>FREE DECOUPAGE PICTURES

>

Tam ekran yakalama 06.02.2010 174405

12 Ocak’ta , Rabia Göksaltık, bana mail atmış…Neredeyse bir ay olacak, insan hiç mi hotmaillerine bakıp cevap yazmaz…Yapamamışım demek ki…Rabia’dan utancımdan sorusunu buraya taşıdım..Hem belki verdiğim cevaplar sizleri de ilgilendirir ..

Tam ekran yakalama 06.02.2010 174448

Çok sevgili dostlarım, hotmailim yerine bana blogdan her istediğinizi yazarsanız çok daha sevineceğim. Güzel sözlerinizi de, başkalarının görmesinden son derece mutluluk duyuyorum, hele tekniklerle ilgili sorularınızı buradan cevaplamam herkes için zannederim daha iyi….Şimdi saydım, sabahtan beri hotmailime gelen 22 mesaja cevap yazmışım…Gerçekten bu güzel mesajları blogda görmek isterim…

Gelelim Rabia’nın sorularına……
“Merhaba Ece hanım,
Her gun sizden yeni birşeyler görmeyi umarak blogunuzu açıyorum. Bugun eklediklerinizi gorunce cok mutlu oldum.Yeni çalışmaların hepsi de çok güzel. Herkesin ellerine sağlık.

Ben yine sizi sorularımla birazcık bunaltacagim. Müsait oldugunuz zaman blogtan cevaplarınızı takip ederim.

1. Ekmeklik yaptım. 3 boyutlu ve dekupaj çalışarak. İnanmayacaksanız ama başardım. sizin blogta ve tvde verdiğiniz bilgiler eşliğinde.
Yalnız ekmekliğin içini henüz boyamadım. Akrilik su bazlı boyayla boyadığımda herhangi bir problem yaratır mı? Koku gibi. Yoksa pvc tarzı kağıtlarla kaplama mı yapmalıyım? Cadence su bazlı akrilik boya kullanıyorum.Ve kullanacağım vernik türü ne olmalı? (içine gıda konacağı için)Yine elimde cadence su bazlı vernik var.

Rabiacığım, ellerine sağlık…Eminim, çok güzel olmuştur…Ekmekliğin içini su bazlı boya ile boyarsan hiç kokmaz…Daha sonra da su bazlı vernik atman gerekir…Zaten bu ürünler elinde varmış…Ben Cadence kullanmıyorum ama herhalde diğerlerinden pek farkı yoktur…Yiyecek ile temas edecek her yerde mutlaka su bazlı boya ve su bazlı vernik kullanmamız gerekiyor…Tüm işlemler bittikten sonra da birkaç gün kapaklarını açık bırakıp verniğin iyice kurumsaını beklersek kokusuda kalmayacaktır.

2.Ekteki resimde gordugum deseni maskeleme bantlarıyla mı yaptınız yoksa kumaştan fotokopi mi çekildi? Ben maskeleme bantlarla yapmaya çalıştım oldu ama çok vakit oluyor kolay yolu vardır diye umuyorum. (122-3)Rabiacığım, burada gördüğün ekose deseni bir peçeteye ait…Piyasada puantiyeli, ekoseli, çizgili bir sürü peçete satılıyor. Sende bizim yaptığımız gibi önce peçeteyi tüm olarak objeye yapıştırıp, daha sonra üzerine dilersen yukarıdaki çalışmamız gibi hamurla dekopaj yapıştırabilirsin.

