarından itibaren resimleri kesmeye başlayalım.

Sorularınıza gelinceeee….

Sevgili Kitchen Witch: Artık hediye atölyeden, yol parası sizden…Bu arada, şimdi önerdiğin bloga girdim, gerçekten çok güzel, çok teşekkür ederim.
Sevgili Pınar: Gerçekten İtalya’ya Meltem ile gelebilir miyiz? Hemen bir bahar planı yapabiliriz, ona göre….
Sevgili Gökçe: Acaba mailini nereye gönderdin? Benim hotmailimde ya da atolyebeyaz hotmailinde göremedim…Bir daha mı göndersen acaba?

Peki sevgili dostlarım, yarın daha evvelki sorularınıza ve yeni gelecek olanlara cevap vermeye devam edeceğim.


Dünkü sürprizimi umarım beğendiniz…Bugün KanalB’de de söylediğim gibi bana mesaj atanlar arasından çekeceğim kura sonucu çok sevdiğim kırmızı kurdeleli kavanozumu yılbaşı hediyesi olarak göndereceğim. Detaylar daha sonra yavaş yavaş geliyor…..

Yarın görüşmek üzere…

Reklamlar

>FROM MY HEART TO YOURS!!

>Ah, biliyorum ki, artık benim için endişelenmeye başlamıştınız… İnanın, aklım hep sizde olmasına rağmen iş açısından çok yoğun bir ay geçirdim, duygusal olarakta biraz üzgündüm…. çünkü…bizim hani meşhur Pamuk kedimiz var ya, aniden İstanbul dönüşü kayboldu…Oğlumla ben çok üzüldük…Geceleri sokak sokak aradık, hiçbir haber çıkmayınca pes ettik…İnanın canım, onsuz bilgisayarın önüne oturmak istemedi…Neyse ki sonu mutlu bitti. 15-20 gün sonra kendi kendine bağıra bağıra bize bir şeyler anlatarak geldi, üstü başı pislik içinde…Bütün gün susmadan bize birşeyler anlattı…Anladığımız kadarı ile ya bir yerde kapalı kalmış, ya bir yere düşmüş çıkamamış…-Kendisi, şimdi, yine her zamanki gibi karşımda, monitör ile klavyenin arasında yatıyor-… bir de üstüne oğlumun ilk sınavları başlayınca tümden iptal oldum…Ha bu arada da ufak bir kaza atlatıp araba lastiklerini patlatınca zaten son 3 gün iş çıkışı saatlerim, lastikçide!!! geçti…

En nihayet bu pazar oğlumun tenis ve dersane trafiğini annem üstlendi de, ben de sizlere birşeyler yazabiliyorum…

KİM BU ŞİRİN BEBEK?

ÖNCELİKLE SEVGİLİ ŞEBNEM’İ ÇOK ÇOK KUTLUYORUM…DUYMAYANLARA DUYURULUR, AVUSTRALYA’DAKİ KITCHEN WITCH 29 EKİM’DE ANNE OLDU..

A Baby
MAKES LOVE STONGER
DAYS SHORTER,
NIGHTS LONGER,
BANKROLL SMALLER,
HOME HAPPIER,
CLOTHES SHABBIER,
PAST FORGOTTEN,
AND THE FUTURE,
WORTH LIVING FOR…

Ailece nice nice mutlu günlere….

Gelelim İstanbul seyahatime….Çok fazla resim çekememişiz ama yine de gelecekte bir gün , elimizdeki bu resimlere bile bakıp torunlarıma sizleri tek tek anlatmak çok keyifli olacak…


Herkese sonsuz teşekkürler…
























Tabi bu gezinin başmimarları var…Öncelikle ATOLYEBEYAZ’a çok teşekkür ediyorum. Ben yokken bile dersler devam etti. Sevgili Yasemin ve Mehtap sizler Bİ TANESİNİZ…Tabi gizli bir takım kuvvetler de var atölye çatısı altında, onlara da çok çok teşekkür ediyorum…

Sevgili Kübra Hanım, bana hiç düşünmeden atölyesini açtı…Çok teşekkür ediyorum, en yakın zamanda tekrar görüşmek üzere…

Sevgili AHU, seni unuttum sanma…Asıl kahraman işte burda…



Hani derler ya, sehayatte arkadaşını tanırmışsın diye…Valla arkadaşlar, Ahu’nun ne düşündüğünü bilemeyeceğim ama ben, Ahu arkadaşımdan pek bi memnun kaldım…Çok güzel seyahat ettik…Yolda, Sapanca’da gözlemeleri götürdük.

Çoğunlukla arabayı Ahu kullandı…
Yaşasın İSTANBUL!!!

