>A WEEK İN YEAR 2009- 2009’UN İLK GÜNLERİNDE ATÖLYEMİZ

>Wow! It’s 2009! I am so looking forward to spending lots of time with you in the days, months, and year ahead. Let’s look at what we have been doing in year 2009…

İnanamıyorum! 2009’dayız… sizlerle birlikte geçireceğim günleri, ayları hatta koca bir yılı sabırsızlıkla bekliyorum. Eminim sizler de yeni yılda daha çok çalışacaksınız, aynı atölyemiz gibi….Herşey için herkese müteşekkirim…İşte yeni yılın ilk günlerinde yapılanlar…
006-1

I think we started missing the spring, sun and sunflowers….

Zannederim baharı özledim, çünkü artık canım çiçeklerle çalışmak istiyor. Herkes benden ürünlerin nasıl yapıldığını anlatmamı bekliyor…Blog yazısı hazırlamak, resimlerini düzenlemek oldukça zor bir işmiş…Zaten nasıl boyanır diye bir köşe açacağım ama bayağı zaman ayırmam gerekiyor, uygun zamanı bekliyorum, biraz daha bekleyin arkadaşlar…
Atölye’ye gelemeyenler için çok yararlı olacağını biliyorum amaaaa aslında benim tüm yaptığım yaratmak…Teknikleri anlatırım ama parçaları biraraya getirmek ancak bir kurs sırasında karşılıklı olabiliyor.
Mesela bu çerçeve…Burada da çerçevenin içinde arı peteklerinin olduğu bir resim var, o resmi hep çok seviyordum, aklıma birden çerçevenin dışında kullandığım peçete deseni geliverdi (boya yapanlar bu deseni çok iyi tanırlar), ikisinin çok yakışacağını düşündüm ve bir de hamurla kabartınca çok neşeli bir çerçeve ortaya çıktı. Burada zor olan hiçbir şey yok, sadece yapıştırma yaptım ama uyum herşeyi güzel gösteriyor….Sizce nasıl olmuş?

Atölyeden hummalı çalışmalar…

Bugün Dilek atölyede çok güzel bir sandık bitirdi.Mumla eskitme yapıldı, üzerinde yağlı boya eskitme var, tüm üstünü resim kapladık, yanlarına uygun şerit şeklinde resim yapıştırdık, ön kısmına da pano üzerinde resim yapıştırdık…

Ya bu güzel kurabiye tabağına ne dersiniz? Çağla’nın yeni evi için….Sadece beyaz boyandı ve bir sürü resim yapıştırıldı…014

Bu arada kendi aramızda Salı grubuyla küçük bir yılbaşı partisi de yaptık

my pictues

Sevgili Işılcığımız, 31 Aralık günü doğum yaptı( 2009’u bekleyemedi..), bir oğlu daha oldu ama son güne kadar boya yaptı hem de ne güzel şeyler yaptı, kaç gündür gözlerim seni arıyor Işıl…
İşte Işıl’ın maharetlerinden 2 tanesi…031

Türesin Hanım’ın yılbaşı ağaçları nasıl ama? Bu nefis tatlıyı bir türlü yemeğe kıyamadık, seyretmekten bıkmadık…Tarif isteyenler olursa ne yapayım Türesin hanım?

Bu güzel cam tabağı Meltem Hanım evde yapmış, bayıldım, ellerinize sağlık…

Duvar panolarımız bir harika oldu, hepsi hamurla kabartıldı….

Sevgili Hatice hanım, Nazan hanım ve Zehra hanım’la birlikte bir ders daha geçti…

Ülkü Hanım’ın güzeller güzeli kızı Gökçe’ye yaptığı kutu…

Sevgili Selin, çöp torbalığını amma süslemişiz, ne kadar da güzel olmuş, ellerine sağlık…

Sevgili Nuriye Hanım

Sevgili Aylin Hanım

Aman, bu güzel öğrenciler de kim? Reyhan ve Sema’mı yoksa?