3.Bir de hatırlatma amaçlı size ceviz renkli fiskos sehpamın rengini değiştirmek istediğimi soylemiştim. istediğim rengin resimlerini de gonderdim. O rengi elde etmek için kullanmam gereken teknik ve malzemeler konusunda yardımınızı bekliyorum.
Elimde kapatıcı var sizden aldığım onu fiskosa uyguladım. O resimleri de terkar maile ekledim.
Eveeett, bu renk nasıl yapılır acabaaaaa?????????Eğer boyayacağımız obje koyu renkse mutlaka kapatıcı sürmemiz gerekir..Çünkü burada görünen renk açık renk üzerine uygulanması gereken bir çalışma…Objemizi kapatıcı ile tüm kapattıktan sonra bir kaç gün kurumaya bırakalım. Şimdi, eğer yukarıdaki gibi kaçaağaç türü bir renk istiyorsak, objemizi bütün beyaza boyamamız gerekir…Obje tam bembeyaz olana kadar boyamaya devam edelim. Üstünü yağlı boya ile eskitmeye gelince….Bu gibi eskitmelerde bazı renkleri birbirine karıştırarak istediğimiz her rengi elde edebiliriz.Ben akçaağaç gibi eskitmeyi, “Raw Umber, Van Dyke Brown, Yello Ochre ve White” yağlı boyayı karıştırarak yapıyorum…Kuru kıl fırça ile beyaz boyanmış yüzeye azıcık bu karışımdan alıp iyice yedirmeniz lazım, ta ki yukarıdaki görüntü çıkana kadar…Aslında yağlı boya eskitme farkındaysanız çok blogdan yapmamaya çalışıyorum…Televizyondan daha çok anlatmaya gayret ediyorum çünkü izlenmeden yapılması zor bir teknik…Yağlı boya eskitmemiz bitince iyice kuruması için 4-5 gün bekliyoruz…Daha sonra da 2 kat sentetik vernik atıyoruz.

ilginiz için şimdiden çok teşekkürler
İyi akşamlar
Rabia”

Tam ekran yakalama 06.02.2010 174601

Bu arada söylemeyi unuttum mu acaba? Bu yazımdaki tüm resimler de benden size hediye…..Aslında siz daha çoğunu hakediyorsunuz…Eeeee, ne yapsak o zaman??? Bari tesadüfen bulduğum resim linkini olduğu gibi size armağan edeyim. En aşağıdaki linke tıklayıncanız…Bayılacaksınız….Yorumlarınızı bekliyorum.

Tam ekran yakalama 06.02.2010 172603

Ben, tabi, blog yapmaya başlayınca fotoğrafçılık sitelerini de download ettim ve resimleri yayınlarken, anlayacağınız üzere azıcık üzerlerinde oynayıp daha güzelleştiriyorum ama aşağıdaki linkteki tüm resimleri yapmama zaten zamanım yetmezdi, onun için tesadüfen bulduğum bu linki size olduğu gibi armağan ediyorum….Resimleri güzelleştirmekte artık size kalmış….İyi boyamalar…

(lütfen aşağıdaki linke tıklayınız.)
Yüksek çözünürlü Dekopaj Resimleri

Tam ekran yakalama 06.02.2010 172403
Reklamlar

>A HAPPY PLACE-OUR WORKSHOP

>
I am not an arrogant person but I must say that I am a really good creator…It doesn’t matter the subject….I can be creative while cooking, painting, sewing, knitting, preparing school projects for my son or gardening…I don’t like working something ordinary….I like putting my style while doing any kind of decoration.

Aslında kendini beğenmiş biri değilimdir ama her işi yaparken (ne olursa olsun, bahçede, evde, yemekte, alışverişte) yaratıcı olmaya bayılıyorum ve galiba iyi yapıyorum…Daha doğrusu kendime has, başkaları görünce, tereddütsüz “aaa, bunu Ece yapmıştır” denecek bir stil katmaya bayılıyorum…
Öhö Öhö…Bu kadar mütavizilikten sonra , stilimi aktardığım sevgili öğrencilerim, 2009’da neler yapmışlar, bir bakalım mı? Yapılanları, mozaikler halinde size sunmak istedim Çünkü , Little Red House’da”Mosaic Monday“‘e katıldım. Ziyaret ederseniz inanılmaz bir hanımla tanışacaksınız.
Benden söylemesi…

And, of course I am soooo lucky that I can teach my (kind of) style to my students at my workshop…So here are some what they had done in 2009….

By the way, did I tell you that I attended to “Mosaic Monday” of Little Red House? She is a great photographer and I like reading all her stories in her posts...Do not hesitate, go and visit her and say hello….