Sonunda Yeniköy’deyiz…Ahu’ların evinden, sitenin manzarası…
Kapıdan girdiğimiz an…

Üstümüzü değişip soluğu İstinye Park’ta aldık…



Akşam “Masa”da arkadaşlarımızla nefis bir gece geçirdik…

Ertesi sabah kahvaltı için caddebostan “Atölye”ye yakın olsun diye Bağdat caddesi Mado’daydık…Köy kahvaltısı süperdi arkadaşlar…Tabi Ahu olduğu için bir kat daha lezzetliydi kahvaltım…Kurs gününü hatırlamıyorum, o kadar güzeldi ki…o kadar dolu doluydu ki, zamanın nasıl geçtiğini, ne zaman akşam olduğunu inanın hatırlamıyorum…

Kurs çıkışı sevgili Meltem’i de…. yanımıza aldık ve akşam yemeğine gittik…Meltem bizi “Godongo” restorant’a götürdü…Yine nefis bir yemek yedik…Tabi neden yemeğim pek bir nefisti? Çünkü bu sefer de Ahu ve Meltem yanımdaydı…

Ertesi sabah hava yağmurlu ve poyraz esmesine rağmen, Yeniköy’de deniz kenarında Ahu ile yine çok güzel bir yerde kahvaltı ettik.
ve Meltem’le buluşup bir gün içinde İstanbul’da ne yapılabilirse yapmaya çalıştık…Son akşamımızı evde geçirmeye karar verip (kararımız çok iyi oldu çünkü Var mısın, Yok musun’da Bruce Willis vardı, çok beğenirim kendisini…) Ahu ile kendimize nefis bir yemek hazırladık ve kırmızı şarap içerek gezimizi kutladık…

2 tane güzel hanımı sizlere tanıtarak İstanbul hikayemi bitirmek istiyorum…

Bir tanesi Saadet hanım ve dükkanı “Düğme” …0 212 2335833’den erişebilirsiniz.Bez bebek yapıyor, esas dükkanı teşvikiye’de..İstinyepark’ta ve Hilton’un içinde de cornershop’ları var…Hayran kaldım…Ellerinize sağlık Saadet hanım…Bir tane bebek, bir tane de abajur aldım. Bebek eve gelebildi ve resmini çekebildim ama abajur KanalB’de dekor olduğu için henüz eve gelemedi, eve getirince onun da resmini mutlaka size göstereceğim…


Öbür atölyeyi, yani Şermin hanım’ın boyama atölyesini bir sonraki yazımda tanıtacağım çünkü kendisi ile bir kere daha görüşmek istiyorum ama kendi gibi atölyesi de harikaydı…Ders vermiyor sadece kendi boyayıp dükkanında satıyor…Nasıl huzur duydum anlatamam.

İşte böyle arkadaşlar……..
Peki, bakalım sizler bizim atölyeyi özlemiş misiniz?



































































Bu arada sıkı bir şekilde yılbaşı hazırlıklarına başladık…








Ne kadar can alıcılar değil mi? Sizde hediye çalışmalarına bir an evvel başlarsanız iyi olur…

Sizlere sevgili eski desen hocamız ELA CİN’in bir yılbaşı kutusu ile veda ediyorum…Tümüyle el boyaması, ne kadar dayanılmaz boyamış değil mi?


>After a HUGE year…..

>after a huge year


>Yaşasın Yeni Yıl, Yeni Fırsatlar, Yeni Boyamalar…..

>

Bu kadar güzel bir yılbaşı ağacı gördünüz mü? Pretty Petals’ın sayfasında görünce hayran kaldım, sizlerle paylaşmak istedim…


>Yeni Yıla doğru…..

>
Yeni bir Yıl Geliyor…. Ben de oturdum, bu aralar yeni yıl için yapılan boyalı objelerin resimlerini toparlamaya çalıştım. işte sizler için bulduklarım…. Ne güzel şeyler yapmışız… Atölyemizle gurur duyuyorum… Bu arada 31 Aralık’a kadar yılbaşı resimlerine devam edeceğim, izlemeye devam edin.




Daha bitmedi ama dayanamadım Selda’nın kızağını da koydum… Bitmişini de yayınlayacağım, hiç merak etmeyin…





Bir dahaki görüşmemize kadar bye, bye…

30 Aralık’ta size nefis bir yılbaşı evi tanıtacağım. Sevgili craft çılgını becerikli, çalışkan öğrencim Defne Karaca’nın Ankara İncek’teki evi… Ankara’da böylesine kendine özgü, zevkli, şirin bir ev olduğuna inanamayacaksınız.Bu kadar tiyo verebilirim, sizi daha da meraklandırmak için Defne’nin evindeki yılbaşı sofrasından 1-2 fotoğraf…