Güzeller devam ediyor…Sevgili Seda,

Sevgili Sonay,

Sevgili canım arkadaşım Sema,

Ama hocalar olarak Yasemin’le ikimiz de güzel poz vermişiz….
002-2


>My Beautiful Bathroom-Güzel banyom

>Güzel mutfağımdan sonra, şimdi sıra banyomda… Belki sade bir banyo ama ben çok seviyorum, her bir karesinde emeğim var…022
Farkettiğiniz gibi hiç fayans kullanmadım çünkü sevmiyorum, o yüzden evin hiçbir yerinde de fayans kullanmadık. Duvarlar Polisan mavi boya, çok tatlı bir mavi, umarım resimden sizde görebiliyorsunuzdur… Lambrileri, sevgili Münir Ustamız yaptı, eskiden beri en istediğim şeydi, duvarları yarım lambri yaptırmak…Sonunda banyoda bunu gerçekleştirdim.. Suya dayanıklı beyaz boya ile boyandı.Yerdeki taşım da çok güzel, Çanakkale Seramik, içinde çok hafif dore ışıltılar var, ışıkta o kadar güzel parlıyorlar ki…Lavabo tezgahı Orka marka…Önce lavabo alıp, altına kendimiz dolap yapalım diye çok gezindim ama maalesef Türkiye’de istediğiniz gibi, hem de ucuz bir lavabo bulmanız çok zor…Sonunda Bauhaus’tan gittim,bu ayaklı takımı aldım. Amaaaaa, zannediyor musunuz ki alındığında yukarıdaki gibiydi. Hemen size ilk satış halini göstereyim! Bauhaus’tan binbir rica ile bu takımı, kulpsuz, ayaksız, cam kapaksız,üst dolapsız ve beyaz olarak firmadan istettim. Eve gelince Münir Usta hemen lükens ayaklar yaptı, Panora Zara Home’dan tanesi 2 liraya kulp aldım, ön cam yerine, oğlumun ilk bebek odasının perdeleri olan mavi beyaz ekose kumaştan( 12 yıllık) minik perde yaptım ve gördüğünüz lavabolu dolap ortaya çıktı. Ama daha güzel olmamış mı? Bu resmi Orka firması da görmeli…
Duş tarafını da göstereyim…Başka detaylar ister misiniz?
Bu güzel çerçeveyi Mudo’dan indirimde almıştım…


Lavanta torbası atölyedeki nakış hocamızın, sevgili Nigar Hanım’ın el emeği, diğerlerini yine çok eski zamanlarda Mudo’dan almıştım…


Ya bu güzel tuvalet kağıtlığıma ne dersiniz? Onu çok seviyorum. Sevgili Aslı’nın Belçika’dan gelirken bir tatilde getirdiği hediye… Belki 2 sene çekmecemde durdu, sonra bu banyo yapılınca yerini buldu. Üzerindeki lavantalar hep işleme. Belçika’da bile işlemeli böyle güzel şeyler var, ya da bizim Aslı bulur böyle güzellikleri diyeyim…


Deniz kabuklarımı da çok seviyorum, her biri başka güzel.. Tüm sepetler de sevgili Çağlacığımın doğum günü hediyeleri…Yine çeşitli yerlerde gezindikten sonra banyoda esas yerlerini buldular…


Ferforje havluluğum ve tuvalet kağıtlığım da Tepe Home’dan, yine indirimde alınıp, bir köşede bekleyen, sonra yerini bulan eşyalardan…

Başka bir yazıda buluşmak üzere…

Yazılarımı arada ingilizce, arada türkçe yazıyorum, biliyorum, hep söylüyorsunuz, ingilizce olduğu için bana kızanlar var ama sizinde “live traffic”ten takip edeceğiniz üzere yurtdışından da bloguma girenler çok oluyor ve biliyor musunuz asıl onlar hep yorum bırakıyor….Türk arkadaşlarım, tabi ki gönlüm sizlerle… Asıl sizlerin yorumlarınızı bekliyorum çünkü bu blogun düzenli takip edildiğini ancak yorumlarla anlayabiliyorum. Nasıl yorum yazacağız diye soran çok oluyor, hemen anlatayım. Her yazının altında, hemen sağ tarafta tarih ve “comment” var, “comment”e tıklarsanız sizi yorumunuz yazacağınız başka bir pencereye yönlendirecektir.Sorularınızı da e-mail yerine buradan bana sorabilirsiniz ki herkes görüp faydalansın…


>After a HUGE year…..