Ne kadar güzel çalışmalar yapılmış, değil mi? Pekiiiii, bu sene??? Bayramlar, yeni yıllar, haftalar geçiyor..Biz hala atölyede karıncalar, arılar gibi çalışıyoruz…Hem de çok mutlu mutlu çalışıyoruz…Eminim, herkesin o kadar ayrı sıkıntıları, sorunları vardır ki….Güzel olan… herkes…atölyeye girince her derdini unutuyor….Buyrun mutlu, gülen yüzlere….

Well, it was nice to show you some of the projects which we had done in 2009…

How about this year?… Well, well, well….we are still working very hard….and very happily…

Do you want to see some happy faces?
































I love you all, sweethearts…………

Well Ladies, it’s time to go and eat some food…It is really cold tonight…After dinner, all I want is to have a cup of coffee and thank God how lucky I am…. seeing the beautiful side of the world by the help of all those beautiful women ( best friends….students at the workshop…sweet blog friends…)in my life… Thanks so much for stopping by ! I hope you enjoy a wonderful week !

Did you really think that I will finish my post without loading some new projects? Come on….Here are some amazing objects from my great students… Bye again…




















Umarım bunu söylememden bıkmamışınızdır ama ne yapayım sizleri, hepinizi, öğrencilerimi, blog arkadaşlarımı çok çok seviyorum….Evet güzel bayanlar…Galiba çok acıktım…Gidip birşeyler atıştırmam lazım…Bu diyet işi beni mahvetti…

İnanın bana, yemekten sonra, bu soğuk ve romantik gecede, kendime güzel bir kahve yapıp, koltuğuma oturup, battaniyeme sarılıp, kedilerimi kucaklayıp, dışarıyı seyrederken hep Tanrı’ya şükredeceğim…

Hayatıma güzellik ve renk katan herkes….

Şükürler olsun ki,çeşitli vesilelerle karşıma çıkıyorsunuz ve iyi ki varsınız.

>HELLO LADIES 2

>DSC_0178

Merhaba arkadaşlar,

Bu geceki yazımda bir objenin yapımından bahsedeyim, hem de bu arada, neredeyse 1 aydır biriken sorularınıza azar azar cevap vermeye başlayayım.

Haydi gelin birlikte bir yılbaşı çelengi yapalım.

Bize gerekli olan malzemeler: Yılbaşı çelengi, çeşitli dekopaj kağıtları, kendinden kuruyan model hamuru(eberhard faber-light), dekopaj tutkalı(royal coat decoupage finish)kretuar, ince çiçek teli, tahta 2010 rakamları, peçete, peçete tutkalı(Art potch), sıcak silikon tabancası, çeşitli kumaş ya da kurdeleler…

Rakamları akrilik beyaz boya ile boyayın. Boya kuruduktan sonra üzerine istediğiniz bir peçeteyi peçete tutkalını peçetenin üzerinden sürerek yapıştırın. Yapıştırıcı kuruyunca artan kenarlarını rakamlara göre kesin ve tekrar rakamların ve peçetelerin üzerine koruyucu amaçlı peçete tutkalından sürün.

Beyaz model hamurunun rengini krem rengine çevirmek için, 1 paket hamurun içine 1 çay kaşığı kadar hardal sarısı rengi akrilik boya katın. Homojen bir renk elde edene kadar elinizde yoğurun ve bir merdane yardımı ile 3 mm kalınlığında açın.

Daha evvelden kesip hazırladığınız dekopaj resimlerini arkalarına dekopaj tutkalı sürerek hamura yapıştırın.

İyi bir kretuar( profesyonel kesme aleti) yardımı ile resimlerin tam kenarlarından dönerek hamuru kesin.
Hamurların dönerek düz şekillerinin bozulmaması için üzerine bir gece boyunca hafif bir ağırlık koyun. (Ör. Hamurları masaya dizip üzerine bir tepsi ile bastırabilirsiniz.)Ertesi gün keskin bir delici ile (tığ, ince yıldız tornavida, şiş, vs.)yılbaşı süslerimizin tam üstünden delin ve çiçek teli geçirip düğümleyin.
Tekrar bir gece daha, hamurların kıvrılıp şeklinin bozulmaması için ağırlık altında kurumaya bırakın. Ertesi gün tüm süslere en az 2 kat dekopaj tutkalı sürerek korumaya alın.
Artık yılbaşı çelenginizi süslemeye başlayabilirsiniz…Sıcak silikon ile rakamları yapıştırın, çiçek teli takılmış süslerini rastgele istediğiniz yere asın, sevdiğiniz kumaşlardan kesip kurdeleler hazırlayın ve sıcak silikonla yapıştırın. Tüm çelenge sprey vernik sıkın.


Tabi ki söylememe gerek yok ama yine de hatırlatayım, bu metod ile kocaman çam ağacını bile süsleyebilirsiniz.
Aaaaa, çok iyi fikir, atölyeye bir çam ağacı süsleyecektik, en iyisi yarından itibaren resimleri kesmeye başlayalım.

Sorularınıza gelinceeee….

Sevgili Kitchen Witch: Artık hediye atölyeden, yol parası sizden…Bu arada, şimdi önerdiğin bloga girdim, gerçekten çok güzel, çok teşekkür ederim.
Sevgili Pınar: Gerçekten İtalya’ya Meltem ile gelebilir miyiz? Hemen bir bahar planı yapabiliriz, ona göre….
Sevgili Gökçe: Acaba mailini nereye gönderdin? Benim hotmailimde ya da atolyebeyaz hotmailinde göremedim…Bir daha mı göndersen acaba?

Peki sevgili dostlarım, yarın daha evvelki sorularınıza ve yeni gelecek olanlara cevap vermeye devam edeceğim.


Dünkü sürprizimi umarım beğendiniz…Bugün KanalB’de de söylediğim gibi bana mesaj atanlar arasından çekeceğim kura sonucu çok sevdiğim kırmızı kurdeleli kavanozumu yılbaşı hediyesi olarak göndereceğim. Detaylar daha sonra yavaş yavaş geliyor…..

Yarın görüşmek üzere…


>FROM MY HEART TO YOURS!!

>Ah, biliyorum ki, artık benim için endişelenmeye başlamıştınız… İnanın, aklım hep sizde olmasına rağmen iş açısından çok yoğun bir ay geçirdim, duygusal olarakta biraz üzgündüm…. çünkü…bizim hani meşhur Pamuk kedimiz var ya, aniden İstanbul dönüşü kayboldu…Oğlumla ben çok üzüldük…Geceleri sokak sokak aradık, hiçbir haber çıkmayınca pes ettik…İnanın canım, onsuz bilgisayarın önüne oturmak istemedi…Neyse ki sonu mutlu bitti. 15-20 gün sonra kendi kendine bağıra bağıra bize bir şeyler anlatarak geldi, üstü başı pislik içinde…Bütün gün susmadan bize birşeyler anlattı…Anladığımız kadarı ile ya bir yerde kapalı kalmış, ya bir yere düşmüş çıkamamış…-Kendisi, şimdi, yine her zamanki gibi karşımda, monitör ile klavyenin arasında yatıyor-… bir de üstüne oğlumun ilk sınavları başlayınca tümden iptal oldum…Ha bu arada da ufak bir kaza atlatıp araba lastiklerini patlatınca zaten son 3 gün iş çıkışı saatlerim, lastikçide!!! geçti…

En nihayet bu pazar oğlumun tenis ve dersane trafiğini annem üstlendi de, ben de sizlere birşeyler yazabiliyorum…

KİM BU ŞİRİN BEBEK?

ÖNCELİKLE SEVGİLİ ŞEBNEM’İ ÇOK ÇOK KUTLUYORUM…DUYMAYANLARA DUYURULUR, AVUSTRALYA’DAKİ KITCHEN WITCH 29 EKİM’DE ANNE OLDU..

A Baby
MAKES LOVE STONGER
DAYS SHORTER,
NIGHTS LONGER,
BANKROLL SMALLER,
HOME HAPPIER,
CLOTHES SHABBIER,
PAST FORGOTTEN,
AND THE FUTURE,
WORTH LIVING FOR…

Ailece nice nice mutlu günlere….