>after a huge year


>More Pics from my Living Room

>008

One night, one of my friend called me late at night. She said one of her friend’s granma had just died and they were giving all her furniture. They wanted me to see escpecially a big console at her home. I said “ok” and went to grandma’s house that night. Everything was so old and dark… Before I looked at the console I saw the above cupboard somehere deep in the corner, it was old, lonely and very ugly (dark brown high-shine painted) but I loved it.I said “Ok, I want the console but the cupboard as well”, they were so worried about me and they had given them to me without demanding any money! They were thrown somewhere in my workshop for two years and then while moving to our new house, I brought them to my furniture repairman’s place and we painted them together to all white and then antiqued them. Now they are the most valuable pieces in my living room. If you come to my home one day I am sure,even you can also feel the memories they have been keeping for more than 60 years!

It is December and my geraniums are still blooming!

Demet, I love you and my strawberries!Thank you again!

ÇAĞLA, THESE ARE FOR YOU!
019

020

030
The above paintings are so important! Because the red poopies are my masterpiece and the other one is my mom’s!She oil-painted onto the glass when she was 18.

It is getting late so bye bye everyone…


>I made my own home decorating magazine cover!

>My creation

I found a marvelous web site that you can customize your photographs, you can create jigsaw puzzles from your photos, show a collection of photographs and many other gorgeous things. Please visit this magnificent site and get lost in it!

By the way the above photo was from a part of our living room and this is the real one…


>Ece anneme birşeyler oluyor…

>008

Merhaba, ben Pamuk, sonunda Ece annemden fırsat bulup bu sayfada sizlerle dertleşebileceğim…
Kaç gündür Ece annemde bir telaş, bir telaş…Beni henüz 1 aylıkken, sokaklardan kurtardığından beri(çok uzun zaman değil,10 aydır)böyle telaş görmedim, Ece annemde…Sonradan öğrendim ki blog diye birşey hazırlamayı öğrenmiş, onunla meşgulmüş…Aman, bir görseniz, bizi artık hiç gözü görmüyor, varsa yoksa bilgisayarı…Aslında çok uzun zamandır istiyormuş ama vakit bulamamış, şimdi bayram tatilinde evdeyken hemen yapmak istemiş. Bu sayfa sayesinde herkes onu internetten görecekmiş. Beni bu konu çok ilgilendirmiyor, resimde de gördüğünüz gibi uzaklara dalıp dalıp gidiyorum, kara kara düşünüyorum, bu duruma çok üzülüyorum.Lütfen sayfasını bol bol okuyup, izleyici olarak kaydolun da,istediğini elde edip artık evde bizle de ilgilensin.Gerçi evimizin dekoru açısından blog kurma işi pek fena olmadı. Artık eski objeler boyanıp yenileniyor, yeni dekorlar yaratılıyor, bizde diğer kedi kardeşlerimle birlikte nasıl yaramazlık yapsak diye düşünüp duruyoruz.Şimdilik boyama ve dekorasyonla ilgileniyor ama yemek tarifi işine el atarsa yandık. Bu sefer mutfağa da giremeyeceğiz, her an yemekler yapılıp resimler çekilecek, yemek kitapları oturma odasının her tarafına yayılacak, biz yaramazlık yaptığımızda da bize kızılacak… Söyleyin şimdi, haksızmıyım dalıp dalıp uzaklara gitmekte…Dedim ya size, Ece anneme birşeyler oluyor…