Gelelim İstanbul seyahatime….Çok fazla resim çekememişiz ama yine de gelecekte bir gün , elimizdeki bu resimlere bile bakıp torunlarıma sizleri tek tek anlatmak çok keyifli olacak…


Herkese sonsuz teşekkürler…
























Tabi bu gezinin başmimarları var…Öncelikle ATOLYEBEYAZ’a çok teşekkür ediyorum. Ben yokken bile dersler devam etti. Sevgili Yasemin ve Mehtap sizler Bİ TANESİNİZ…Tabi gizli bir takım kuvvetler de var atölye çatısı altında, onlara da çok çok teşekkür ediyorum…

Sevgili Kübra Hanım, bana hiç düşünmeden atölyesini açtı…Çok teşekkür ediyorum, en yakın zamanda tekrar görüşmek üzere…

Sevgili AHU, seni unuttum sanma…Asıl kahraman işte burda…



Hani derler ya, sehayatte arkadaşını tanırmışsın diye…Valla arkadaşlar, Ahu’nun ne düşündüğünü bilemeyeceğim ama ben, Ahu arkadaşımdan pek bi memnun kaldım…Çok güzel seyahat ettik…Yolda, Sapanca’da gözlemeleri götürdük.

Çoğunlukla arabayı Ahu kullandı…
Yaşasın İSTANBUL!!!

Sonunda Yeniköy’deyiz…Ahu’ların evinden, sitenin manzarası…
Kapıdan girdiğimiz an…

Üstümüzü değişip soluğu İstinye Park’ta aldık…



Akşam “Masa”da arkadaşlarımızla nefis bir gece geçirdik…

Ertesi sabah kahvaltı için caddebostan “Atölye”ye yakın olsun diye Bağdat caddesi Mado’daydık…Köy kahvaltısı süperdi arkadaşlar…Tabi Ahu olduğu için bir kat daha lezzetliydi kahvaltım…Kurs gününü hatırlamıyorum, o kadar güzeldi ki…o kadar dolu doluydu ki, zamanın nasıl geçtiğini, ne zaman akşam olduğunu inanın hatırlamıyorum…

Kurs çıkışı sevgili Meltem’i de…. yanımıza aldık ve akşam yemeğine gittik…Meltem bizi “Godongo” restorant’a götürdü…Yine nefis bir yemek yedik…Tabi neden yemeğim pek bir nefisti? Çünkü bu sefer de Ahu ve Meltem yanımdaydı…

Ertesi sabah hava yağmurlu ve poyraz esmesine rağmen, Yeniköy’de deniz kenarında Ahu ile yine çok güzel bir yerde kahvaltı ettik.
ve Meltem’le buluşup bir gün içinde İstanbul’da ne yapılabilirse yapmaya çalıştık…Son akşamımızı evde geçirmeye karar verip (kararımız çok iyi oldu çünkü Var mısın, Yok musun’da Bruce Willis vardı, çok beğenirim kendisini…) Ahu ile kendimize nefis bir yemek hazırladık ve kırmızı şarap içerek gezimizi kutladık…

2 tane güzel hanımı sizlere tanıtarak İstanbul hikayemi bitirmek istiyorum…

Bir tanesi Saadet hanım ve dükkanı “Düğme” …0 212 2335833’den erişebilirsiniz.Bez bebek yapıyor, esas dükkanı teşvikiye’de..İstinyepark’ta ve Hilton’un içinde de cornershop’ları var…Hayran kaldım…Ellerinize sağlık Saadet hanım…Bir tane bebek, bir tane de abajur aldım. Bebek eve gelebildi ve resmini çekebildim ama abajur KanalB’de dekor olduğu için henüz eve gelemedi, eve getirince onun da resmini mutlaka size göstereceğim…


Öbür atölyeyi, yani Şermin hanım’ın boyama atölyesini bir sonraki yazımda tanıtacağım çünkü kendisi ile bir kere daha görüşmek istiyorum ama kendi gibi atölyesi de harikaydı…Ders vermiyor sadece kendi boyayıp dükkanında satıyor…Nasıl huzur duydum anlatamam.

İşte böyle arkadaşlar……..
Peki, bakalım sizler bizim atölyeyi özlemiş misiniz?



































































Bu arada sıkı bir şekilde yılbaşı hazırlıklarına başladık…








Ne kadar can alıcılar değil mi? Sizde hediye çalışmalarına bir an evvel başlarsanız iyi olur…

Sizlere sevgili eski desen hocamız ELA CİN’in bir yılbaşı kutusu ile veda ediyorum…Tümüyle el boyaması, ne kadar dayanılmaz boyamış değil mi?


>Yarın sabah KanalB’deyim…

>Belki unutmuşsunuzdur diye hatırlatma yapmak istedim…Artık her Pazartesi 9.00-9.35 arası KanalB’de “Bizbize” programındayım…Canlı yayında size boyama öğretiyorum. Geçen hafta yeni sezona başladık ve ben en başından, en basit haliyle “cam, metal, kumaş veya ahşap nasıl boyanır” anlatmaya başladım. Her hafta kaldığım yerden devam ederek başladığım objeleri diğer hafta bitirmeye çalışacağım…Seyretmek istediklerinizi, sorularınızı bekliyorum. İnternet canlı yayın adresi www.kanalb.com.tr/canli.php


Arılı kapı asacağımızı sevdiniz mi? Ne kadar şirin değil mi? Peki kim yaptı dersiniz bu güzel çilekli, arılı kapı süsünü?Sevgili Mehtap‘ımızın biricik kızı Işınsu…..Ellerine sağlık Işınsu….


>Another Monday morning on TV!!

>


İşte yine Pazartesi günü geldi!
Umarım, yarın sabah çok işiniz olmaz da, beni Kanal B‘de seyretmeye vakit bulabilirsiniz… http://www.kanalb.com.tr/canli.php ..Bu adresten internet aracılığı ile de canlı olarak “Bizbize” programını seyredebilirsiniz. Sabah 9’dan 10.30’a kadar sizlerleyim…… Belki aşağıdaki şık mavi masa örtüsü, beni seyretmeniz için sizi teşvik edebilir…

Eveeeet, sakın şaşırmayın, televizyonda, yıkanabilir şekilde peçete yapıştırarak nasıl kendimize masa örtüleri yapabiliriz, sizlere bu konuyu aktarmaya çalışacağım..Örtümüzün henüz ütüsü yapılmadan resmi çekildi. Çünkü peçete yapıştırıldıktan sonra en az 72 saat kuruması gerekiyor da!! Artık kusuruna bakmayacaksınız!!

.
Bu arada, “Evim” dergisi eylül sayısında atölyemize KOCAMAN KOCAMAN iki sayfa ayırmış, çok bi güzel olmuş, birazdan sayfa yazısını yazmam ve sevgili Sevda Barandır Hanım‘a 12’sinden evvel de bu yazıyı ulaştırmam lazım. Yani çok çalışmamız lazım, çoook…

………………………….Sizleri seviyorum…………..


>15 HAziran Pazartesi saat 9.00’da Kanal B’de tekrar görüşmek üzere….

>adsız
Sevgili Blog takipçilerim, Sizlere çok güzel haberlerim var.Bundan böyle 15 günde bir Pazartesi sabahları Kanal B’de canlı olarak sunulan, “Bizbize” programının devamlı konuğu oluyorum… Bir bakmışsınız, yeni sezona tüm bir programı bana ayırıyorlar, ne güzel olur değil mi? Eğer canlı yayında Kanal B’yi arayıp bu isteğinizi onlara bildirirseniz zannederim etkisi olur…İnternetten de canlı olarak seyredebilirsiniz… http://www.kanalb.com.tr/canli.php
Gerçi, yarın ki programda boyayacağım objeyi hazırladım ama bundan sonraki programlarda özellikle öğrenmek istediğiniz bir konu varsa bana önceden bildirin, eğer uygulanacak birşey ise ekranda, o konu ile ilgili de boyama yaparım.

Sizleri çok seviyorum.Yarın sabah görüşmek üzere…Kanal B’yi aramayı unutmayın….